şükela:  tümü | bugün
  • "...boraca yüce dağları aşmak
    varılmadan ölünen uzak yerlere koşmak
    tanrı’nın sofrasında mest olarak konuşmak
    ve ömründe bir kere, bir kere sevinmektir..." - hüseyin nihal atsız
  • ilk köy romanlarından biri olarak kabul edilen ahmet mithat efendi'nin 1885 tarihli eseri.
  • ah güç de değildi bahtiyarlık belki
    üstümüzde deniz gibi bir gökyüzü
    bir şemsiye gibi açtı mı gündüzü
    altında her kalbe esenlik payı var. *

    bu, şairin iddiası. böyle bir pay var mı bilmiyoruz. bize denk gelmedi daha.
    vardı da birileri bizim payımızı da üleştiyse boğazlarında kalır inş. ben payımı istiyorum arkadaş.
  • bahtiyarlık ne zafer kısrağına binmektir;
    ne yaşarken dünya uçmağına inmektir.
    şekli olmaz, rengi yok, belirsizdir ve tektir.
    bahtiyarlık: ömründe bir kere sevinmektir.

    bir karanlık geceye akıyorken bu varlık
    bulunur mu dünyada ebedi bahtiyarlık?
    mükafatın, yapsan da en büyük bir yararlık
    nihayet zafer adlı bir kısrağa binmektir.

    dört hecelik söz olan ?bahtiyarlık?... o bir sır...
    bilmeyecek insanlık bunu daha bin asır.
    bilgi, bolluk, din, para... hepsi boş, hepsi kısır...
    en fazlası bir dünya uçmağına inmektir.

    her şeyin bir şekli var, her derdin bir ilacı...
    türlü türlü yemişler verir dünya ağacı.
    zafer çetin, ilim güç, bozgun kötü, aşk acı.
    halbuki bahtiyarlık: belirsizdir ve tektir.

    bahtiyarlık: boraca yüce dağları aşmak
    varılmadan ölünen uzak yerlere koşmak,
    tanrı?nın sofrasında mest olarak konuşmak
    ve ömründe bir kere, bir kere sevinmektir...

    1933

    hüseyin nihal atsız
  • mithat efendi bu eserde beyoğlunda alev alan bir beyoğlu mekanından söz eder.
    hem mecazen hem gerçek manada.
    hatta oraya giden gençlere
    centilmenimiz alev aldı denilmiş.
    bugün kullanılan ortalık alev aldı deyimini getirdi aklıma.
    oranın bir çok işlevi olduğuna dair işaretler veren mithat kumarhane içki kerhane olduğunu belirtirken bir çalgıcı kadından söz açar.
  • romanın bir bölümünde kahraman senai avrupailiye o denli o derece özenir ki şu küstah ifadeleri kullanır:
    ah pederimin emlakı avrupa'da olsaydı da ben de orda doğmuş olsaydım tük olduktan sonra ister soylu ister zengin ol.
    türksün işte barbarsın işte o kadar

    romanın diğer kahramanı şinasi anlatılırken bir bursa tasviri yapıyor mithat ve türkiye'nin jeopolitik konumuna övgüler diziyor.
    tarımda modern yöntemleri halka ulaştıran ansiklopedik bilgiler veriyor.

    ****

    bir yorgunluk diğerini def eder.