şükela:  tümü | bugün
  • bakırköy meydanı'yla istanbul caddesi arasındaki, mağazalardan bol caddede, bir aşağı bir yukarı yürüyen, uzun ve kıvırcık saçlı, yüzünde sürekli bir tebessüm olan adam.*
  • yoluna bahçelievler'den başladığı görülmüştür. taksim'de de rastlanabilir arasıra.
  • uzun süredir konuşmak istediğimiz adam.
    sürekli yürü durur. bakırköyde incirliden başlayıp sahile kadar uzanan hat boyunca yürür durur.
    taksimde de yürür istiklal boyunca. takip etmişliğimiz vardır.
    taksimde, meydana kadar ilerleyip durup gerinip, esneyip geri dönüp yürümeye devam etmiştir.
    (taksimden bakırköye kadar yürüyordur belki...)

    sokak adamı değildir. ama öyleyse bile çok temizdir.
    siyah deri eldivenleri ve yeşil bir montu vardır.
    yazın t-shirtle dolaşır doğal olarak.açık renk giyinir hep.

    adını mustafa koyduk bi konuşmada. artık her gördüğümüzde " aaa mustafa " diyoruz.
    ama aslında hiç de ilginç gelmiyor. alıştık biz onun varlığına.
  • (bkz: forrest gump)
  • ilkgencliginde arkada$ oldugu oric usta ile beraber uzun yuruyu$lere ba$lami$, ama bir zaman sonra bu yogun tempoya dayanamayarak akli melekelerini yitirmi$ bir bicaredir. ee her babayigidin harci degil tabii.
    *
  • aynı gün içerisinde bakırköy ve taksim'de bulunabilme yeteneğine sahip bir insandır. bi ara durdurup konuşmak lazımdır.
  • kendisinde fransız tipi vardır.
  • bir gün, prensiplerinden ödün verip, iki kıza laf attığının görüldüğünü sandığım kişidir.. yada laf atmamışdır, insan gibi konuşmuştur ama kızların bağıracağı vardır. oda olabilir..
  • ne zaman incirli caddesi'nden yürümeye başlasam istanbul caddesi'ne kadar geçen zaman aralığında kesin gördüğüm kişi. hayır kıllanmaya başladım acaba bir aşağı bir yukarı yürüyen ben miyim diye.bir de kıvırcık saçlıyız...
  • yaklaşık iki yıldır sürekli sözkonusu yerlerde yürümeme rağmen bugüne kadar hiç dikkatimi çekmemiş kişidir. yoksa, yoksa, aman tanrım...