şükela:  tümü | bugün
  • italyanların (bkz: coperto),fransızların couverture saçmalığının farklı bir versiyonu olduğunu düşünüyorum.bizde bazı restoranlarda (bkz: kuver) olarak da bahsedilir ama kuver doğrudan hesabın içine yazılandır,bahşiş para üstünden artanla verilir genelde.
    bizde para üstü olarak inatla bir sürü ufaklık parayı verirler ki " bahsiş için ufaklık da getirdik" demeye getirirler.
    garsonun görevi o yemeği bize sunmak,yemeğin bedelini ayrı,garsonun hizmetinin karşılığını ayrı ödemek saçmalığın dik alasıdır.
    edit: (bkz: polly jean) ın uyarısı ile kuver hakkında da bilgi verdim.
    oradan bazıları çıkıp" vay pintiler " "bunu amerika'da yapsana delikanlı ","ya o adamlar zor şartlarda çalışıyor "geyiği çevirmesin.ben o adamlardan çok daha zor şartlarda,onların sorumluluklarının bin katıyla yüklü olarak çalışıyorum.kimin hangi parayı hangi zahmetle kazandığını bilmeden pintilik muhabbeti yapmayın.masaya iki tabak getirdi,iki yılışıklık yaptı diye zar zor kazanılan parayı birisine istem dışı bağışlamak hoş değil.
    can güvenliğimizin bile tam olmadığı,geleceğimizin hiç bir şekilde teminatının olmadığı ,önümüzdeki yıl bu zamanlarda aynı işi yapıp yapmayacağımızın bilinmediği,insanların yarısından çoğunun açlık sınırının altında yaşadığı bir ülke ile amerika'yı kıyaslayamanın ne anlamı var ?
    garsonlar,otopark değnekçileri zor şartlarda yaşıyor olabilirler ama bu bizi müşteri olarak sosyal sorumluluk almamızı gerektirmez.
    madem bahşiş vereceksiniz (bkz: orospu çocuğu taksici) den başlayın adamlar günde ondört saat sizi trafikte taşıyor.masanıza iki tabak getirdi diye on beş lira bahşiş bekleyen adama değil.
    bahşiş verelimciler size bir soru ;
    otuz beş liralık hesap için uzattığınız 50 tl üstüne 15 tane 1 tl veren hizmet erbabına ne kadar bahşiş verirsiniz ?
  • akla rezervuar köpekleri'nde mr.pink'in yaptığı konuşmayı getirmiştir.

    https://www.youtube.com/watch?v=v4sbyy0wdgq
  • (bkz: maaşlı çalışan bir işçiye bahşiş vermek)

    bu konuya daha önce değinildi sanıyorum.

    edit: rezervuar köpekleri ile ilgili entry de oralarda bi yerlerde.

    2. edit: olum bu sözlükteki bahşiş mevzusu da ne uzadı ha. herkes tutturmuş bahşiş. niye söylüyosunuz bahşiş verdiğinizi falan. bu ben zenginim demenin mi yoksa hakkını hak sahibine veren iyi bir insan demenin mi bir yolu.

    bir de tutturmuşlar yüzde 10. ne vermek istersen verirsin yahu. sanki vergi veriyoruz anasını satayım. yüzde 10muş. kuralmış.
  • bir çok yerde garsona hizmetleri karşılığında %5 - %10 arası bahşiş * verilir.
    sizin çok önemsediğiniz bu küçük meblağlar normalde garsonların, hatta tüm hizmet verenlerin geçim kaynaklarına (bkz: maaş) çok küçük bir ek olarak yansır. çünkü işletmeler bu emekçileri çok çok düşük rakamlara çalıştırmaktadırlar. onları "maaş + tip" diye kandırırlar. hatta bu paraları ceplerine atan patronlar gördüm, biliyorum.
    çoğu 10-12 saatten fazla ve oturmaksızın (küçük molaları saymazsak) ayakta iş görmektedirler. çoğunluğu da öğrencidir ve eğitimlerine/ailelerine katkı olarak bu işi yaparlar.
    mesele size verdiği hizmetin karşılığı olarak zaten aldığı maaşa istinaden tip bırakmanız ya da bırakmamanız değildir.
    bazıları sizin masanızla gereğinden fazla da ilgilenebilirler. en azından onlara mutlaka bahşiş veriniz.
    100 tl hesap gelmiş bir masaya %5 ya da %10 bahşiş bırakmakla ölmezsiniz ki?
  • bana ya da benim masama ekstra bi hizmet etmemiş garsona değil bahşiş, günahımı vermem.

    bu hizmet nedir açıklayalım;

    hizmet dedik de bana kul köle olsun değil amk hemen duyargaçlarınızı açmayın. misal servisini yaptı gitti, ardından geldi ve "beğendiniz mi, başka bir isteğiniz var mı" diye sordu de mi? işte bu benim için ekstra bir hizmettir, ben bu garsonu görürüm çıkarken.

    fakat sırf benim ettiğim siparişi masama getirdi diye bir garsona bahşiş verecek kadar mal değilim. çünkü bu onun işi.

    sen günlük mesaini yaptığında kimse sana ekstra para vermiyor di mi arkadaşım? ama mesaiye kalıyorsun ve paranı alıyorsun, çünkü ekstra bi hizmet yapıyorsun.

    aranızda böyle sığır gibi davranan garsonlar varsa gözünüzü iyi açın ve okuyun; size yaramı bahşiş veririm ben. verene de mani olurum.

    edit: evet benim fikrim beynim yok, bir konuda fikir beyan etmem için onunla ilgili bi film izlemeliyim ille de.
  • nerede (bkz: rezervuar kopekleri)ni izlemis insan var, hepsini bir araya toplamis basliktir.

    edit: imla
  • bahşiş candır.
    öğlen yemeklerinde sodexo kullandığım için bahşiş vermiyorum.garsonlarda hiç öyle mal gibi bakmıyor.
    herkesin neyin ne olduğunun farkında.

    akşam yemeğe çıkmışsam, muhakkak bahşiş veririm.%10 olayın şanındandır.bahşiş garsonun bir sonraki gidişinde seni sahiplenmesi ,yediğin ürünün kalitesi , servis-hizmet süresi ,masa seçimi , ücretsiz aperatif gibi birçok alanda da sana olumlu olarak döner.aynı zamanda yatırımdır anlayacağınız.
    bilirler ki vermediğinde ,birşeyler yanlış gitmiştir.samimiyet düzeyin iyiyse bir sonraki gidişinde de muhakkak sorarlar.
    bu arada öyle dayak atan , müşteriyi keriz gibi görüp hesapta giydiren işletmelere zaten gitmemek lazım.onlara ne versen yetmez çünkü.
  • garsonun aldığı para az diye bahşiş bırakmanın gerekliliğinden bahsetmek de bi değişik. sanki diğer sektörlerde çalışanlar çılgın gibi para kazanıyorlar da bi garsonlar az kazanıyor. kim işini yaptığı için artı para kazanıyor?
    iğrenç bi servis olmadığı sürece ben de öğrenci olmama rağmen hesabın yüzde 10'unu bırakırım çünkü ayıp olacak gibi hissediyorum ama bence de saçma.