şükela:  tümü | bugün
  • retinasal zenginlik & fukaralık
  • yaklasik 120 derece civarinda,yer duzlemine paralel alanin goz tarafindan algilanabilirlik durumu.
  • bir olguyu anlama tarzı. kişiden kişiye değişen göreceli kavram. edebiyat derslerinin değişilmez kelime grubu. hatta edebiyat derslerinin varolmasını sağlayan konu, şairin, yazarın bakış açısı üzerine konuşulması sonucu insanın kendi bakış açısını geliştirebileceğinin aşikarlığı.
  • "kime göre neye göre?" dememizin temel nedeni.

    (bkz: point of view)
    (bkz: mütalaa)
  • şimdi bu iki kelimenin yan yana gelişi , üzeirmde derin bir irkilme yaratmıştır çoğu zaman. televizyonun yeni yeni siyah beyazdan renkliye geçtiği , ters menapoz zamanlarıydı.haftada bir iki kez açık oturum başlığı altında , henüz yeni yeni tartışma kültürünü kazanmaya başlayan bir halk vardı o zamanlar.hiçbir küçümseme ibaresi kullanmak istemiyorum , zaten diyalektik bir süreçten bahsetmek entry'nin gidişatını bozar , konuyu değiştirir.kısacası yanlış anlaşılmaya mahal vermemek için bu tartışma kültürünün eklemeli ve gelişmeye muhtaç bir süreç olduğunu belirteyim , belirteyim ki bir takım mihraklar yarın çıkıpda "sen türk halkına tartışma fakiri dedin , niye dedin?" diye sormasınlar.
    neyse konuya döneyim. bu bakış açısı şeklinde dimağlarda yer edinen lafıgüzaftan şey , işte o dönemlerin ürünü birşeymiş gibi gelir bana hep.

    mesela;

    *"sayın cumhur , eğitim çok önemli. eğitim olmadan biz köylümüze ton balığı açmasını nasıl öğretebiliriz?
    -"haklısınız sayın ikinci cumhur - burada cumhurların fazlalığı kafa karışıklığına yol açmasın diye ikinci cumhur deniliyor , bir hınzırlık aranmasın!- tabi burada eğitimin görece niteliği ve eğitime karşı halkımızın duyarlılığı ve bakış açısıda çok önemli"

    bakış açısı , tıpkı sorun psikolojik demek , diyebilmek kadar illet bir kullanım alanıdır.
  • istanbul film festivali'nde gosterilmis bir fimin turkceye cevrilmis ismidir.
  • özellikle resim alanında kullanılan , ingilizce'de viewpoint olarak adlandırılan, sanatçının bir konuyu resmetmek için baktığı varsayılan noktadır.
  • emret başbakanım dizisinin çekim hataları bölümünde haluk bilginer'in de anlattığı, yiğit özgür'ün iyi bilinen bir karikatüründe, dil ve zihin sürçmesiyle bir adamın eczacı'dan "bakış aşısı" olarak istediği ve bulunmadığı için yerine "iğneleyici bir şeyler" olup olmadığını sorduğu "kavram cisim"dir.. (bkz: #5971117)
  • görecelik kavramının temelinde yatan, çeşitliliği* sağlayan kavram