*

şükela:  tümü | bugün
  • bütçesini yönetmenin yada çalışanların oluşturduğu,özveri gerekteren, alışılmışın dışında,genelde büyük gişe yapması beklenilmeyen yapımlardır.mesela hollywood sineması bu yapımlara örnek teşkil etmez.türkiyede zeki demirkubuza bağimsız sinemacıdır demek yanliş olmaz...
  • bunların bütçeleri ve yetenekleri sadece sosyal icerikli film yapmaya yeter; bazı akraba, eş-dost, mürakebe kankası veyahut tarafından "başarılı" atledilirler; parayı versem yönetmen kisvesini hiçe sayıp öttürük bile çalarlar.
  • bağımsız sinemanın anlayışı sosyal içerikli filmlerle sınırlı değilidir.yeteneksizliğe karşılık olarak gösterilmesi,eş dost ahbap film denmesi de denyoluk olucaktır.sözkonusu olan parayı verenin düdüğü çalması değil düdüğün nasıl çalındığıdır.
  • bagimsiz sinema bir kisim yap islet devret modeli ezberlenmis kaliplarin disinda eser vermek isteyip de arkasinda financially sound olmadigi icun produksiyon destegi bulamayan sinemacilarin buldugu alternatif bir film yapim ve dagitim surecidir.bagimsiz sinemaci ile bagimsiz film yapmaktan baska opsiyonu olmayan kifayetsiz sinemaciyi ayirmak gerekmektedir.

    elbette ki bagimsiz sinema adina izlenen orneklerin cogu ic acici olmadigi icin "bir grup duduk bir araya gelmis ceke ceke bu sosyal icerikli boku cekmis amina koyim" denmesi ve bunun bir kisim eksik bilgi donanimli insanca kulliyen boyle kabul edilmesi dogaldir. amma velakin genellemelerde bir adet "bu konuda bilinecek herseyi biliyor muyum acaba?" payi birakilmasi gerekmektedir.birakilmaz ise "bu duduk(ler)de bagimsiz sinema yorumu tanimi yapa yapa bunu yapmis" denebilir.manasizdir.
  • işin vahim tarafı şu ki, "bağımsız" bir sinemadan söz açabilmek için önce elimizde bir adet "bağımlı sinema" olabilmesi gerekiyor. yoksa meseleye ekonomik taraftan bakınca yavuz turgul da, sinan çetin de, zeki ökten de zaten bağımsız sinemacılar. bu yönetmenleri bağımlayan, destekleyen bir sinema sektörümüz (eski yeşilçam gibi mesela) yok ki... bu "bağımsız" etiketi, holivud karşısında alternatif teşkil eden sundance kökenli amerikan bağımsız sinemasından esinlenilerek kullanıma girdi galiba. ama ne kadar iyi niyetle kullanılırsak kullanalım, türkiye'ye o kadar da oturmuyor sanki. yerine başka bir şey demek gerek belki de. 'alternatif sinema' mesela... hım... bilmiyorum.
  • filmin prodüktörü "abi o sahneyi öyle çekme kurban oliyim, millet beni tefe koyar, filmi değil anadoluya, kadıköy yakasına bile satamam" dendiğinde, dönüp götünü giden ve bildiğini okuyan yönetmenlerin çektiği filmlerden oluşan bukete bağımsız sinema denir.
  • birilerine (yapımcı şirketin patronu vs) hesap vermeden çekilebilen ve bu sayede içinde artık ezberlenmiş klişeler* barındırmayan (ama bu yüzden bazen de beğenilmeyen) yapımlar...
  • son zamanlarda pi ve requiem for a dream gibi filmleriyle begeni gormus darren aronofskynin batman 5in yonetmenligini yapacak olmasiyla ne olup ne olmadigi ve sinirlari yeniden tartisilan olgu.
  • kendi kanatlarıyla uçan sinema.