şükela:  tümü | bugün
  • 99 senesinden bir abbas kiarostami filmi.
    ayrıca (bkz: le vent nous portera) kaçınılmaz olarak.
  • abbas kiarostami tarafindan 99 senesinde cekilen sahane film. bu fikrime venedik film festivali jurisi de katiliyodu sanirim zira en iyi film odulunu almistir.
  • sinema sanatinda zaman-mekan denklemine yeni veriler eklemis bir film olarak goze gonle comak sokuyor. eski dunyada gecmek bilmeyen zamanin filme islak bir perde gibi gerilmesi. telefonun cekecegi tepeye cikma plani yaklasik 3 dakikadan iki kere hem de neredeyse pespese sunularak kimi sabirsizlari disiplin etmeye calismakta.
    bir fars nazarboncugu. yuvarlanan objeler, yokuslar, patikada kaybolan giden salyangoz koy yollari, cevabi gizli sorular seyirciyi eyliyor. zaman bir turlu gecmek bilmiyor.
  • siirsel isme sahip olan bir film..
  • abbas kiarostami'nin açık ara en iyi filmidir,"şiir gibi film" tanımlaması vardır ya,pek güzel yaraşır bu filme.en sonunda türkçe altyazıyla izleme şansına kavuşulacaktır,çünkü cnbc-e tarafından temmuz ayında yayımlanacaktır "rüzgar bizi taşıyacak".
  • iran kırsalının benzersiz görüntülerinin yanında; hazine aramak için geldiklerini düşündükleri ekibin elini sıcak sudan soğuk suya sokmayan köylüler ile, şehirli ekip başı behzad arasında geçen eğlenceli diyaloglar da filmin on on on yüz puan toplamasında etkilidir:

    behzad- şimdiye kadar kahveci bir kadın da görmemiştim.
    taçdevlet- sen gökten mi düştün?
    behzad- efendim?
    taçdevlet- sen gökten mi düştün diyorum… babanın önüne çayı kim koyuyor?
    behzad- annem tabii ki...
    taçdevlet- o halde neden, şimdiye kadar kahveci kadın görmedim, diyorsun… bütün kadınlar bir tür kahveci sayılır işte. üç iş birden yaparlar: gündüzleri işçidirler... akşamları kahveci.. geceleri ikisi birden...

    ***
    behzad- sigara içersem rahatsız olur musunuz?
    doktor- hayır... siz rahatsız olursunuz.
    behzad- anlamadım.
    doktor- siz rahatsız olursunuz, ben rahatsız olmam. beni ilgilendirmez, içersen iç.
    behzad- ama buranın havası çok temiz...
    doktor- sigaranla buranın havasını kirletmek mi istiyorsun?
    behzad- bizim de gücümüz ciğerlerimize yetiyor.
    doktor- çok yaşa e mi! istiyorsan iç...
  • bir abbas kiarostami filmidir. furug ferruhzad şiirinden esinlenilerek iran kırsalında, gündelik hayatta yaşanan evrenselliği en küçük bir arabesk unsura bulaşmadan anlatır bu filmde yönetmen.

    filmin o destansı yalınlığı hayran hayran izlendiğinde, yeni nesil türk filmlerine akıtılan milyonlarca dolara acınır.
  • `abbas kiyarüstemi`nin (bu şekilde de yazıldığı olur `abbas kiarostami`) yazıp yönettiği, 1999 yapımı bir film. fim adını genç yaşta hayatını kaybeden iranlı kadın şair `füruğ ferruhzad`ın bir şiirinden alır. filmin baş kahramanı ve köylülerin mühendis diye çağırdıkları "behzad dorani", filmin bir yerinde, gözüz gözü görmediği karanlık bir ayıtda, kendisine süt sağan, ama bunu yaparken de yüzünü göstermeyen bir kıza, bu şiir okuyor:

    "rüzgar bizi sürükleyecek"

    "ey sevgilim evime gelirsen eğer..."
    "bana bir lamba getir"
    "ve caddedeki o mutlu kalabalığı izleyebileceğim bir pencere..."

    ...

    "ne yazık, kısacık gecemde...
    rüzgar yapraklarla buluşmak üzere..."
    "kısacık gecem harap edici ıstırapla dolu..."

    "dinle!!"
    "duyuyor musun gölgelerin fısıltısını?"
    "yabancıyım ben bu mutluluğa."
    "alışkınım bu umutsuzluğa."
    "dinle!!...
    duyuyor musun gölgelerin fısıltısını..."
    "orada, gecede, bir şeyler oluyor."

    "ay kızıl ve endişeli"
    "ve her an çökebilecek bu çatıya bağlanmış..."
    "bulutlar; yas tutan bir kadın yığını gibi..."
    "bekliyorlar yağmasını..."
    "bir an...
    ve sonra hiç.."
    "bu pencerenin ardından gece titriyor...
    ve dünya duruyor..."
    "sen yeşilliğinde
    aşk dolu ellerimin üstüne...
    ...ellerini, o yanan hatıraları, koy!"
    "ve hayatın sıcaklığıyla dolu dudaklarımı..."

    "... aşk dolu dudaklarımın dokunuşuna bırak...
    "`rüzgar bizi sürükleyecek...`"