şükela:  tümü | bugün
  • ing. morina

    edit: nasıl da sallamışım, portekizceymiş!
  • portekizliler'in yilin herbir gunu icin degisik bir pisirme yontemi gelistirdikleri ve hakkaten de onlar yapinca cok leziz olan tazesi pek bir seye benzemeyen bir balik turu...en kalitelilerinin norvec ve kanada aciklarinda buyuyup serpildigi de bilinen bir tur balik...
  • ingilizcesi codfish olan, portekizdeki marketlerde kurutulmuş olarak satılan ve bine yakın yemekte kullanılan balık türü. herhangi bir yemekte kullanılmadan önce iki gün suda bekletilmesi gerekir. bu işlemi yaz aylarında yapıyorsanız suyunu sıkça değiştirmelisiniz. satıldığı yerlerde kokusundan yanına yaklaşılmaz. pişirilmesi zahmetlidir. tadıysa enfestir.
  • en meshur pisirme sekli patates ve sogan ile birlikte pisirilen porto yoresine ait "bacalhau a gomes de sa" olan balik.
  • portekiz'de uzun bir süre gecirirseniz, görmekten ve yemekten gina gelebilecek balik türüne verilen isim.
    bu balik ile yapilan ve yemesi güzel olan iki yemek icin.
    (bkz: pasteis de bacalhau)
    (bkz: bacalhau a bras)
  • portekiz'in en büyük ithal yiyeceği olarak ülke mutfağında önemli bir yere sahip oluşuyla,yeri geçtim milli yemek kategorisinde oluşuyla ve bok gibi kokusunun piştikten sonra mis gibiye dönüşmesiyle şaşırtan balık.
  • portekizlilerin 1001 farklı yöntemle yaptıkları balık yemeği. ülke içerisinde sahip olduğu statü türkiye'nin kebabı portekiz'in bacalhau'su olarak somutlaştırılabilir.

    ben rahat 15-20 farklı bacalhau yemeği yemişimdir. biraz güzel biraz kötü. yemeden dönmeyin.
  • uğruna portekiz'e gidilecek lezzet.
  • bacalhau with cream version akıllara zarardır . lisbon un herhangi bir restaurantında 7 € ya yiyebileceğiniz ancak masaya getirilen ekstralarla 10 € yu bulabilecek hede . içinde aynı adını taşıyan balık , ıspanak , soğan ve patates olması kuvvetle muhtemeldir .
  • yüzyıllar önce, kah kıtlık, kah ekonomi, kah savaş, kah ispanya vs. derken uzaklardan ucuza gelen bu illeti portekizci denizciler, tabi henüz buzdolabı yokken ve sanıyorum porto bu kadar soğuk değilken(kıçım donuyo şu an aq) tee kuzeylerden, okyanustan, şurdan burdan taşıyabilmek için tuz içinde saklamayı düşünmüşler. anavatana dönene kadar da tuzdan tabi bütün suyunu kaybetmiş, kaskatı kesilmiş ve iliklerine kadar tuz işlemiş balığı kurtarmak için de uzun süre suda bekletip öyle yemeye çalışmışlar. e ucuz ve saklaması, erişmesi kolay diye de hergün yiyelim biz bunu demişler. tiksinmemek için de bir sürü farklı çeşidini yapmaya çalışmışlar tabi. (çoğu psikolojik gerçi, sırf çocuklara yedirebilmek için "aaa bak bugün içine 1.5 soğan koydum, dün 1 soğan koymuştum sadece" "aa bak dün patatesleri düz kesmiştim, bugün küp küp kestim, tamamen bambaşka bir yemek oldu" gibi yemek çeşitleri var.)

    günümüzde ise portekizliler bunu bir "yöntem" olarak sunup, kendilerine özel bir şey olarak adledip, reklamını öyle yapıp kendi kendilerini de kandırıyorlar..hasrrleee! de diyemiyosun, yabancısın bir yerde ülkede. ve inanılmaz gurur duyuyorlar bununla, "mehe mehe, çok güzel tabi..ilahi! nasıl düşünmüşsünüz bunu. hayatımda böyle bir şey tatmadım!" filan diyorsunuz, halbuki gayet ortalama bir balık ve bir çok çeşidi sırf başka bir şey yok diye balıkla yapıldığı belli olmasına rağmen.

    gerçi portekizde yemek mevzuu genel olarak böyle, inanılmaz güzel yemekler yaptıklarını düşünüyorlar ama foş. francesinha diye bişi var mesela, 7 yaşında etçil bir çocuğa yemek yap desen yapacağı şey budur. benim önüme bedava koysan yemem ama onlar nasıl övünüyorlar, nasıl orjinal olduklarını düşünüyorlar anlatamam.

    bir tatlı konusunda çok iyiler, haklarını vermek lazım. sadece pastel de natadan bahsetmiyorum, genel olarak tatlıları çok iyi. zaten bir tatlıları bir de porsiyonları sağolsun baldırsız hatun bulmak güzel yemek bulmaktan zor. hepsinin maşallahı var.

    tekrar balığa dönersek, balık işte, bi olayı yok. ısrar edeceklerdir giderseniz, kırmayın, deneyin.