şükela:  tümü | bugün
  • her yil okuldaki kaydimizi yenilerken odememiz opsiyonel olan ama odemek zorunda oldugumuz cuzi miktarin sevimli ismi.
  • sıçrayış, atlama.
  • isteyerek ve ihtiyacı olana yapılan maddi veya maddesel yardım.
  • (bkz: teberru)
  • bir erkek ismi...(bkz: bagis erten)
  • ilk tanışma sırasında "r" harfini söyleyemeyen barış ismine sahip olduğu düşünülen kişidir..
    hatta bunun ötesinde yaklaşık 10 kişilik bir arkadaş grubunda bu ismin sahibine "bağış" diye seslenilirken.. duruma kulak misafiri olan bir vatandaşın ilk anda tüm grubun "r" leri söyleyemediğini düşündüğü itirafına bizzat tarafımca şahit olunmuştur..
  • eski ve asıl adı "qurun" olan mardin'in kızıltepe ilçesine bağlı mezranın resmi adı.

    (bkz: kızıltepe/#24682037)
  • doğru şekilde yapılması gerekendir. özellikle son günlerde ülkemizde somali için toplanan paralar da göstermiştir ki nasıl bağış yapılacağını bilmiyoruz. şimdi peki bağış nasıl yapılmalıdır? ne şekilde bağış yapmak en sağlıklısıdır? konuya girmeden önce şu varsayımı yapalım: "amaç yapılan bağışın makul oranlarda öngörülen ihtiyaç sahiplerine ulaşması."

    konuya kendimden bahsederek gireceğim. avrupa'da ünlü bir yardım kuruluşunda iş görüşmesine gitmiş bulunmaktayım. ilk günü bize detaylı bir şekilde bağışların nasıl, nerelerde, hangi yöntemlerle toplandığı anlatıldı. sonra bunların hangi denetimlerden geçtiği ve nasıl ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldığı da.

    1) en iyi yardım toplama şekli elektronik yolla yapılandır. nedeni çok basit, takip edilebilir. örneğin bağış yapmak istediniz mesela thy uçağında somali için. verdiğiniz kağıt 20'liğin akşam hostesin cebine gidip gitmediğini nasıl bilebilirsiniz? bilemezsiniz. ama elektronik bağışlar o kuruluş için çalışan insanları aşıp kurumun banka hesabına gitmekte. ayrıca devlet de bu kurumun resmi banka hesaplarını takip edebilmekte. bir deniz feneri vardı hatırlarsanız. al"a"manya'larda. alman devleti dolandırıcılığı nasıl ortaya çıkardı bir araştırın. banka hesapları elektronik yolla az bir masrafla takip edilebilir. bir excel hesabı gibi gelir-gider farkı çıkarılabilir. paranın nerelere harcandığı saniyeler içinde takip edilebilir. varsa bir bit yeniği ortaya çıkar.

    2) yaptığınız yardımı takip edin. siz bir bağışçı olarak yaptığınız yardımı takip edin. yardım ettiğiniz kurumun raporlarını okuyun. o sene ne kadar kime yardım yapılmış. sonuçları ne olmuş. kurum bağış sahiplerine bir belge veriyorsa bunu edinin vermiyorsa da isteyin. bazı kurumlar harcanan her bağışın bir kuruşun nereye gittiğini bağışçıya bildiriyorlar.

    3) yardım yapılan kurumun işletmesine ne kadar para ayrılmış, öğrenin. hemen her büyük yardım kuruluşu içinde çalışacak insanlar için belli bir para ayırır. bu paranın kaynağı yine bağışlarınızdır. önemli olan bu paranın miktarıdır. kaba bir mantıkla a kurumunda 20 tl'lik bağışın 19 tl'si ihtiyaç sahibine ulaşırken b kurumunda 20 tl'lik bağışın 15 tl'si ulaşıyorsa a kurumu daha mantıklı oluyor.

    4) hangi kurumların uzmanlarla çalıştığını öğrenin. bunu da birleşmiş milletler'deki katıldığım bir kongreden aktarıyorum. bu adamlar mesela afrika'daki bir köye yardım etmeden önce sosyolog ve psikologlarla çalışıyorlar. sosyal antropoloji burada çok önemli bir rol oynuyor. çünkü o köye yapılacak yardım o köy ve komşuları arasında husumete, o köyün içindeki tabakaların zayıflamasına ve aralarındaki bağların kopmasına yol açabilir. bunlar daha büyük bir felaket olarak karşınıza çıkabilir. bu yüzden önce sosyal yapılarının araştırılması gerekiyor. bm kurumları da bunu yapıyor.

    5) balık vermek değil balık tutmayı öğretmek. yardım kuruluşlarının bölgenin kalkınması için çalışması çok daha faydalı. geçici yardımlar sadece felaket zamanında faydalıdır (açlık, doğal afet vs...).

    6) bu benim şahsi fikrim: yaşam biçiminizi gözden geçirin. çöpe attığınız her yemek, ihtiyacınız olmadığı halde kullandığınız/edindiğiniz her kaynak birilerini gereksiz yere fakirleştiriyor. örneğin ülkemizde et malumunuz pahalılaştı. eğer et tüketimimizde %80'lik bir verim varsa (%20 çöpe gidiyorsa) bu verimi %90'a çıkarmak (daha az satın alarak) %10 daha az etin satın alınması anlamına geliyor. bu da fiyatların düşmesi anlamına geliyor. kaynaklar kısıtlı talep arttıkça fiyat da artar. veya örneğin bir telefona 1000 tl vermişseniz ama aynı işi o kadar iyi görebilen başka bir telefon 800 tl ise birilerini 200 tl boşuna (hak etmemesine rağmen) zengin etmişsiniz demektir. bu da fakirliğe katkıda bulunuyor. o 200 tl'yi çöpe atacağınıza bir kısmını bile bağışlasanız daha faydalı olacaktır. sonuçta kaybedecek bir şeyiniz yok.