şükela:  tümü | bugün
  • bakmak eyleminin gözlerden çıkışı. her göze göre değişenine bakış açısı denir. herkesin bi bakışı vardır ama bakışlarıyla soymak vardır ki herkes beceremez.
  • her bakışın bir anlamı, anlamların sözden derin, eylemden geniş etkileri vardır. bazı bakışlar öyle gönendir, öyle mutlandırır ki, her şeyin eskidiği ve unutulduğu esnada sadece o bakışın sevinci anımsanır. kimi bakışlarsa sivri* köşelidir*, batar, incitir, kanatır, yaraiyileşse de acıunutulmaz.
    (bkz: bakışmak).
    (bkz: mimik).
  • konuşucu anlamına gelen bu kelime, bir çok kahine verilen isimdir.
  • "haftaya ve olaylara bakis" slogani ile 80'lerin ortalarinda 2-3 sene boyunca, milliyet gazetesinin pazar eki olarak gelen, mizanpaji vs. ile der spiegel, newsweek'e ozendigi belli olsa da, ahmet taner kislali yonetiminde alisik olmadigimiz kadar kaliteli icerigi ile dikkat ceken, 80'ler turk basininin yuzaklarindan biri olan dergi.
  • bir ulku tamer siiri;

    " yürürken o bakışını bırakma,
    kasketin gibi kendine ekle onu.

    dağılan bir kuş kanadı gibi
    sarsın alnının arkasını.

    patikalarda büyüyen hışırtılar gibi
    yüreğinde büyüt onu.

    ayın savurduğu sessizlik gibi
    içine savur onu.

    tut elinden o bakışını.

    çeşmeye götür,
    su içir ona.

    çıkınını aç,
    peynir ver ona.

    dağlara taşı,
    rüzgarı göster ona.

    yaşarken o bakışını bırakma.

    yılların hazinesi gibi
    öfkenin sandığında sakla onu."
  • - kurbanıyam...
  • bakış, insan doğasındaki en basit eylemlerden biridir. ancak basite alınamayacak eylemlerin de başında gelmektedir.

    sevgilinin bir bakışıdır örneğin insanın hormon dengesini altüst eden; 'seni seviyorum' vb. sözcüklerin seslendirilmiş halinden çok daha etkilidir gözlendirilmiş hali. çok sık olmasa da rastlamak mümkündür bu şekilde iletişim kurabilen yetkin birlikteliklere. bakışın 'sus', 'neden?', 'seni bekliyorum' gibi ve/veya daha birçok başka kavramı gözlendirebilmesi ise daha üst bir yetkinlik ve dinginlik gerektirmektedir.

    öte tarafa doğru gidildiğinde ise karşımıza çıkabileceklerin nicelerinden biri, ihanetin kaçamak bakışıdır örneğin. bir maskenin gerisinde kalmaya çalışan soğuk, ikiyüzlü ve bencil bir bakıştır bu. ağızdan tükürükler saçarak yalan söylemenin göze gelmiş halidir. bu tehlikeli bakışın sahibi hain kişi, burada bir takım sado-mazo duyguların pençesindeyken, ihanetin mankeni olan üçüncü şahıs ise bu bakışın getirisi olarak, tarifi mümkün olmayan ve x'in miktarıyla doğru orantılı olarak niteliğinin ve niceliğinin değişebileceği onlarca farklı duygudan bir(kaç)ini yaşayacaktır. esas önemlisi ise ihanete uğrayan kişinin bu bakışa yaklaştığı bakış açısıdır ki; diğer ikinin olası yaşam, ölüm veya acı çizgilerini belirleyecek olan da budur.

    bakış, en basit eylemlerden biridir kuşkusuz. ancak tıpkı başta da söylediğimiz gibi en tehlikeli ve de kesinlikle basite alınamayacak bir eylemdir. kışkırtıcı olansa içinde biraz da kontrol edil(e)mezliği barındırmasıdır.
  • ve artik bakislarini da kacirmamani istiyorum, baktigin zaten benken cok tanidik olmali..
  • bakış

    elindeki
    telleri kopmuş kemanı
    ritmik hareketlerle
    çalmaya çalışıyor
    yaşlı bir adam sokak köşelerinde.

    önünde birikmiş
    duyguları bozuk paralar
    ve ilerde
    kulaklarını tıkamış
    küçük bir kız çocuğu.

    çaldığını duymayan
    bu yaşlı adamın
    kulaklarında alkış sesleri.

    neden ikide bir eğildiğini
    şimdi anladınız mı ?
  • bir (ya da esasen iki) gozden cikip, bir nokta yonunde "dumduz" olarak ilerleyip, o noktaya (minicik bir sureligine de olsa) odaklanan, cizdigi yol fiziksel olarak gorunmeyen ama isin gibi geometrik kavramlarla ifade edilebilecek farazi bir ok, vektor gibi bir hede. ve hatta karikaturlerde o "bakma" ve belli bir noktaya odaklanma eylemini daha net yansitabilmek icin nokta noktali oklarla da gosterilir.