şükela:  tümü | bugün
  • bağırsak bakterileri beyni yani davranışlarımızı ve alacağımız kararları etkiliyormuş. böyle bir şey varmış yani.

    aşağıdaki iki makalede bahsedildiği gibi farklı üniversitelerde farklı araştırmacılar tarafından aynı sonuca ulaşılmış.

    bir

    iki

    yalnız merak ettiğim, aklıma takılan bir iki şey var. aldığımız kararları, yaptığımız davranışları etkileyen sadece bağırsak bakterileri mi ?

    ve bir de bakterilerden etkilenen davranışların belli bir kategorisi var mı yoksa her tür davranış şekli, türü olabilir mi ? yapılan deneyde bakteri sayısı azaltılınca farelerin kendini koruma içgüdüsü azalmış yani daha rahat takılmaya başlamışlar. bakterilerin etkileyeceği davranışlar bu tür davranışlar mı yoksa her tür davranış biçimi bu işe girer mi ?
    çünkü bu gerçeklik akla determinizmi de getiriyor. yani davranışlarımızı her ne kadar kendi özgür irademizle sergilediğimizi zannetsek de her davranışımızı etkileyen bir canlı varken bana göre ne tanrı, ne ahiret ne de ölüm sonrası hesaba çekilme manalı gelir. her hangi "ahlak" dışı bir davranıştan tanrının bizi hesaba çekmesi çok da adaletli olmuyor bu durumda.

    ya arkadaşım tamam iyi güzel araştırıyorsunuz da deneylerden çıkan sonuçlar önemli sorular doğuruyor. hayatta en öncelikli cevap verilecek soru olan öldükten sonra ne olacağım sorusu ile ilgili bir yargıda bulunuyorsan(evet bulunuyor dolaylı olarak çünkü özgür iradeye de dokunuyor bu konu) bazı şeyleri de cevaplamak lazım diye düşünüyorum. bu konulara yardımcı olabilecek açıklamalar da yapsaydınız. yani mesela etkilenen davranışları kategorize etseydiniz veya her davranışa etki edebilirler mi yoksa bazılarında mı etkili ? bunları açıklasaydınız. en azından henüz bilmiyoruz deseydiniz.

    neyse ben elimizde bu konuda bir bilgi olmadığını varsayarak konuştum zaten.
    son olarak her davranışa etki etmeleri veya büyük oranda etkili olmaları mantıklı gelmiyor. ne yani şimdi benim bu yazıyı yazmam onların aldığı karar sayesinde mi ?
    lakin yapılan deneylerden görüldüğü gibi bir etkisi de oluyormuş belli davranışlara.

    bu arada bu konuya değinen bir video.
  • (bkz: gut feeling)
  • (bkz: o nasıl nick lan)

    memleketini de yazsaydın bari.
  • (bkz: gaps)
    (bkz: gaps diyeti)
  • back link seo hizmetine bahane olmuştur.
  • edit: bağırsak floramızı nasıl düzelteceğimiz ilgili bir yazım için: #70538014
    işin özgür irade vs bilim dışı felsefi kısmını bir kenara bırakıp araştırmaya gelecek olursak;
    kesinlikle doğrudur. son yıllarda adı sayılı üniversiteler de dahil olmak üzere bu konuda yapılan binlerce çalışmalar bağırsak beyin ekseninden bağırsaktan beyne giden mesajların verdiğimiz kararlarda ve hislerimiz çok büyük bir rol oynadığını göstermektedir. sentetik ilaçlar dışında her şeye pseudoscience deyip korkunç cahilliğinizi belli etmeden önce pubmedde yarım saat bu konuda birkaç şey okusanız çok şey değişirdi. probiyotik bakteriler kısa zincirli yağ asitleri ile beyne mesaj iletip yemek tercihimizi bile etkilemektedir. serotonin, dopamin, gaba gibi pekçok nörotransmitter %90'ı bağırsakta üretilmekte olup vagus siniri aracılığıyla beyne etki etmektedir. probiyotik bakteriler sitokin üretimini düzenleyerek beyinde ve vücutta anti inflamatuar yanıta yol açmaktadır. probiyotik bakteriler tarafından yiyecekler fermente edilerek beyin sağlığı açısından çok önemli b vitaminleri, k vitaminleri meydana getirilmektedir. bağırsakta yaklaşık olarak 10^14 yani yüz trilyon bakterinin var olduğu düşünülmektedir. bu neredeyse insan hücreleri aynı sayıya eşittir ancak bakterilerin insan hücrelerinden küçük ve sıkı kenetlendiği düşünüldüğünde, ayrıca bağırsağın bir futbol sahası kadar büyük olduğu hesaba katılırsa hiç şaşırtıcı olmayacaktır. probiyotik bakteriler ayrıca bağırsak dokularına sıkı sıkıya tutunup, antimikrobiyal maddeler üretip, bağırsak phını dengeleyerek bağırsakta olası patojenlere geçit vermezler. probiyotik bakterilerin yokluğunda bağırsaklar patojenlerin üremesi için çok müsait olduğu için (sıcaklık, nem, besin şartları göz önüne alındığında) probiyotik bakterilerin varlığı önemli değilmiş gibi görülmemesine karşın hayatidir. evrimsel süreç içerisinde insan vücudu ve probiyotik bakteriler vücuttaki bir organ gibi birbiriyle mükemmel bir uyum içinde çalışacak şekilde tasarlanmışlardır ve zorunlu mutualizm geliştirmişlerdir. o kadar önemlidirler ki doğum sırasında vajina kanalından daha doğar doğmaz bebek probiyotik bakterileri alır ve anne sütünün içindeki prebiyotikler sayesinde bu probiyotikler gelişip bağırsakta hakim hale gelir. probiyotik bakteriler mide asidine, safra tuzlarına ve sindirim enzimlerine karşı dirençlidirler. besinlerden alınan lifler ve laktozu sindirecek enzimler insanda olmadığı için probiyotik bakteriler olmadan bunların sindirimi mümkün değildir. ayrıca probiyotik bakteriler dışkı kütlesinin büyük bir kısmını oluşturduğundan ve dışkıyı asitleyip yumuşatarak peristalsizmi uyardıklarından dışkılama için de zorunludurlar. eksiklikleri sindirim sorunlarının, psikiyatrik problemlerin, alerjilerin, otoimmün hastalıkların altında yatan en önemli sebeptir.
  • bu konuyla ilgili bir kitap görmüştüm.
    (bkz: beyinde ararken bağırsakta buldum)
    (bkz: serkan karaismailoğlu)
  • (bkz: ayça 22)