şükela:  tümü | bugün
  • türk siyasetinde alzheimer çağı olarak hatırlanacak bir döneme şahitlik ediyoruz. işin daha ilginç yanı, bu öylesine bir adlandırma değil. siyasilerde hem metaforik olarak hem de patolojik düzeyde bir unutkanlık söz konusu. erdoğan ve bahçeli aynı anda teklemeye başladılar. artık sadece bağırıp çağırıyorlar. dolayısıyla kime bağıracaklarının bizim için bir önemi olsa da onlar için fark etmiyor. birkaç aya kalmaz 15 temmuz denildiğinde kendilerinin doğum günü olduğunu sanacak kadar yıpranmış iki siyasetçi ittifak kurdu. oysa ki birbirlerini de unutmaları an meselesi. devlet bahçeli o kadar silindi ki akplilerin mehmet bahçeli'si oldu. artık önden mi arkadan mı yapacağını kimse kestiremiyor. erdoğan ise, dün, kendisinin chp döneminde yaşadığını anlatırken yalan söylemiyordu, vahim bir şekilde buna inanıyordu. böyle çılgın insanlar, arkasında kendilerinden daha çılgın bir güruh için siyaset yapıyorlar. ne mutlu ki ülkedeki aklı başında kalabalıkların büyük bir kısmı muharrem ince'yi destekliyor. rakiplerine göre hayli genç fizik öğretmeni, arkasına aldığı rüzgarla alzheimer çağı'nın fil hafızalı başkanı olabilir. onun karizması karşısında, zaten tekleyen devlet bahçeli kendisini bir anda ittifakın karşı tarafında bulabilir.
  • (bkz: hayallerde yaşıyor bazı ibneler)

    15 yıl boyunca bunlardan kurtulmanın hayalini kurduk, çabaladık ancak 16 nisan 2017 anayasa değişikliği referandumundan sonra bu ülkeye dair tüm ümitlerimi yitirdim. yegane sebebi chp ve kemal kılıçdaroğludur. çalınan oyların peşine düşmek yerine öne alınan başkanlık seçimine kilitlendiler.