şükela:  tümü | bugün soru sor
  • mülk sahiplerinin açgözlülüğü ve kentsel dönüşüm rantı gibi hadiselerin ilk sıralarda yer aldığı sebeplerdir.
  • henüz tam anlamıyla cazibesini kaybetmese de gözümde, inşaat başlıca rahatsızlık sebebim. koskoca caddede, uygun fiyatlı katlı bir otoparkın hala daha olmaması da bir diğer büyük sorun.
  • benim için en çok gittiğim mekanlardan biri olan türkiye'nin ilk starbucks'ı erenköy starbucks'ın kapanması büyük etken oldu diyebilirim.

    çok güzel anılarım vardı...
  • caddenin ihtiyacı olan katlı otopark değil, eski banliyö hattının inşaatının tamamlanarak yoğun araç trafiği baskısının hafifletilmesidir. bu da yaklaşık 3-4 ay içinde gerçekleşecek.

    avm'lerin sallantıda olması, fikirtepe dönüşümü ile kadıköy'e yeni bir 50-60 bin kişilik alım gücü daha iyi bir nüfusun eklenmesi caddenin eski canlılığına kavuşmasına destek olacaktır.
  • çok pahalı kira ve satış bedellerinin işletmelere ağır gelmesi de bir sebep olabilir
  • ekonomik sıkıntıların etkisinin kendisine yansımasını istemeyen hesap kitap bilmez mal sahipleridir en büyük sebep. o kadar halden anlamaz insanlar olmalılar ki caddede son boşalan senelerin mekanları dükkanlara yaptıkları tüm tadilatları da söktürme masrafına katlanmayı seçmişlerdir sanırım ibret-i alem olsun diye. tabi bu sayede dükkanları nasıl bulduklarını da görme imkanına kavuşuyoruz. bunlara en yakın örnek şaşkınbakkal günaydın'dır. ilk gördüğümde resmen yandı falan sandım ancak dikkatli bakınca ötesinin de (elektrik prizlerine kadar sökülmüş) olduğunu görebiliyorsunuz.

    bu gidişle cadde fahiş ama boş mekanlardan oluşan bir yere dönüşecek.
  • kesinlikle mülk sahiplerinin aç gözlülüğü. başka hiçbir sebebi yok. kentsel dönüşüm muhabbetinin de birincil sebebi yine mülk sahiplerinin ve müteahhitlerin aç gözlülüğü . 20 daire bir bina yapacaklar. 16 mülk sahibine 4 müteahhite. maliyetler fahiş. adamlar 300-500 bin lira arası dış cephe istiyor. kompak lamine,seramik veya komple kompozit olacak. 10 bin euro’luk mutfak dolabı, 5 bin liralık çelik kapı istiyor.schindler, rehau,hans gerohe,geberit, vanucci vs.her şey über marka derken maliyetler deli divane. o bina 6 milyona bitiyor. 4 daire alan fırsatçı müteahhit tanesini 1.5 milyona mal etmiş en az 2.5 milyon istiyor. isteyin tabi veren enayi bulabilirseniz isteyin. borçlarınızı ödeyemeyince maliyetinin altına vermek zorunda kalırsınız görürüm ben sizi o zaman. daireler böyleyken dükkanlara çekilen satılık,kiralık fiyatları siz düşünün. döviz üzerindendi çoğu. şimdi ne durumda bilmiyorum. istenen kira miktarını mevcut ekonomik ortamda ödemeyi bırakın ciro yapabilecek işletme bile kalmadı. kalan işletmeler dostlar alışverişte görsün, battı gitti dedirtmeyelim, şanımız yürüsün mantığıyla şimdilik kalıyorlar . bankalar falan hep arka sokaklara çekildi zaten. tüm bunlara rağmen halen bir akıllanma, toparlanma yok. mülk sahipleri aynı fahiş fiyatlarda. aferin böyle devam edin.
  • bağdat caddesi lokasyon olarak mağazalara satış rekoru falan getiren bir yer değil. markalar vitrin niyetine, sırf bende varım demek için buradaki mağazalarını tutuyorlardı ama değişen ekonomik koşullar ve fahiş kira bedelleri nedeniyle caddeyi terk etmeye başladılar.
    tabi exclusive markalar bu değişimden çok fazla etkilenmedi. misal, chanel’in dekorasyonu bile 1,5 yıl süren yeni suadiye mağazası gibi.
  • cadde'ye ergenlerin, sonradan görmelerin, varoşların doluşmuş olması.

    cadde'ye çıkınca sınıf atladıklarını sanan ancak alışveriş yapmak ya da orada bir mekanda yemek için bütçeleri olmaması nedeniyle sadece dolanan bu arkadaşlar nedeniyle kalabalık gözüken ve fakat ciro üretemeyen bir yer haline geldi cadde.
  • caddenin trafiğe açık olması..
    trafikteki egsoz denyolarının artışı.