şükela:  tümü | bugün
  • atilla taş'tan ayar yemediği iddia edilen.

    ' atilla taş nereden tanıyor ki lan oğuz aral'ı ' diye düşünecek ve bunu yüksek sesle ifade edebilecek kadar kendini bir şey sanan.

    karşılığında atilla taş'tan güzel bir cevap alan.

    ve ayar yememiş olan?

    haydi oradan.
  • her şeyi geçtim de arkadaş, bu adamın en büyük hatası kendini acayip karizmatik bir adam zannetmesi. şimdiye özgü birşey de değil bu, ta leman'ın leman olduğu zamanlarda da böyleydi. kendini çok şekil çizerdi, ortamların vazgeçilmez adamı falan gibi gösterirdi ultra bayık hikayelerinde, "yeah çukurova speed" falan... "büşra" filmi yüzünden bu aralar tvlere bolca çıkıp triplerden triplere koşuyor, bu gece de tavan yaptı yani. 10 küsür sene önce uyuz olurdum, hala uyuz oluyorum.
  • disko kralı programında her türlü gıcık oldum kendisine. çünkü aşırı derecede negatif enerji yayıyor. mimikleriyle, konuşmasıyla. her şeyi bilen adam gibi davranıyor da, doğru düzgün bir kelam edemedi aslında. devamlı şikayet ediyor. ve altı boş olarak eleştiriyor. vardığı yargıların hepsi "anti" yargıları, hiç bir şekilde neden sonuç ilişkisine dayandırmıyor görüşlerini. ben sıradan bir sinema izleyicisiyim, ben bile daha sistematik düşünüyorum yorum yaparken. sistematik düşünce olmayınca da düz mantık ile "türban ile ilgili film yaptım, izlenmedi, türban sorunu yok" gibi saçma bir önerme çıkıyor ki evlere şenlik. hayır, türban sorunu olmadığını savunmak ve bunu başka nedenlere dayandırmak çok makul iken bu şekilde sanki bir başyapıt yaratmış senarist edasıyla "yaa bırak allahını seversen" demek çok komik, bir o kadar da itici.

    sen oraya filmin hakkında iki kelam etmek için çıktın. iki kelimeyi zorla söylüyorsun. oyuncu arkadaşını susturuyorsun. tüm dış dünyaya kendini kapatmışsın arkadaşım sen. sözlükleri, forumları bile yoksaydın. oysa özellikle genç neslin nabzını yoklamak için en etkili araçlar bunlar. neymiş filmi izlenmemişmiş. izlenmedi diye böyle saçma sapan konuşamazsın arkadaş. izlet o zaman. dabbe gibi türk sinema tarihinin en geri-zekalı filmi bile ne kadar gişe yaptı. "bu filme gitmeyin abi" filmiydi dabbe. ya şimdi tam bu noktada ben "bırak allahını seversen" diyorum. ilk senaryo denemen, başrolünde oynayan kızın aşağı yukarı ilk filmi. doğru düzgün reklamını promosyonunu yapamamışsın. bu işler bu kadar kolay mı? insanlar senelerini veriyor bu işe. yok recep ivedikmiş yok cem yılmazmış, atatürk filmiymiş onlar tutarmış. sen kimsin ki türk halkının beğenisini sorguluyorsun? ne kadar emek verdin bu işe? dondurmam gaymak gibi bir eserin var mı arkadaş. sinema sanat olduğu kadar da bir endüstri, bir piyasa. ve filmin tutması olayı sanatsal olarak ve vermek istediği mesaj olarak iyi ya da kötü olduğu anlamına gelmez. tutma / tutmama olayı tamamen bir arz talep meselesidir. arzına talebi yaratmak senin elinde.

    sen filmini tanıtmak için çıktığın programda öyle kös kös oturur, saçma sapan konuşursan ben bu programa kadar merak ettiğin filmine gitmem de izlemem de.

    ayrıca aklın sıra atilla taş'ı küçük düşürme girişimini kınıyorum. bir atilla taş bile olmak için çok yol alması gerek ben onu anladım. bu ülkede atilla taş bile olmak kolay değil.

    aynı atilla taş şunları söyledi az önce

    " yıllarca insanlar beni anlamıyor diye ağladım. sonra anladım ki ben anlatamıyorum. insanlara bok atmanın anlamı yok"
  • kendini karizma falan mı sanıyor acaba diye düşünmeden edemiyor , programda kasım kasım kasıldıkça.

    bi de atilla taş 'a 'nereden tanıyosun oğuz aral'ı ?' diye sormadı mı, gerçi atilla taş şöyle bi silkeledi kendisini ama sorduğu an tiksindim bu adamdan . sen misin bu alemin cool'u , ah be boysalcık.
  • disko kralı'na neden katıldığını anlamadığım adam. hani bir film yapmışsın gişede beklenen başarıyı gösterememişsin, buraya kadar her şey normal de arkadaşım kime trip yapıyorsun sen? kime küsüyosun? vay efendim "türk seyircisi hazır değilmiş bu filme" peki sen bu filme hazır mıydın bahadır boysal? neyin peşindesin anlamadım ki? yanındaki oyuncu sanırım kıvırcık saçlı kız da ayrı bir antipatik. sanki oraya zorla çıkartmışlar, döve döve. kusura bakmayın da sizi izledik ne oldu? çıkıp ağlayarak olmuyor gişede başarı. git adam gibi yap filmini herkes koşa koşa gitsin, boku da seyirciye atma. izlenmemesi sikinde değilse de çıkıp televizyon programlarına sinemaya küstüm ben ayaklarına yatma. zaten yeteri kadar can sıkıcısınız, bir de triplerinizi çekemeyiz.
  • "filiminiz hakkında internette yapılan yorumlara bakıyor musunuz, sözlüklere, forumlara?" mealindeki bir soruya "onların hepsi yalan yazıyor, izlemeden yorum yapıyorlar. çakma yani. tipik türk insanı" yorumunu yaptı az önce. kısaca "okumadık" veya "okuduk ama beğenmedik" deseydin daha doğru olurdu be. sözlüklerin en babası ekşi sözlük'te yüzlerce film için yorum okumuşumdur, bunların en fazla %5'i izlemeden yapılan yorumlardır. hatta abartayım: ekşi sözlük'teki film yorumları çok sesli, samimi ve dolayısıyla önemlidir.

    hem iticisin, hem daha da itici olmaya zorluyorsun kendini be adam. sevimli olmak gibi bir zorunluluğun yok ama bu tavırlar, bu hareketler komik duruma düşürüyor insanı.
  • hızlı yasamaya kafayı takmıs bir cizer. anadolu cocugunun istanbul gecelerinde basından gecenleri anlatıp kendince celiskileri koyuyor ortaya. ne kadar cok sey yasadıgını (gercekten yasadı mı bilmiyorum) anlatıyor, ciziyor, para kazanıyor bu isten, iyi güzel. artık hızını da söylüyor. 250, 300 ile yasıyormus hayatını, simdi düsürmüs 180'e, aferin. ibreye bakıp nefesini tutmaktan esen rüzgardan nasiplenmiyor. kadran okumaktansa pencereden baksa, hızlı yasıyorum demek icin cektigi azaptan kurtulacak sanki. bak ne güzel yetenek var, ne gerek var televole muhabbetine. bu is böyle yapılıyor olsaydı mehmet ali erbil / ibrahim tatlıses yasadıklarını cizdirir, her hafta 5 leman cıkartırdı. hem de kimse ulan atıyor mu yoksa diye tereddüt etmezdi. el yeteneginin üzerine birsey koyamadıgını, dolayısıyla verimsiz bir cizer oldugunu düsünüyorum. kendisi büyük ihtimal böyle düsünmüyor onu biliyorum. hızı arttırıp, kalkanları acarsa belki elestiri almaktan kurtulabilir.
  • yaptigi suratin kimsenin sikinde olmayacagini bilmesi gereken adam.
    filmi izlenmedi diye turban sorunu yok diyebilecek kadar daracık bir dünyası var belli ki...
    yaptigi filmden ne beklenir şu noktadan sonra bilemiyorum.
    küsmüş. ahahah vah vah.
  • bu gece bana şöyle düşündürmüş kişidir kendisi, "türkiyede türban sorunu tabi ki vardır ama daha ciddi bir sorun da vardır, o da, çoğu insanın, hatta en yetenekli sanatçıların bile, kendine dönüp, kendini geliştirme peşinde olmak yerine, kendi hatalarının faturasını başkalarına çıkarmaya çalışmalarıdır. hep bir kasılmak, bir gösteriş, kendi insanını irdeliyor gibi görünüp, kendinden ve insanından tiksinme durumları.aslında herşey kendi yerini belirlemek için yapılıyor ne yazık ki ve bu samimiyetsizliği yazıda çizide filmde hissettiği anda uzaklaşıyor insan. ne yazık ki eksiklikler bu şekilde kapatılmıyor. geç olmadan herkesin kendine bakıp, kendiyle uğraşacak dürüstlük ve özgüvene ulaşmak için cesaret göstermesi gerekiyor. bu şekilde bir yere varılamadığı çok net çünkü. biraz güler yüz göstermeyle karizma çizilmez korkmayın. en fazla şişkin egolarımızın üzerine bir çizik atılır, o da içindeki pisliklerin boşalmasına yarar."
  • ilk defa gördüm, görmez olaydım, nötr idim, nefret ettim. sanki zorla getirmişler programa*. başka takımı tuttuğu için çocuğunu azarlayan baba misali oyuncusunun fikirlerine, yorumlarına karışmasına ise deli oldum, yahu sanane!

    bir de filmi seyredilmediği için başörtüsü konusunun mesele olmadığı yorumu vardı ki, bambaşkaydı. o mantıkla bakarsak memlekette 1 miyon atatürkçü*, 450 bin fethullahçı*, 4 milyon hanzo* var, bakiye kısım kendini anlatan bir film olmadığı için boşta kalmış.

    film çekmiş, seyredilmemiş, üzül ama kızma yahu, hangi dayanakla kime kızıyorsun? seyredenlerin sayısı çok az diye onları zaten iplememiş, seyretmeyenler için de sürekli bir "allah belalarını versin, her şey müstahak onlara, demek ki türban sorunu yokmuş" tavrı. o böyle davrandıkça ben de kendisinde "hazır başörtüsü meselesi türlü şekil gündem işgal ediyor, bi film çakalım, kıralım parayı." hesabının hakim olduğunu düşünüyorum. bunda hiçbir sakınca yok ama o zaman da film seyredilmeyince de potansiyel müşterinden memleket meselesine duyarsız kaldılar diye şikayet etme. bu minvalde (aynı programda diye kıyaslıyorum) ata demirer'in filminde kullandığı şarkıyı albümüne koymakla fırsatçılık yaptığını söyleyen atilla taş daha samimi idi.

    hele o sevdiğiniz karikatüristler kısmında kendisine gerçek anlamda acıdım. mine kılıç kendi adını söylemedi diye posta koydu, bu nasıl bir ruh halidir. nedense bu konuda konuklar arasında aşağılamak için kendine atilla taş'ı seçti ama elinde patladı bence. yenilerden kimseyi beğenmediği anlamına gelecek açıklamasıyla da gündem kapmaya çalışan umursanmayan sanatçılara benzedi.

    bildiğin kifayetsiz muhteris. "ama iyi yazıyor/çiziyor!" banane! "karakterini eleştiriyorsun da hiç okudun mu?" sanane! adam dünyanın en iyi karikatüristi/çizeri olsun, programındaki haliyle mesleğinin ne alakası var, adamın sergilediği tavırlara binaen "çizimi kötüdür" diye bir yorum yapılmış sanki.