şükela:  tümü | bugün
  • babası bağdat'da görev yaparken orada doğmuş ve bağdatî olarak tanınmış 16. asır divan şairidir. kendisi aynı zamanda memurdur da (sipahi eri demek daha doğru) emekliliğine doğru yükselmiş ve şam'da kadılık dahi yapmıştır şair. büyük iran şairi hafız'dan ilham aldığı rivayet olunur kendisinin. memuriyetten olsa gerek pek çok kaside yazmıştır aynı zamanda.
  • "mâ rind-i sabûhî-zede-i bezm-i elest’îm
    pîş ez heme dürdî-keş ü pîş ez heme mestîm" ruhî-i bağdadî

    yani:
    biz elest meclisi’nde sabah şarabını içenlerdeniz.
    herkesten önde şarabın tortusunu içtik, hepsinden çok sarhoşuz.
  • vakti zamanında fuzuli ile arasında şöyle bir diyalog geçtiği rivayet edilir:

    fuzuli ve bağdatlı ruhi bir yerde oturmuş ve birbirlerini taşlıyorlarmış.tam o sırada yoldan bir köpek geçmiş.bağdatlı ruhi şöyle demiş:
    - şu köpeğin kuyruğu hayli uzun ve fuzuli.
    fuzuli :
    - ben o köpeğin boğazını sıkarsam arkasından çıkar ruhi...
  • yüzüne medh edeni sanma dost bir ben isem
    yolunda medhini gör gaibane kim söyler
  • kunc-i firkatte rakiba bizi tenha sanma
    yar eğer sende yatursa elemi bizde yatur. demiş şairdir.
    meali ise:
    -"ey rakip! ayrılık köşesinde bizi tek başımıza bilmiş sanma; eğer sevgili senin koynunda yatıyorsa elemi de bizim koynumuzda yatmaktadır."
    (bkz: eski sevgiliden geriye kalanlar)
  • merhum sabri ülgener'in zihniyet aydınlar ve izm'ler adlı kitabında bağdatlı ruhi ile ziya paşa'nın terkib-i bendleri üzerinden bir osmanlı toplumu etüdü vardır ki okuyanın ağzını bir karış açık bırakır.
  • dermiş hakim bilmediğim nesne kalmadı
    dünyayı bildi biçare kendini bilmedi
  • gerçek adı osman olan divan şairimizdir. ruhi mahlasıyla yazan çok fazla şair vardır ve "bağdadi" adı kendisini diğer şairlerden ayırmak için sonradan verilmiştir. yazdığı divandaki ifadelere bakarak kendisini mevlevi ve ya bektaşi kabul edenler olsa da herhangi bir tarikata mensup olduğu bilinmemektedir. vahdet-i vücut anlayışını benimsemiştir.
  • şu "yuf", yani 15. bendi ile her zaman kendisine hayran kalacağım şair. özellikle ikinci beyit;

    yuf hârına dehrin gül-i gülzârına hem yuf
    ağyârına yuf yâr-ı cefâkârına hem yuf

    çün ehl-i vücudün yeri sahrâ-yi ademdir
    yuf kaafile vü kaafile-sâlârına hem yuf

    zî-kıymet olunca nidelim câh ü celâli
    yuf anı satan dûna hırîdârına hem yuf

    ârif ki ola müdbir ü nâdân ola mukbil
    ikbâline yuf âlemin idbârına hem yuf

    çarh-ı feleğin sa'dine vü nahsine lâ'net
    kevkeblerinin sâbit ü seyyârına hem yuf

    çün oldu harâm ehl-i hak a dünya vü ukba
    cehd eyle ne ukbâ ola hâtırda ne dünyâ