şükela:  tümü | bugün
  • wolfgang günter lerch'in yazdığı bu roman, ortadogu'da araştırmalar yapan bir profesorun aniden ortadan kaybolmasını araştırmak üzere iran'a giden bir gazetecinin başından geçenleri konu ediyor. tahminimce pek kıymetli yazar wolfgang günter lerch, britannica'dan kestiği hallac i mansur kupüründen yazmış bu 239 sayfalık romanı. ayrıca iran'daki rejimle hallac'ın donemindeki rejimin insana yaşattıklarınıda birbirine bağlayarak enfes bir toplumsal mesajda vermiş. tebrik ederim.
  • wolfgang günter lerch 'in hallac-ı mansur un yaşamını ve yaptıklarını roman diliyle anlattıgı kitabıdır.
  • yazar w.g. lerch'in, gereksiz yere fantastik bir boyut katarak kurguladığı romanı. hallac-ı mansur'un öyküsünü anlattığı kısımlar ne kadar güzelse, alman profesör ve gazetecinin anlatıldığı kısımlar da bir o kadar anlamsız olmuş. bunun dışında her bölümün girişinde bulunan özlü sözler ve ya şiirler o kadar yerinde kullanılmış ki, kesinlikle yazarın en başarılı olduğu nokta bu.

    --- spoiler ---

    "...görevler önemlidir, fakat dinin temelini teşkil etmezler. körlemesine değil, anlayıştan dolayı itaat etmeliyiz. allah'ın kendisi bize şöyle dememiş miydi: ben gizli bir hazineydim ve anlaşılmayı bekliyorum."
    ...
    "...ben sizin taptıklarınıza tapmam. benim taptığıma da sizler tapmazsınız. ben de sizin taptığınıza tapacak değilim. benim taptığıma da sizler tapmıyorsunuz. sizin dininiz size, benim dinim banadır."

    --- spoiler ---
  • hallac-ı mansur'u anlamak isteyenlerin okuması gereken güzel ve akıcı bir kitap, kısaca belirtmek gerekirse, zaman makinesinde yolculuk yapan bir gezgin, ve tarihçi 922 yılında bağdat'a gelir, orada elleri kolları kesilmiş ve kan içinde kalmış bir adam görür, kalabalıkta birisine sorar bu kişide orada asılan insanın oğludur, gezgin adamla sohbet eder ve olaylar gelişir, bir anda kendimizi hallac-ın dünyasında ve felsefesinde buluruz.