şükela:  tümü | bugün
  • siradan durumlara ilginc tepkiler verir, sasirtir. hos adamdir gercekten.
  • bu kadar cok sey bilip bu kadar alcakgonullu bir profesor daha yoktur. kendisi sociology of structural transformation dersi vermektedir. derste her hafta bir kitap okunur ve tartisilir. mesela manuel castells in uc ciltlik network society si ya da hardt ve negriden empire falan gibi baba kitaplari okumasi beklenir ogrencinin bir haftada. ama bahattin aksit o kadar iyi kalplidir ki herkes elinden geldigince kitabi okumaya calisir. okuyamazsa internetten arastirir. keske her hoca boyle olsa dedirtir insana.
  • lisans ikinci sinifta iken ilk kitabi basilmis, odtu sosyoloji hocalarindan en genc yasta yayin cikarani olmustur.
  • çok zor make up verirmis. hatta hic vermezmis. university of chicago'dan phd.li castells uzmani. alcokgonullu. yardimsever hoca.
  • türkiye bilimler akademisi tarafından ve devlet planlama teşkilatı desteği ile yürütülen sosyal bilimler öngörü projesinin sosyoloji, antropoloji ve kültür çalışmaları alanında grup yöneticisi olarak çalışmış olan odtü profesörüdür.bu proje kapsamında amaç sosyal bilimlerin düzeylerinin nasıl yükseltilebileceği olmuştur.
  • her akademisyen gibi seveni sevmeyeni boldur da herhalde iki tarafin da teslim edecegi sey bu adamin derslerdeki heyecani ve hevesidir.

    kendince onemli bir sey izah ederken veya aklina beklenmedik bir sey dustugunde oyle bir heyecanlanir ki, kollar havalara firlar, eller heyecanla sallanir filan tam sterotipik deli profesor tadi yakalanir dersi izlenirken.

    ayrica genelde yuksek lisans derslerinde adet olan, ogrenciye birincil kaynak okutma hadisesini lisans derslerine de uygulayarak 'o onu demis bu bunu demis' tarzi bir anlatiya alismis sosyoloji ogrencilerine ters takla attirir. uzaktan uzaktan ben severim kendisini.
  • vaktiyle rahmetli sadun aren ile sohbet etme imkanı bulup da sorusu üzerine odtü sosyolojide okuduğumu söylediğimde bahattin hoca ile ilgili şöyle demişti aşağı yukarı:

    "bu çocuğu çok seviyorduk, çok güveniyorduk, müthiş zeki idi. lakin kendini bilime adamayı, köyleri dolaşmayı, partide* çalışmaya tercih etti, amerika'ya gitti, uzaklaştı bizden."

    akşit'in kendini sosyal bilime adaması türkiye soluna ne kaybettirmiştir bilemem ama, sosyolojiye çok şey kazandırmıştır.

    bir de notumuzu alalım: kendisi iftiharla bahsetmekten hazzetmez ama, 1960'ların sonunda "azgelişmişlik" hakkındaki marksist sosyal bilim eleştirisi inceden tedavüle girmeye başladığında, akşit bu literatürden bihaber, kendi saha çalışmalarıyla azgelişmişlik mekanizmalarını çok benzer bir güzergahta ifşa etmiş idi. 1971'de university of chicago sosyolojide savunduğu (sanırsam yusuf ziya özcan da oradadır o sene) "two turkish towns: a study of social change, class structure, commercial involution and industrial underdevelopment" başlıklı master tezi buna tanıklık eder.
  • bu gece cüneyt özdemir'in 5n1k programına konuk olmuş. başbakanın son zamanlarda gençlerle ilgili söylediği "dindar", "ateist" ve "tinerci" olma durumlarıyla ilgili bir program olacakmış hesapta ama ne mümkün.

    cüneyt özdemir'in programı ısrarla planlandığı şekilde bu konulara çekme gayretine rağmen bu hocamız konuyu ısrarla olmadık noktalara getirme ve konuyu saptırma niyetindeydi. (en azından öyle bir izlenim verdi).

    bu durum şaşırtıcı biçimde o kadar ileri gitti ki cüneyt özdemir profesöre "kendi fikirlerinizi söylemiyorsunuz, yökten falan mı çekiniyorsunuz (veya korkuyorsunuz) öyleyse bunu anlarım, söyleyin" tarzı bir şeyler dedi. profersör "hayır" dediyse de her şey o kadar açıktı ki cüneyt özdemir konuyu dillendirmekten çekinmedi.

    nitekim çok yazık. programın konusu hakkında söyleyecekleriniz yoksa veya söylemekten çekiniyorsanız neden programa katılırsınız? epey ilginç bir insanmış kendisi. tabi ders durumunu, hocalığını bilemem. programda çok kötü bir izlenim bıraktı. hem kendisi adına hem de ülkenin ve ülkedeki hocaların geldiği durum açısından.
  • cevat akşit'le akrabalığını merak ettiğim profesör olan bir diğer akşit.

    cevat hoca denizli yatağanlı.