şükela:  tümü | bugün
  • -de takintisina sahip olanlar genelde -ki ve -mi takintisini da tasirlar. bir nevi uc silahsorler denilebilir bunlara, cocukken cok okuyup gozlerini bozanlarda daha cok gorulur.
  • biti$ik yazmakla kalmayıp -te -ta $eklinde pekiştirilirse daha da vahim bir duruma sokulan de bağlacı, hakettiği önemi ne yazık ki yıllardır görememiş, tek ba$ına varolamayan bir zavallı gibi muamele görüp illa bir kelimenin kıçına yapı$tırılmı$tır. yazıktır günahtır. bu bağlaçcığın ve'den ne farkı vardır! de da bağlacını ayrı yazmak bir takıntı değildir, doğru olan budur.
  • hic bir sekilde kapamadıgım her sınav oncesı ezberleyıp sonra unuttugumdan dolayı "kendimi ne üzecem" diye dusunerek takıntı yapmadıgım takıntı.
  • bunu türkçeyi doğru kullanma kriteri, dile hakim olma yetisi gibi abartılı ölçülerde kullanan birini bile tanıyorum.
  • de bağlacının ayrı yazılacağı yerleri anlatmaya çalışan tüm ortaöğretim kitap ve öğretmen takımının, bunu açıklamak için ' "dahi" anlamına gelen yerlerde de bağlacını ayrı yazınız' şeklindeki cümleyi kurması sonucu kimsenin de'nin nerelerde ayrı yazılacağını öğrenemediği ve öğrenebilmiş bir iki şanslı azınlığın bu nedenle kafayı sürekli çizmesine neden olan hatalar bütünü. bu kuralın başka türlü bir anlatımı yok mudur kardeşim? o de bağlacı bir sürü yerde "dahi" anlamına gelmese de ayrı yazılmak durumundadır, içgüdülerinizi kullanın deseniz bile daha faideli olur kanaatindeyim.
  • hangi de nin ayrı yazılması gerektiğini bilmeyenlerin (umursamayanlara bi şey demiyorum) bakış açısına göre takıntı olarak adlandırılan ama aslında takıntı olmayan durum. birşeyi bilmeyenin o şeyi bileni takıntılı olarak adlandırmak yerine, o şeyi öğrenmeyi takıntı yaptığı bir türkiye dileğiyle *.
  • türk gencinin bağlaç olan de ile uzlaşacağı yönündeki umutlarıma yitirdiğimden beri kurtulmaya çalıştığım takıntıdır. bu şartlar altında yaşamak çok zor.
  • buna sahip insanlar korktuğum insan grubudur. öyle bir korkmaktayım ki bazen yazdıklarıma bir bakıyorum ismin -de halini de ayırmışım, kelimenin özünde bulunan de'yi de ayırmışım. sanki gelip işkence yapcaklarmışcasına, sabaha kadar kafamda cık cıklayacaklarmışcasına.

    hani normalde içgüdüsel ayırırım zaten ama paranoya yaptırıyorsunuz adama türlü türlü ithamlarla
  • (bkz: dedeler)