şükela:  tümü | bugün soru sor
  • tecrübe edilmiş bazı öneriler şunlardır;

    - mutlaka bağlamadan gerçekten anlayan birini yanınızda bulundurunuz,
    - mümkünse istanbul unkapanına gitmeyiniz (özellikle tek başınıza),
    - çok düşük kalitede ürünler tercih etmeyiniz, zira zamanla diğer arkadaşlarınızın bağlamalarına dokunabilmek için bile can atıyorsunuz,
    - unutmayın ki ilk girdiğiniz dükkandan satın almak zorunda değilsiniz,
    - alırken dikkat edilecek teknik hususlar konusunda ise diğer enrty leri beklemelisiniz, ben de bilmiyorum...
  • unutmayın çok iyi bağlama çalan biri çok kötü bi bağlamadan bile güzel sesler çıkarabilir. bak yeğenim bu çok güzel falan der. hah işte o bağlamayı almayın.
  • hangi ağaçtan yapıldığına çok önem vermeyin. oyma veya yaprak olup olmaması da çok önemli değil. en önemli nokta alacağınız bağlamanın sesinin ve çalımının hoşunuza gitmesidir. birçok bağlama deneyin, çalarken zevk alacağınız bir şey alın. 250-400 tl aralığında çok güzel bağlamalar bulunuyor. anlayan biriyle almaya gitmek gerekli, ama daha da gereklisi başlangıç için yeterince iyi olan en ucuz bağlamayı tavsiye edecek kişiyi bulmak.

    bir yıl boyunca istikrarlı bir şekilde çalarak kendinizi geliştirirseniz, yani artık zeybek, silifke, yozgat tavrını rahatça atabiliyor, kaytağı gibi hız gerektiren parçaları çalabiliyor hale gelirseniz, o zaman paraya kıyıp istediğiniz bağlamayı alın. ama bundan önce almayın. böylece yeni alacağınız bağlamanın hayali sizi motive edecektir, hem de yeterli sabra sahip değilseniz boşuna paranıza ve çalgıya yazık etmemiş olacaksınız. alayım ilerde çocuğum çalar demeyin, bağlama bir süre sonra kötüleşmeye başlar, hele nadir çalınıyorsa daha hızlı kötüleşir.
  • belden bağlamalı olmasın, dikkat edin. tercihe göre etmeyebilirsiniz de. sonuçta sapıklar da insan aga.
  • ağacının cinsi ve kuruluğu gayet de önemlidir.
    ardıç başka, dut başka, maun başka renkte ses verir. siz hangisini seviyorsanız ona göre tercih edin.
    yeni başlıyor ve ilk defa bir bağlama alıyor olabilirsiniz. o yüzden ilk etapta hemen parayı basmayın, ortalama bir şey alın.
    yanınızda bilen birini götürün elbette, ama kararı o vermesin.
    belirlediğiniz fiyat aralığındaki bağlamaların hepsini oturup aynı şeyi çalarak ya da çaldırarak dinleyin. eleme yapın, kalanları tekrar çaldırın ve karar kılın. sizin kulağınıza güzel geleni almanız en güzeli.
    en çok rastlanan sorunlardan biri sap atmış olmasıdır. bunu çalan ve bilen adam hemen anlayabilir. gövdesinden göz hizasında tutun ve akort yerlerine kadar düz gittiğinden emin olun. en alt ve en üst perdelerden her teli birkaç kez çalın, çınlama, bıngırdama, titreme gibi gereksiz ve rahatsız edici sesler olursa hemen onu atıp ötekine geçin.
    eşiğine, ön yüzündeki odununa iyice bakın, işçilik kendini ele verir. o ayrıntıları da kusursuz olmalı. (paramız kadar tabi)
    perdelerin arka bağlantı noktalarını inceleyin, çok çıkıntılı ve özentisiz ise almayın, elinizi çırtabilir, çalarken rahatsız edebilir, gevşek ise kayabilir.
    perdelerin sık olmasına dikkat edin diye bir şey denemez, genelde o aralıklar sabittir. ama eğri büğrü olmamalı, yerlerinden oynamayacak kadar sıkı olmalı, ama ağaca gömülecek kadar da sert olmamalı.
    eşik yüksekliğine dikkat edin, çok yüksek eşik mesafesi kalitesizlik olarak adlandırılabilir. zira bu sap eğriliklerini örtmek için yapılan hilelerdendir.
    teller sağ hizasında eşit mesafede olmalı, yine yüksekliği oralarda da fazla olmamalı. hatta sapa ne kadar yakın ise, temas etmemek koşulu ile o kadar iyidir.
    deneyeceğiniz her bağlamanın akordu iyi olmalı, durduk yere yanlış anlaşılmalar olabilir.
    son olarak güzel bir kılıf alın yanında, pazarlık yapın, hediye edilen adi şeylerden değil, tam fermuarlı, sapı içine sokacağım diye tepinmeyeceğiniz bir kılıf alın. paraya kıyın.
    teller pyramıd marka olsun. yedek almayı unutmayın, muhtemelen birkaçını koparırsınız.
    tezene biraz yumuşak olsun başlarken gevşek akortla çalmak daha zevkli olacaktır.
    ilk günler, ilk haftalar ve hatta ilk aylar siz de etrafınızdakiler gibi hayattan bezebilir, nefret edebilirsiniz, sabırlı olun, sistemi bozmayın.
    sakın ola ki notalardan şaşarak çalmayı denemeyin, bi alışırsanız sonra düzgün çalmak hayal olabilir.
    tırnakları çok derin kesmeyin, çok uzun da bırakmayın, et hizasında olsun yeter.
    bağlamayı çalmayı denerken birileri elinizden kaçıracak diye sıkı sıkı tutmayın, az rahat bırakın. eliniz ayağınız kasılmaktan yorulur, bıkıp atarsınız sonra.
    ilk zamanlar parmaklarınız size ait birer odunmuş gibi hareketsiz gelebilir, ama zamanla esneme hareketleri ile kullanım kapasitesi artacaktır.
    başlarken notaları sözlü söyleyerek çalmanız ilerde türkü ile beraber çalmanızı kolaylaştıracaktır, aksi halde çalarken söylemek zor gelebilir.
    bir de komşulara özel günlerde hediyeler verin, aşure, helva, pişmaniye gibi şeyler verin. en çok onlardan anlayış bekleyeceksiniz belki de.
  • bu konuda bilgi sahibi olan suserların önerilerini öğrenmek açısından yararlı bir başlık

    bende yakın zamanda bağlama almayı düşünüyorum. aklımda olan bağlama maun ağacından. sesi gür, çift kafesli, tınısı güzel. ama bazı internet sitelerinde ardıç bağlamanın tını açısından daha iyi olduğu söylenmiş.özgün müzik,türkü ya da herhangi bir başka tarz müziklerin icrasında tını olarak gayet iyi performans verdiği söylenmiş. maun ve ardıç bağlama arasında kaldım kısacası.

    tam da yukarda yazdıklarımdan dolayı bu konuda fikir sahibi olan suserlardan öneri ve bilgi bekliyorum. herkese bol müzikli günler.
  • ileride pişman olmayacağınıza inandığınız bir şey alın. o yüzden bu işten anlamıyorsanız, hocanızla gidin.
    bak ben kendim gittim aldım, şu an enstürman mala döndü.
  • bağlar başından alıcaksın, sıkı bağlarım, angaranın bağlarından alacaksın, vs. gibi esprilere muattap olabilirsiniz. :d
  • bulabiliyorsanız gitar saplı bağlamalardan alın. akort etmesi daha kolay oluyor. akort programlarına güvenin ama etrafınızda kulaktan akort etmeyi bilen biri varsa onu izleyerek(daha doğrusu dinleyerek) deneyim edinin.

    edit: jcf uyardı. çok çabuk akort bıraktıkları da oluyormuş. velhasıl, dikkatli olunuz.
  • çalmayı öğrenir öğrenmez siyasete atılın. bir bok bilmeseniz de çok sempati toplarsınız.