şükela:  tümü | bugün
  • tefsiri okunmazsa yanlış anlaşılmalara yol açabilecek bir ayettir.

    --- spoiler ---

    âyetin ilk kelimesindeki “iman edenler”den maksat, birçok müfessire göre, dış görünüşte iman ettiklerini söyleyen münafıklardır. zira daha sonraki kısımda gerçek iman edenlerin bulunması, bu tefsire bir karine teşkil etmektedir. âyetteki “her kim allah’a ve âhiret gününe iman eder ve amel-i sâlih işlerse” cümlesiyle beyan buyurulan gerçek iman edenlerin, hz. muhammed (a.s.)’ın peygamber olarak gönderilmesinden sonrakiler diye tefsir edilmesi lâzım geldiğinde hiç şüphe yoktur.

    hz. muhammed’in nübüvvetinden önce allah’a ve âhirete iman eden ve iyi amel işleyenler bile, tevrat ve incîl hükmünce geleceğin büyük peygamberine iman ile yükümlü idiler. böyle iken hz. muhammed’in peygamberliğinden sonra onu inkâr edenler arasında gerçek iman ehli bulunduğu varsayımına imkân kalır mı?

    âyette zahirî îman sahipleri, yahudi, sabiî ve hıristiyanlarla bir tutulmuş ve hepsinin kurtuluşu, kur’ân’da bildirilen rükünleriyle kâmil iman ve salih amel şartına bağlı kılınmıştır. böylece islâm dininin dâvet ve hidâyetinde, bütün insanlara açık evrensel bir din olduğu âşikâr olmaktadır. demek doğumla ilgili olan, ırk gibi bir din anlayışı değil, tahkikî bir iman esastır.

    yahûd: arapçada bu kelime “tövbe etmek” veya “yahudi olmak” anlamına gelir. yahut cins ismi olup kavmin veya boyun adıdır. tekili ise yahûdi olup o kavme mensup olan kişiye denilir.
    nasârâ: tekili nasrânî olup, hıristiyanlar mânasına gelir. hz. îsâ (a.s.)’ın yaşadığı nâsıra şehrine mensubiyeti belirtir.
    sabiîn: dilde “sabie” “bir dinden çıkıp başka dine girmek” demektir. bazı tefsirler islâm, yahudi ve hıristiyanların dışında kalan diğer dinlerin mensupları diye açıklarlar.
    ayrıca meleklere veya yıldızlara tapan insanlar olduğu söylenmiştir. âlemin tek yaratıcısına inanmakla birlikte, dünyanın ve insanların yönetiminin gök cisimlerine bırakıldığını ileri sürerler. hz. ibrâhim (a.s.) bunları irşad için gönderilmişti. günümüzde yıldız falına inanma ve yıldızların gücüne sığınma bunlardan kalmadır.

    --- spoiler ---
  • allah'ın dediğini siz anlamazsınız bak ben sana anlatayım, o öyle demiş ama aslında bak ne demek istemiş diyenlerin bile cennete gidebileceklerini müjdeleyen ayet.
  • allaha ve ahiret gunune kismini okuyunca bir an sevindigim, salih ameller kismina gelince cok tirstigim ayet..
  • ayeti tefsir eden arkadaşımız mealini yazmamış:

    "62. kuşkusuz, iman edenler ile yahudi inancının takipçilerinden, hristiyanlardan ve sâbiîlerden allah'a ve ahiret günü'ne inanmış, doğru ve yararlı işler yapmış olanların tümü rablerinden hak ettikleri mükafatları alacaklardır; ve onlar ne korkacak, ne de üzüleceklerdir." (diyanet meali)

    "62 - şüphe yok ki, iman edenler, yahudiler, hıristiyanlar ve sabiîler, bunlardan her kim allah'a ve ahiret gününe gerçekten iman eder ve salih amel işlerse elbette rabbleri katında bunların ecirleri vardır, bunlara bir korku yoktur, bunlar mahzun da olacak değillerdir" (elmalılı meali)
  • müslümanlar arasında "sabiiler cennete gidiyor mu, gitmiyor mu?" şeklinde tartışma başlatan ayet.

    kimileri sabiilerin babil dininin kalıntılarını yaşayan bir dini grup olduğunu söylüyor. çok tanrılı bir inanışmış, 7 yıldıza inanırlarmış, falan filan. şimdi kuran'da bunların isimlerinin geçmesinin ama budist ve hinduların adlarının geçmemesinin sebebi nedir? yoksa arap yarımadasında sadece bunlar mı biliniyordu da diğer dinler bilinmiyordu? bunlara özel ayet inmesindeki nokta nedir?

    not: cevap bekleyerek yazdığım sorular değildir. "behlül-i dana hazretleri der ki..." diye başlayan kopyala yapıştır cevaplar atmayınız.
  • allah'ın farklı zamanlarda indirdiği tek din olan islam'ın temel 3 şartını (allaha iman, ahirete iman ve salih amel) açıkça belirtmiş ayettir. buna uyanların hakettikleri güzellikleri alacakları da açıkça belirtilmiştir.

    (bkz: #33900657)
  • mekke'de yazılmış ayetlerdendir. islama inanan bir düzine kişi vardır. islamın mali ve askeri gücü yoktur. daha kervan soygunları ve mezra baskınları ile zenginleşilmeye başlanmamıştır.

    bu yüzden söylemler "senin dini sana benim dinim bana" modundadır. yahudi, hıristiyan ve sabiilerden iyilikle insan devşirilmeye çalışılmaktadır.

    ek: jiraiya "mekke değil de medine döneminde yazılmış. hicretten hemen sonra diyor."
    doğrudur. yine de müslümanlığın çok güçlü olmadığı dönemdir
  • al-i imran suresi 85. ayet ile çelişki içinde olan ayettir.
  • yahudiliğe benzer bir din olan karaizmde ahirete ve ayrıca hz muhammed'e de inanılır.bu yüzden bu ayette karaylara atıfta bulunduğu söylenilir.