şükela:  tümü | bugün
  • özdemir asaf'ın "bir kapı önünde" adlı kitabında yer alan bir şiiridir.

    bakı

    kendi bahçesinde dal olamayanın biri
    girmiş bahçeme ağaçlık taslıyor.

    kendi sınırları içinde elle tutulur en ufak bir variyet gösterememişlerin, başkalarının mülkiyet sınırları içinde (hayır, salt tapulu arazi anlamında değil, benlik, kişilik hakları falan da anlaşılmalı bu tamlamadan) şuurlu ya da şuursuz at oynatma yeltenmesine karşı sıkı bir uyarı, bir karşı çıkış, bir savunma; hatta bir geri püskürtme harekatıdır bu şiir. manifestal bir yanı var bu maddenin yazarına göre. "sataşma"yı tırnak içinde ve kendi içinde "tutarlı" kılacak her türlü girişime tüm yazın hayatı boyunca asla duyarsız kalmamış olan şairimiz, "benim gönlümde taht kurabilirsin sen de, amma önce bir referans göster, en azından kendi dahlinde bir parça başarı, bir varlık, bir kabul edilebilir bir çizgin olsun önce, ne olur güzel kardeşim" demektedir. (kızım ve dahi gelinim, hepiniz aldınız mı notlarınızı bembeyaz kağıtlı akıl defterlerinize?) bunlardan yoksun isen, boşa meşgul etme hatları, bak sırada bekleyenler var. hem ne malum benim bahçemde bir ağaç istediğim, az müsaade et, ve dahi gölge etme ki çilekler rahat serpilebilsin güzelim bahar güneşinde…
    topu topu dokuz kelime ile ifade edilen bu hayat felsefesini dönüp bir kez daha okuyalım sabah serinliğinde ki, bir bahçeye girip ağaç olarak kabul görmek istiyorsak cüretimizi ve kapasitemizi gözden geçirme gereği bir kez daha belirsin akıllarımızda. (manifestal bir deyiş oldu be)
    ah, bu karlı kış sabahında ne güzel saçıldın ortalık yere özdemir asaf, sen bir yazarzeka değilsin de nesin…
  • bir özdemir asaf şiiri. ki en sevilenidir:

    "kendi bahçesinde dal olamayanın biri
    girmiş bahçeme ağaçlık taslıyor"
  • bakı: (bkz: fal)
  • (bkz: bakı)
    bir yamacın güneş ışınlarına, güneye veya kuzeye karşı konumunu belirleyen, bunun sonucu olarak da doğal şartlarını tespit eden durumu**

    dağlarda yamaçların bazıları sürekli karlı olur; bazılarınınsa konumu nedeniyle gün ışığını yakalayabilmesi karları eritir, yamacın toprak toprak keli görünür. işte bu kelleşmeye-kırlaşmaya etki eden coğrafi tanımdır kendisi. (bkz: bakı etkisi)
  • sanırım ortaokul yada lisenin ilk yıllarında olduğum dönemlerden hatırlıyorum bu iki mısrayı. harita metod defterlerimizin en son sayfası bizler için her zaman etkilendiğimiz şairlerin şiirleriyle doluydu. en çok da özdemir asaf ve edip cansever edinirdik. şimdi yıllar geçti, inan olsun aklımda sadece şiir kaldı şairden ziyade.

    bugün 30'lu yaşlarıma yaklaşıyorum. tadını, dilini anlamadığım insanlar için kafamdan geçen cümleler "kendi bahçesinde dal olamayanın biri , girmiş bahçeme ağaçlık taslıyor" oluyor. özdemir asaf sen kimsin ve benim yuvarlağımın köşelerinde ne işin var diyorum, aldığım cevaplar zaten sistemimi alt üst ediyor.

    dönüp baktığımda eskiyen tek şeyin benim coğrafya harita metod defterim olduğunu görüyorum. bu defa içimden değil gayet yüksek desibelden söylemekten hiç imtina etmiyorum :

    "kendi bahçesinde dal olamayanın biri
    girmiş bahçeme ağaçlık taslıyor"

    kimse özdemir asaf değildir...
  • az. bakü
  • reşid behbudov'un muhteşem bir şarkısıdır, bakü sevgisiyle yoğrulmuş, bakü hakkında, ya da azeri kardeşlirimizin dediği gibi bakı haqqında.
  • dağın güneşe bakan yamacı.
  • bir yamacın güneş gören tarafı.
  • dulda olmayan.