şükela:  tümü | bugün
  • polonya için yerel denilebilecek bir içki imiş. ben pek ağır ve sadece soğuk havalarda içilebilecek tatlılık ve yoğunlukta buldum içkiyi. hani bavuluma koyup türkiye ye getirmem diyebilirim. sarhoş olacak noktaya kadar da içemedim. o sebeple sarhoş etme yeteneğinden söz edemiyorum. ama iyi kafa yapıyormuş, diyenlerin yalancısıyım.
  • yüksek alkollü bir slav içkisidir. (bkz: medovukha)

    2013 yazında kiev'de etnografya açık hava müzesi'nden 2 şişe el yapımı bal şarabı almıştım litresi 25 liraydı. birini içip diğerini türkiye'ye getirmeye karar vermiştim. valiz zaten ağzına kadar bilimum vodka - likör ve türevleri dolu olduğu için bilgiayar çantama koymuş bulundum bal şarabını, olmadı içer geçeriz diye düşünmüştüm. o anda yemek çubuklarıma da el konulmasının afallamasıyla kaldı o şarap, gümrükten geçerken görevlilerin bal şarabı ele geçirdiklerini fark ettiklerinde ağızları kulaklarına varmıştı, evet öyle de kıymetli güzel bir şaraptır.
  • ilk evde üretim denemesini yaptığım şarap çeşidi. şu sitedeki tarifi uyguladım.

    şimdilik sonuç şu şekilde.
  • hititler in bal sarabi yaptiklarina dair bulgular vardir. bu bilgiyle beraber insanoglunhn uretrigi ilk fermantasyon urunu bira zannedilirken bunun bal sarabi olma ihtimali son derece artmistir.
  • eski türklerin balın fermantasyonundan elde ettiği, şamanizm geleneğinde kutsal sayılan içki. islam dininin türkler arasında yaygınlaşmasıyla birlikte unutuldu. 922 yılında müslümanlığı kabul eden bulgar türkleri hanı almuş, bunun için ant töreni düzenleyip bal şarabı ile ant içince, abbasi elçisi olarak yanında bulunan din bilgini ibn fadlan'ın itirazı ile karşılaşmıştı. kökleri babil'e kadar uzanan bal şarabı, günümüzde dünyanın birçok ülkesinde yapılmaktadır.
    ---
    (alıntı: rakı ansiklopedisi)
  • mitolojide bilinen ilk alkollü içki olan bal şarabı "tanrıların içkisi" olarak tanımlanır. vikingler, galyalılar, eski yunanlar bu içkiyi yoğun bir şekilde tüketmişlerdir.
    ragnarok dizisinin 3. bölümünde (jutulheim) geçmektedir.
  • kimilerine göre ilk içki, eski insanlara göre tanrıların içkisi, tanrıların nektarı, ambrosia, tej, mead gibi isimler alan efsanelere konu olmuş içki.geçmişi m.ö. 7000'li yıllara kadar dayanmaktadır.

    insanoğlu her şeye olduğu gibi bu içkiye de hikayeler, methiyeler ve efsaneler düzmüştür.

    eski yunanlılar baharın ilk yağmurlarıyla balı karıştırırlar ve sıcak bir şöminenin yanına koyarlarmış sonra oluşan bal şarabını tanrıça afrodit'i onurlandırmak için kullanırlarmış ve tapınaktaki kahinler bunu içer geleceği görmeye çalışırlarmış.

    iskandinavlar vikingleri ve savaşçıları, bal şarabını sadece savaşta ölenler için ayrılmış tanrıların yaşadığı büyük bir bina olan valhalla'ya ulaştıktan sonra güzel bir kız tarafından verilen bir şampiyon içeceği olarak kabul ederlermiş.

    ayrıca içkinin yapılışıyla ilgili şöyle bir mit vardır. mead of poetry
    mit şöyle geçer:
    aesir-vanir savaşı sonrası tanrılar bir ateşkes anlaşması yaparlar ve
    tanrılar bir fıçıya tükürerek yaptıkları ateşkesi mühürlediler. ayrıca bu ateşkesin sembolünü korumak için, tükürüklerinden kvasir adlı bilge bir adam yarattılar. kvasir insanlığa bilgi vermek için dünyayı dolaşmaya başladı.
    ve bir gün cüce olan fjalar ve galar'ı ziyaret eder. fakat cüceler onu kandırarak öldürdüler ve kanını iki fıçıya, adları boden ve rerdrer adlı bir kaba dökerler. kanını balla karıştırırlar, böylece onu içen herkesi şair ya da bilgine(içki, şiirsel ilham için bir metafordur aslında , genellikle çılgınca öfke veya tanrısal özellikler kazandıran) dönüştüren bir mead yaratırlar. tanrılar sonrasında kaybolan kvasir'i aradılar fakat cüceler tanrılara kvasir'in bir kaza sonucu boğulduğunu açıkladılar.

    sonra cüceler bir dev olan gilling ve karısı davet ettiler ve onları öldürdüler . eve dönmediklerini fark eden devin oğlu suttung onları bulmaya gider. cüceleri sıkıştırır ve gerçeği öğrenir. tam cüceleri öldürecekken cüceler bir anlaşma teklif eder ve yaptıkları mead kefaret için teklif eder. suttung bu teklifi kabul eder. bunun üzerine mead'i alır ve bir mağarada sakladı ve kızı gunlod'a mead'i korumasını emretti.

    suttung öylesine övünürdü ki mead'in hikayesi aesir tanrılarına ulaştı. daha sonra odin kendini bir dev gibi gizledi ve jotunheim'a gitti. kendisine bolverk dedi. suttung'un kardeşi baugi için çalışan dokuz kölenin tırpanlarını keskinleştirdi. dokuz köle, dikkatlice keskinleştirilmiş tırpanlarla birbirlerini öldürmeyi başladı. baugi, elinde köle olmadığı için bolverk'i işe aldı ve bolverk güçlü görünüyordu ve dinlenmeye ihtiyacı yoktu. odin büyüsünü kullandı ve sıkı çalıştı. baugi, erkek kardeşinin adına bir yudum mead vereceğine söyledi. bolverk işini bitirdiğinde, baugi kardeşinden bir yudum mead istedi, ancak suttung reddetti.

    bunun üzerine baugi mağaraya bir delik açtı sonra odin çabucak kendini bir yılana dönüştürdü ve içeri girdi. mağarada, çok uzun zamandır yalnız olan gunlod, odin'i uzun boylu ve yakışıklı bir adam şeklinde gördü ve babasının tüm emirlerini unuttu. gunlod odin'i üç gün üç gece eğlendirdi. sonunda gunlod, odin'e mead'in fıçılarından bir yudum teklif etti. odin daha sonra tüm fıçıları içti, kendini kartal haline getirdi ve asgard'a uçtu.

    keltler, cennetten geçen bir mead nehrine varlığına inanırlar ve onlara tanrısallık özeliğini kazandıracağını söylerler ve anglo-saksonlar mead'in bilgi, şiir ve ölümsüzlüğe getirdiğine inanırlardı.

    ayrıca balayı teriminin buradan geldiği söylenir ve yeni evlilere mead hediye edilirmiş ki doğurganlığı artırsın ailelerini büyütsün diye.

    bu bahar bende evde yapacağım ve homo deus'a yükseleceğim.*
  • şurdan görüldüğü üzre gayet kolaymış.
  • "bal şarabı yapılması kolay olup herkesin elde etmesi mümkündü. hem keyif verici, hem de kuvvetlendirici olduğundan çok rağbet edilirdi. iyi baldan bilinen şekilde şerbet yapılır, içine uygun miktarda hemil (sarı sarmaşık) kökü atılır. dört gün bırakılır, süzülürdü."
    kaynak: osmanlı adet, merasim ve törenleri. abdülaziz bey.
  • kaliteli bal ile yapınca çok güzel olan, kralların içkisi olarak adlandırılan güzel içki. geçtiğimiz yıllardan birinde, köyden mis gibi ıhlamur kokan bal bulmuştum. şampanya mayası ile mayalamıştım. harika bir bal şarabı olmuştu. hala, dost meclislerinde bal şarabı hakkında konuşulur.

    devletimiz sağolsun. vergilerle, köpek öldüren türü şaraplar bile 30-35 tl bandında fiyatlanırken, vatandaşı kapalı kapılar ardında içki yapmaya yönlendiriyorlar. güzel hizmet.