*

şükela:  tümü | bugün
  • bir kisiyi ikna etme, kafaya alma.
  • kayak ayakkabisini kayagin ustunde sabit tutan
    ve belirli bir baskiya maruz kaldiginda sakatlanmanizi onlemek amaci ile kayakla baglantiyi serbest birakan duzenegin turkcesi
  • genel olarak 5'e ayrılır:
    - bağlama (kara düzen) (uzun saplı)
    - cura (en küçüğü)
    - divan sazı (o kadar yerleşmiş bir kullanım ki, "divan bağlaması" demeyeceğim)
    - çöğür (kısa saplı bağlama)
    - bas bağlama.
  • bağlamak fiilinin olumsuz emir kipidir.olumlusu "bağla" iken, "ma" olumsuzluk eki getirilerek , bu fiile olumsuzluk anlamı yüklenmiş ve "bağlama" olmuştur.bu fiili kullanan insanlar bişiyin bağlanmasını istemezler ve değişik vurgularla ünleyerek karşılarındaki kişiye " bağlama" derler.bağlanması istenmeyen şeyler çok çeşitli olabilir.örnek verecek olursak....neyse sanırım konudan uzaklaşmak üzreyiz.ben konuyu bağlıyim* artık..yani anlıycaanız, hah işte bakın cümle içinde kullandınız siz de......e anlatmıyim daha fazla anlamışsınız işte..
  • yapılarda duvarları birbirine bağlayan kiriş.(bkz: potrel)
  • bir yapının çeşitli öğelerini kendi aralarında kenetleme işi veya duvarları veya bir çatının çeşitli parçalarını birbirine bağlayarak, açılmalarını önlemek ve tek parça gibi çalışmalarını sağlamak için kullanılan kiriş, putrel(bkz:putrel) gibi öge.
  • dünya üzerinde neredeyse üstüne daha iyisinin olmadığı enstrüman.