şükela:  tümü | bugün
  • hani böyle içinde bir renk dönmesi olur ya. bütün renkler bir arada dönmeye başlar. biraz ebruli, biraz keskin. ama pastel değil kesinlikle. hem hareketli hem neşeli. hüzünlü hem de. öyle işte. buruk biraz.
  • ve ötesi albumunde yer alir, hayat öpücüğü* albumune de girmistir. sirtimizi sivazlar, gülümsememizi, aglamanin gereksizligini anlatir ilhan irem karsimiza gecip. her sözü dikkatle dinlenmeli ve dikkate alinmalidir. guzel yazmis!
  • ilhan irem' in 1987 yılında çıkarmış olduğu "ve ötesi" albümünden bir şarkı.
    sözleri şöyledir;

    bir sabah, bir başka sabah gibi baksaydın aynaya
    ve yavaş yavaş başlasaydın gerçekleri anlamaya
    kanında yavaş yavaş birşeyler, birşeyler kaynayınca
    insan bir başka olur sevgiyi gerçekten anlayınca
    anlayacaksın sorunların yalnız sende çözüldüğünü
    anlayacaksın ağlayınca yalnız senin üzüldüğünü
    anlayacaksın sorunların yalnız sende çözüldüğünü
    anlayacaksın ağlayınca yalnız senin üzüldüğünü
    şöyle gülümse, kalk yüzünü yıka
    sonra neşeyle bak şu aynaya
    şöyle gülümse, kalk yüzünü yıka
    sonra neşeyle bak şu aynaya
    anlayacaksın sorunların yalnız sende çözüldüğünü
    anlayacaksın ağlayınca yalnız senin üzüldüğünü
    anlayacaksın sorunların yalnız sende çözüldüğünü
    anlayacaksın ağlayınca yalnız senin üzüldüğünü
    şöyle gülümse, kalk yüzünü yıka
  • hani böyle hep duyduğumuz klişeler vardır, kafamızı sallarız, kulağımızın birinden değil ikisinden birden çıkar söylenenler...
    bu şarkı o söylenenlerin masalı ve ilhan irem söyleyince kulağımızdan kalbimize yerleşiyor hemen. hayat güzel, gerçekten...
  • the crow filminde eric'in darla'ya söylediği şey. ardından darla'nın kolundan morfini çıkarır.

    (bkz: dön bak aynaya)
  • esasında hiç kimsenin umrunda olmadığım gerçeği ile arada bir yüzleştiğim zaman:

    ''anlayacaksın sorunların
    yalnız sende çözüldüğünü
    anlayacaksın ağlayınca
    yalnız senin üzüldüğünü''

    sözlerini aklıma getirdiğim ilhan irem parçası.
  • masadayım. şarkı çalmaya başladı. ıssız bir müzikle yola koyuldu parça. oyalandım biraz daha, elimdeki kurşun kalemi kalemtıraşla açtım, fır fır döndü kalem, kahvemden bir yudum aldım, sarma sigaramdan bir fırt; cırcır böceklerinin sesini dinledim, ağaçlar rüzgarla hışırdadı, uzun zamandır denk gelmediğim yağmurdan sonraki toprak kokusu burnuma geldi, ne enfes. bir şeyler karaladım, saçma sapan bir şeyler. parçadaki "anlayacaksın sorunların yalnız sende çözüldüğünü" deyince aynaya bakmayı denedim. güzel bir şarkı. insanın kendisine dönmesini öğütlüyor.

    "şöyle gülümse, kalk yüzünü yıka
    sonra neşeyle bak şu aynaya"

    [enfes şarkı]
  • üç gün önce tanıştığım bu şarkıyı hayatımın iki buçuk sene öncesine atıyorum. her şey aynaya bakıp kendime gülümsememle başladı. ve anladım ki sorunlarımın çözümü bende. ve ben ağladığımda yalnız benim üzüldüğümü...

    ve sonra rönesansın başlangıcı...