şükela:  tümü | bugün
  • tdk'dan bakalım anlamına: bağlamsal: (sıfat) bağlamla ilgili. bağlam neymiş peki? herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst.

    o zaman bağlamsal kelimesini "belli bir duruma özgü olan, yalnızca o olgu/olay çerçevesinde anlamını bulan" olarak açıklayabiliriz. aslında bilinçli olarak olmasa da sürekli başvurduğumuz bir ayıklayıcıdır "bağlamsal". bir olay olduğunda, örneğin bize bir çocuğun ocağa değip elini yaktığı söylendiğinde burdaki her kelimeyi "bağlamsal" olarak ele alırız. ocak kelimesinin ocak ayı değil(yuh demeyiniz, bağlamsal anlamda ele almak budur işte), yemek pişirilen ocak olduğunu anlarız.

    sadece belli bir konuyla ilgisi olan, o konu olmadan var olamayan kavramlar vardır. örneğin falez ya da yalıyar kelimeleri, yalnızca coğrafî bağlamda ele alınır. yani coğrafyaya ilişkin, bağlamsal bir bilgidir.
  • ecnebilerin contextual dedikleri şeydir.
    "bu çerçevede" diye başlayan her cümle için geçerli bir sıfattır.
    (bkz: bağlam)
  • mağlamsal mala bağlamanın malcası
  • ingilizcedeki şu meşhur "context" ifadesinin türkçesiymiş; vay be, daha yeni farkediyorum. hay bağlamına tüküreyim bu arada. neden bu kelime, context'in ingilizcede kullanıldığı kadar sık kullanılmıyor türkçe'de pekey?!