şükela:  tümü | bugün
  • bir kisiyi ikna etme, kafaya alma.
  • kayak ayakkabisini kayagin ustunde sabit tutan
    ve belirli bir baskiya maruz kaldiginda sakatlanmanizi onlemek amaci ile kayakla baglantiyi serbest birakan duzenegin turkcesi
  • genel olarak 5'e ayrılır:
    - bağlama (kara düzen) (uzun saplı)
    - cura (en küçüğü)
    - divan sazı (o kadar yerleşmiş bir kullanım ki, "divan bağlaması" demeyeceğim)
    - çöğür (kısa saplı bağlama)
    - bas bağlama.
  • bağlamak fiilinin olumsuz emir kipidir.olumlusu "bağla" iken, "ma" olumsuzluk eki getirilerek , bu fiile olumsuzluk anlamı yüklenmiş ve "bağlama" olmuştur.bu fiili kullanan insanlar bişiyin bağlanmasını istemezler ve değişik vurgularla ünleyerek karşılarındaki kişiye " bağlama" derler.bağlanması istenmeyen şeyler çok çeşitli olabilir.örnek verecek olursak....neyse sanırım konudan uzaklaşmak üzreyiz.ben konuyu bağlıyim* artık..yani anlıycaanız, hah işte bakın cümle içinde kullandınız siz de......e anlatmıyim daha fazla anlamışsınız işte..
  • yapılarda duvarları birbirine bağlayan kiriş.(bkz: potrel)
  • bir yapının çeşitli öğelerini kendi aralarında kenetleme işi veya duvarları veya bir çatının çeşitli parçalarını birbirine bağlayarak, açılmalarını önlemek ve tek parça gibi çalışmalarını sağlamak için kullanılan kiriş, putrel(bkz: putrel) gibi öge.
  • dünya üzerinde neredeyse üstüne daha iyisinin olmadığı enstrüman.
  • 7-8 yaslarimdan beri caldigim enstruman.bir keresinde perdelerini sokup keman yayiyla calmayi da denemistim.ama esik kavisini hesaba katmadigimdan pek randiman alamamistim.
    harbiden calan birinin eline gectiginde resmen dile gelen halk muzigi enstrumani..
    (bkz: arif sag)
    (bkz: cetin akdeniz)
    (bkz: ismet topcu)