1. gezi parkı direşini ile anlam kazanan, bir taraftan 80 ve 90 kuşağının apolitikliğini simgelerken diğer taraftan birey olarak birşeylerden de rahatsız olduğunu anlatan şeyler. bağzı şeyler...
  2. an itibariyle samanyolu haber kanalında yayınlanan sosyal medya ağırlıklı bir program.
  3. iki emekli polisin hazırlayıp sunduğu ilginç bir yapım.

    1) fikir çok güzel. bildiğim kadarıyla sadece sosyal medyaya yoğunlaşan bir program yok.

    2) eğitici yönü var . programın önemli bir bölümü twitter fonksiyonlarını tanıtmak için kullanıldı. tabi kimine kolay gelir klimine zor gelir. çok iyi bir düşünce.

    3) sunucular ilk program olduğu için belki de biraz heyecanlıydı. ama zamanla düzelir. nerede ne kadar konuşmak lazım ses tonunu nasıl ayarlamak lazım. bunlar basit tecrübeyle halledilecek şeyler. zaten bu polislik mesleği insanda kaçınılmaz şekilde bir birikim yapıyordur. programın her bölümünün ilginç detaylarla dolu olacağı kesin.

    4) ilk programda ratingi çok yüksek olan nazlı ılıcak'ın davet edilmesi güzel "kick" yaptı. hasta olmasına rağmen ılıcak kendini yine dinlettirdi.

    5) programın büyük talihsizliği cem mumcu'nun davet edilmiş olmasıydı. mumcu samanyolu haber izleyicisine çok itici gelecek bir insan. dolambaçlı konuşur. ve bu ilk programda da görüldüğü üzere kaba saba uç noktalarda laflar atar ortaya güzel ortamı bozar.

    nitekim mumcu dakka bir gol bir program daha yeni başlamış ilk soruya cevap verecek "internet nedir" diye sorulmuş verdiği cevap şöyle:

    "masada ben istersem yemek de yerim, kitap da okurum, sevişirim de. işte internet buradaki masaya benzer".

    şimdi bu terbiyesizliğin alemi var mı? tabi ortalık buz kesti ve sunucu müdahale edip lafı değiştirdi.

    neyse ki programın geri kalanı kazasız belasız atlatıldı. fuat avni'den başçalan'a, sözlüklerden twittera her türlü konuda elle tutululur güzel mantıklı yorumlar yapıldı.

    sonuç: çok önemli bir açığı dolduran çok güzel bir program. daha da güzelleşebilir:

    1) sunucular polislik mesleğinden hatılarına anekdotlara daha çok yer vermeli.
    2) cem mumcu bir daha stüdyodan içeri sokulmamalı. ben bile katlanamıyorum dini hassasiyeti olan insanlara kimbilir nasıl bir ızdırap teşkil ediyor.
    3) internet eğitimi programın tansiyonunu biraz düşürüyor ama kesinlikle çok faydalı devam etmeli. hatta 30-40 saniyelik animasyonlarla desteklenmeli.
    4) sosyal medyaya ilgili duyan insanlar geç vakte kadar uyanık kalabiliyor. çünkü yaş ortalaması çok düşük üniversite gençliği. bunlara yönelik gece geç saatlere sarkan bir program çok doyurucu olur. saat bire ikiye kadar sürsün konular detaylı işlenebilsin.
  4. 19 aralıkta 2014 tarihli programda; ayrıntılı olarak gösteren, iranda ambargo varken aradaki ticaretin yasal olarak nasıl yapılabileceğini anlatan program. demokratik bir ülkede çok ses getiriren bir program olurdu. bu konuların işlendiği program 19 aralık 2014 tarihlidir. halkın %50 si genel olarak uyuyorken, kalan %50'nin de bir kısmının program sırasında uyuduğu düşünülürse çok ses getirmez. usta splinter'ın yerinde olsam bu programı yapanları konuklarıyla birlikte fizana sürerdim.
    not: işbu entry kafası başka bir evrende gezinen bir delinin klavyesinden çıkmıştır. ciddiye almayın.
  5. nevval sevindi'nin katılımıyla 2014'ün değerlendirilmesinin yapılacağı, bir kaç saat süren doyurucu bir siyaset-sosyal medya programı.
  6. çok sempatik bir program. türkiye'nin ihraç edilen polislerinin ne kadar kapasiteli olduğunu görüyoruz. "paralel yapı" safsatasıyla bu ülkeye nasıl bir kötülük yapıldığını bir kez daha anladım.
  7. tasfiye edilen polisler gorev yaptiklari bolgelerde halka nasil muamele ettiklerini anlatiyor. ne kadar kaliteli insanlarin gorevden alindiklarini gormek isteyen acsin seyretsin samanyolu haberi.