şükela:  tümü | bugün
  • metis ajanda 2012'de 24 ve 25. sayfalarda meltem ahıska'nın uzun uzadıya tanımladığı bir içim su serinliğinde dilime dahil ediverdiğim güzide kelime. bazen olmayan bir söz, olan biten, hissiyata dahil olmuş her şeyin tanımlamasını kendi içinde barındırıyor, işte böyle bir zamanda bu kelimeyle karşılaşılmış olması da kelimenin kendi içinde tanımladığı anlama dahil oluyor.

    "bahab, beklenmeyen ama belki uzun zamandır düşü kurulmuş, belki önceden hayal bile edilememiş bir karşılaşma anından duyulan geniş ve derin sevinci imliyor". yazı şöyle devam ediyor;
    "tesadüflerle büyüyen aşk gizemini korur. ancak karşımıza çıkarak bizi sevince boğan her zaman bir insan değil, canlı ya da cansız başka bir varlık da olabilir. denizin sonsuzluğuna bakıp adını koyamadığımız bir büyülenme hissini anlamaya çalışırken denizin içinden ansızın zıplayan bir yunus bize selam çakar ve mutluluğumuzun hiç de anlamsız olmadığını doğrular." "her zaman mutluluk getirmese de karşılaşmaların sevinci ya da bahabı büyük dönüşümlerin de tetikleyicisi olabilir."
    "bahab, çoktandır beklediğimiz ama gündelik anlatılara nasıl katacağımızı bilemediğimiz, sevinçli ama burukluğu da yedeğinde taşıyan bir 'olmayan kelime'."**
  • aynı kitabın (metis ajanda 2012 - olmayan kelimeler) 25. sayfasında "bahab" a örnek olarak baudelaire'nin bir şiirinden alıntı,

    doğa bir tapınak, canlı direklerinden
    anlaşılmaz sözlerin yayıldığı yer yer;
    insan orda simgeler ormanından geçer
    bildik bakışlarla gözlenirken derinden.

    (çev. sait maden)
  • kedime verdiğim isim. bana kattığı mutluluk o kadar büyük ki ancak böyle bir kelimeyle anlatabilirdim.