şükela:  tümü | bugün
  • vücutta ciddi sorunlara yol açabilecek bir durum. bağırsağımızda sıkı sıkı kenetlenmiş, yalnızca amino asitler gibi monomerlerin emilmesine olanak sağlayan hücreler vardır. düzgün beslenmeme, bağırsak florasının bozulması, gıda intoleransları sonucu bu hücreler arasındaki sıkı bağlantılar bozulur ve proteinler gibi büyük besin maddelerinin kana geçişine izin verir. bağışıklık sistemi sürekli yabancı proteinler ile bombardıman altındadır ve kendi dokuları ile yabancı maddeleri karıştırmaya başlar. bunun sonucunda bağırsakta kronik inflamasyon ve tüm vücutta egzama, astım, hashimoto tiroiditi, ülseratif kolit, ms, tip 1 diyabet, romatoid artrit gibi otoimmün hastalıklar patlak verir.

    ayrıca bu hastalarda depresyon, anksiyete, panik atak, şizofreni, alzheimer, dehb gibi pek çok psikiyatrik rahatsızlıklar görülür çünkü bilinmektedir ki bağırsakta ve beyin arasındaki vagus iletimi, nörotransmitterlerin sentezi, b12 gibi sinir sistemi için gerekli vitaminlerin emilimi, beyindeki mikroglia aktivitesi bağırsak sağlığına bağlıdır.

    düzeltilmesi için çok sıkı bir diyete ihtiyaç vardır. nişastalı, glütenli, işlenmiş gıdalar tamamen kesilmeli; kemik suyu ve et bol bol tüketilmeli; lifli sebzeler beslenmeden çıkarılmalı; bol bol probiyotik tüketilmelidir.

    ne yazık ki bu durum tıbbi olarak çoğunlukla gözden kaçırılmaktadır. hastalar pek çok semptoma sahiptir ancak yapılan testlerde hiçbir şey çıkmaz. tıp vücuda bütüncül olarak bakmadığı için hasta depresyondaysa sorun beyinde deyip antidepresan yazar, egzama için krem verir ancak bu çözümler geçici ve kısmi fayda sağlamakla kalmaktadır.

    eğer otoimmün veya psikiyatrik bir probleme sahipseniz ve bir türlü çözüm bulamıyorsanız cevap bağırsaklarınızda demektir. bir test yaptırmanıza gerek olmadan hemen diyete başlamanızı tavsiye ediyorum. yine de kandaki zonulin miktarı test edilerek bağırsak geçirgenliğiniz hakkında kesin bir sonuca varabilirsiniz.

    bu konuda tavsiye ettiğim 3 kaynak var:

    1 - gaps kitabı http://www.gapskitap.com/
    2 - gökşin balım'ın yazıları http://goksinbalim.com.tr/main/index/tr
    3- 2. beynimiz bağırsaklarımız facebook grubu https://www.facebook.com/groups/188569554837719/

    "tüm hastalıklar bağırsakta başlar. bağırsak hasta ise vücudun geri kalanı da hastadır." hipokrat

    sorularınız için bir yeşil uzaktayım.
  • hakkinda efsaneler yazilan bir degisken.

    toplumsal bir tavsiye vereyim. herkes bilim bilmek zorunda degil. herkes teknik bilmek zorunda degil. ama aslinda bilimsel dusunce bicimi herkese ogretilebilir.

    bir bitkiden ya da bir ilactan ya da herhangi bir maddeden bir suru hastaliga iyi geliyor diye bahsediliyorsa bu gercek degildir.

    kansere ulsere bas agrisina depresyona kol kirilmasina trafik kazasina iyi gelen bir sey yoktur. olamaz.

    bircok farkli hastaligin tek sebebi olarak tek bir etmen gosteriliyorsa bu da dogru olamaz.

    otoimmun hastaliklar bir suru. madem bagirsak gecirgenligi bozulunca oluyor neden insanlarda farkli dokulara karsi uygunsuz immun yanit olusuyor?

    mesela neden romatoid artrit kadinlarda erkeklere gore daha fazla goruluyor?

    neden bu otoimmun hastaliklarin sıklıklari birbirinden farkli?

    bilimsel ve gercekci bakis acisi basite indirgemekten kacinir. kolaycilik ise her seyi tek bir nedenle aciklamaya calisir.

    mesela muhtemelen colyak hastaligiyla tip1 diyabetin iliskisinden bahsedilecektir kanit olarak. gluten boyle yapiyor iste diye.

    peki o zaman soyle baksak? ben glutenli beslenmeme ragmen hicbir sorun yasamiyorum. baskasi glutene karsi asiri duyarli colyak hastasi. ve tip 1 diyabeti de var. demek ki bu colyak hastasinda immun cevap verme mekanizmasinda bir bozukluk var? ha ne dersin? gluten boyle yapiyor soyle yapiyor demeden once glutenden etkilenen kiside sorunu aramak gerekir. cunku ayni gluten bircok kiside bir sorun yaratmiyor.

    bir bakis acisi diyor ki, gluten yuzunden otoimmun hastalik oluyor.

    diger bakis acisi diyor ki, glutene asiri tepki verende immun bir sorun var.
  • tıpta sürekli hastalık ile semptom karıştırılmaktadır. semptom altta yatan neden çözüldüğünde ortadan kalkan belirtiler iken hastalıklar ise artık semptom evresinden çıkıp başlı başına sorunun kaynağıdır. şu ana kadar bilimsel olarak hiçbir araştırma depresyon hastalarının beyninde elde tutulur bir farklılık bulamamıştır. ama bu kişide vitamin eksikliği varsa, psikolojisi bozuksa, karaciğeri bağırsakları böbreği kalbi düzgün çalışmıyorsa bunlar düzeltiği anda depresyon ortadan kalkar. kanser ise bir kez ortaya çıkmıştır ve düzgün de beslenseniz ne yaparsanız yapın geri dönüşü olmayacaktır. bu gibi durumlarda yaklaşım farklıdır elbette.

    bir şey vücutta birden fazla rol oynuyorsa birden fazla semptomla ilişkili olabilir. eğer b12 niz eksikse kansızlık, yorgunluk, depresyon, saç dökülmesi gibi pek çok durum ortaya çıkar.

    ama aynı şekilde kansızlık, yorgunluk, depresyon ortaya çıkmasının altında demir eksikliği vs. gibi farklı nedenler de yatabilir. bir kişi kansızsa al şu demir hapını kullan demek doğru değildir.

    bağışıklık sistemi henüz bilimsel olarak çözülememiştir ancak otoimmünitede bağırsak geçirgenliğinin bunda önemli bir rol oynadığına dair güçlü bilimsel kanıtlar vardır. neden herkeste egzama, haşimato tiroidi gibi farklı otoimmün reaksiyonlar ortaya çıktığı bilinmemektedir. bir kişi eğer aynı anda bağırsak geçirgenliğine ve otoimmün probleme sahipse ikisi arasında ilişki tam olarak çözülemese de buna yönelik beslenme denemesinde sakınca yoktur. eğer kişi işe yaramadığını görürse hiçbir şey kaybetmez ve istediği zaman bunu uygulamayı bırakabilir.

    glütene gelirsek. evet glüten konusunda herkesin farklı duyarlılığı vardır. zaten bağırsak geçirgenliğine glüten neden oluyor diye bir ifade geçmiyor yazımda. glutenin bırakılması bağırsak geçirgenliği ortaya çıktıktan sonra olması gereken bir yaklaşımdır. aynı şekilde nişastalı, lifli gıdalar da bağırsak geçirgenliğine sahip kişiler tarafından sindirilemez ancak bu nişastalı, lifli gıdalar buna sebep oluyor demek değildir. kişi iyileştikten sonra tekrar bunları tüketmeye devam edebilir. gaps kitabında ayrıntılı bir şekilde anlatılmaktadır tedavi aşamaları.
  • bir çok otoimmun ve alerjik hastalığın kökeninde olduğu iddaa edilen sinsi hastalık. hipokrat'tan beri bağışıklığın bağırsaklardan başladığı bilinir ve söylenir. günümüzdeki şeker-karbonhidrat-süt-hazır gıda ağırlıklı kötü beslenme, antibiyotikler ve kimyasal maddeler bağırsak florasını bozarak geçirgenliği arttırıyor ve kötü bakterilerin artışına sebep oluyor. vitamin sentezi bozulduğu gibi kana sızan proteinler yüzünden antikorlar, sonucunda alerjiler de artıyor ve bir çok otoimmun hastalık gelişiyor. bu konuda son yıllarda büyük bir bilinçlenme ve çok sayıda ciddi çalışma var. belki de yakında tıp literatürü bu yönde değişecek.

    detay ve düzelme yolları için,

    (bkz: bağışıklık sistemini güçlendirmenin yolları/#67230833)

    (bkz: candida/#61562724)