şükela:  tümü | bugün
20 entry daha
  • daha çok kaygılı bağlanma ve kaçıngan bağlanma stiline sahip insanlar için yazılmış amir levine ve rachel heller kitabı. isminden dolayı saçma sapan kişisel gelişim kitaplarıyla karıştırılmasın. kitabı okurken hem kendimden, hem çevremdeki insanların ilişkilerinden yer yer örnekler buldum. bu kadın/erkek güvenli bağlanma stiline sahip birini tercih etmeyip neden duygusal yatırımına değmeyecek bir insanın peşinden bu kadar koşuyor sorusunun altındaki nedenleri güzel bir şekilde aktarıyor. kendilerine karşı dürüst olmak koşuluyla the red pill tayfasının okumasını özellikle tavsiye ederim. eskiden takip ettiğim insanlar vardı fakat uzunca bir süredir takip etmiyorum çünkü kaçıngan/kaygılı bir insanın tutumu ve uyguladığı stratejilerle bu insanların yazdıkları beni aynı şekilde rahatsız ediyor.

    "birçok ilişki kitabında geçen öğütleri uyguladığınızı farz edin. bir partneri nasıl elinizde tutacağınıza dair ipuçları sunarlar: çok ulaşılabilir olmayın, aramayın, bırakın o arasın, çok ilgili görünmeyin, meşgul değilken bile meşgul olduğunuzu söyleyin... aslında bu kitaplar ve verdikleri öğütler doğru, bu davranışlarla daha çekici de olabilirsiniz. ama söz etmedikleri şey şu ki, bu önerileri uyguladığınızda tek bir partner için çekici olacaksınız: o da kaçıngan biri için."

    "kaygılı insanlar kötü bir bağlanmayı atlatmakta uzun zaman harcar ve ne kadar süreceğine karar veremezler. kimisi ayrılamaz ve partnerleriyle sınırlı birliktelikle yaşamanın bir yolunu bulurlar. uzlaşıyorlar. fakat hata olmasın: uzlaşma ortak bir şekilde gerçekleşmiyor, tamamen tek taraflı. sonu sadece hayal kırıklığı ve öfke olacak sonsuz çatışmaların içinde olmak yerine, beklentilerini azaltmaya karar verdiler." burada uzlaşanlar genel olarak uzun yıllar evli ve/veya çocukları olan insanlar, bunun da altını çizelim. kimse istediği yakınlığı bulamadığı biriyle ömür geçirmek istemez sanırım. güvensiz bağlar kurmak sadece psikolojimizi değil aynı zamanda fiziksel sağlığımızı da olumsuz yönde etkiliyor.

    "güvensiz partnerlerle yaşayan çoğu insan, güvenli bağlanan biriyle hayatın ne kadar farklı olabileceğini hayal dahi edemez. ilişkide mesafeyi korumak için sürekli bir taraf adım atarken, diğerinin geri adım attığı ilişki dansı içinde olmazlar. bunun yerine daima artan bir yakınlık ve samimiyet vardır. ayrıca güvenli bağlanan kişiler duygularını sizinle paylaşırlar. bu niteliklerin ne büyük nimet olduğunu ancak yokluğunda fark ederiz."

    güvenli bağlanma stiline sahip insanlar karşısındaki arasın diye beklemez, taktik yapmaz. duygularını açıkça ve rahatça ifade ederler. trip atmaz, kavga çıkartmaya veya kıskandırmaya çalışmazlar. hislerini bastırmazlar, kendi ayakları üzerinde durmayla "bağımsız" olma arasındaki farkı bilirler. eski ilişkilerine takılı kalmazlar. partnerleriyle fiziksel ve duygusal paylaşımları yüksektir. kendi duygularının ve ihtiyaçlarının karşılanmadığı ilişki içinde olduğu durumlarda da bunu fark ettiği an o ilişkiyi bitirmesini bilirler. kaygılı bağlanma stiline sahip insanlar gibi mutsuz olduğu ilişkileri sürdürmede diretmezler.

    bir insanla bağ kurmak/kurmaya çalışmak acınası veya küçümsenecek bir şey değildir. bağ kurmaktan ve yakınlıktan rahatsız olan insanlar genelde kaçınganlar. sürekli taktik yapmak veya yapılmasına müsaade etmek ya güvensiz olunduğunun ya da karşıdaki insana güvenilmediğinin bir sinyali bana göre. insan güvenmediği biriyle neden beraber olmak ister veya neden bu birlikteliği farklı taktiklerle devam ettirmek ister ki? sırf bir ilişki içinde olabilmek için onca taktiğe gerek var mı ve çok yorucu değil mi bunlar?