şükela:  tümü | bugün
  • tamara kotevska ve ljubomir stefanov'un çektiği, uluslararası en iyi film ve en iyi belgesel kategorilerinde oscar adaylığına layık görülen docudrama bal ülkesi (honeyland), hasta annesiyle birlikte kuzey makedonya'da artık kimsenin kalmadığı bir köyde yaşayan ve arıcılıkla geçimini sağlayan hatice'nin hikâyesini anlatıyor.

    vizyon tarihi: 31 ocak 2020
    türkiye dağıtım: başka sinema
    şirket: mars production
    tür: dram, belgesel
    yapım yılı: 2019
    süre: 86 dakika

    filmin konusu:

    “hatice muratova balkanlar’ın sarp dağlarında terk edilmiş bir köyde annesiyle birlikte yaşıyor.

    geçimini yabani arıcılıkla sağlıyor, fakat arıların payını da gözetiyor, hatta arılarla konuşuyor, onlara şarkılar söylüyor.

    piyasa denen kentli canavara, birden köylerine taşınıp para kazanmak için gözünü arılarına diken aileye ve doğaya karşı büyük bir mücadele yürütmek zorunda.

    çekimleri üç yıl süren bu film insan-doğa ilişkisi üzerine düşünmek için önümüze yeni bir ufuk açıyor.”

    yönetmen: ljubomir stefanov, tamara kotevska
    görüntü yönetmeni: fejmi daut, samir ljuma
    müzik: foltin

    vizyon tarihi: 31 ocak 2020

    filmin altyazılı fragmanını buradan izlemek mümkün.
  • mükemmel bir belgesel. bildiklerimize hiç benzemiyor. bu kadar sahici bir şey izlememiştim.
  • uzun yıllardır seyrettiğim en çarpıcı belgesel. filme yakın senaryosuyla bir solukta izlenip, insanı uzun süre etkisi altında bırakan cinsten bir seyirlik.
  • belgesel ve arı ürünleri düşkünü biri olarak bu akşam kar, kış demeden gidip izleyeceğim film.

    edit: bir muhacir olarak oldukça etkilendim. hatta çoğu sahne, film, hatta belgesel dahi olamayacak kadar gerçekti. şive inanılmazdı. çocukluğuma döndüğümü söyleyebilirim. çok çok etkilendim. çok da güldürdü bu arada.
  • tutunamayanlar ı okuduktan sonra hayat eskisi gibi olmaz ya, bu filmi izledikten sonra da aynı olmayacak diye düşünüyorum.

    hatice de en az selim ya da turgut kadar çarpıcı ve onlar kadar gerçek. öyle gerçek ki, yalnızlık, sessizlik, bir başınalık, üretme arzusu ve yaşama sevinci gibi insana dair bir çok detayı bu kadar yalın ve çıplak görmek ve göstermek her esere denk düşmez.

    özel bir insanın üzerinden neredeyse insanlığın tüm zorluk ve güzellikleri izlenebilir olmuş. özellikle doğadan henüz kopmamış, ihtiyacının ne ve ne kadar olduğunun farkında ve ihtiyacının fazlasına el uzatmayan birini görmeyeli çok oldu diyenler izlesin. sisteme kendini kaptırmadan yaşayanlara bile bulaşıyor sistem. ama hatice içindeki güzelliğin kirlenmesine direniyor. direnen, üreten, var eden, tüketmeyen yanı umut dolu. acısını, derdini yaşama biçimi sade, mutluluğu, keyfi de çocuk kadar çoşkulu.

    kırsala göç hayali kuranlara da bu tarz bir yaşamın özelliği ve gerekleri açısından sağlam bir görü sunuyor. şehirden giderken şehri zihninde ve içinde taşıyarak kırsala gitmenin oraya ait düzeni bozacağı aşikarlığını unutanlara selam olsun.

    --- spoiler ---

    anne nin banana çeken canını yiyim.

    --- spoiler ---
  • bağımsız film izleyecek sinema salonu bulamayanlar için malum ortamlarda yerini almış.
  • çok etkileyici ve hüzünlü... taş gibi oturdu yüreğime... hatice'nin annesi nenemi hatırlattı...
  • gerçek bir köy yaşamının, ıssızlığın, anne sevgisinin, yalnızlığın yüzümüze tokat gibi çarptığı film tadında belgeseldir. günümüzde ne kadar şehirden, kalabalıktan, aile yaşamından, çocuk sahibi olma fikrinden uzak kalma eğiliminde olsak da insana insan gerek sözünü hatırlattı bana. binbir emekle, doğayı sömürmeden yapılan üretim, hayvan sevgisi ise benim kalbime dokunan ayrıntılardı.
    altyazısız da izleyebilirsiniz, diyalogların çoğu trakya ağzıyla. canım göçmenler, göçmeyip kalanlar... insan ne diyeceğini bilemiyor.
  • içinde komedi, dram, gerginlik ve en çok da gerçekliği bulabileceğiniz bir belgesel-film. bizden birilerinin, bir yerlerde, bir zaman yaşadığı şeyleri anlatıyor. hele başrolümüz hatice'nin film sonrası röportajda : "ayaklarım tutmayana kadar balcılığı yaparım, daha sonra da şarkıcı olurum" deyişi, samimi gülüşü, savaşçılığı, umudu hayranlık veriyor. gidilmesi gereken, bilinmesi gereken ve tamamı türkçe olan bir başyapıt.
  • çok etkileyici çok....belgesel bittikten sonra hatice'nin ayvalık film festivali'ne katıldığı anların videosu var,gözlerimin yaşarmasına engel olamadım.film boyunca hatice'nin sessiz çığlıları kulaklarımda uğuldadı.dedikleri gibi herhangi bir kurgu yoksa aşırı gerçekçi bir yapım olmuş.mutlak izleyin,herkese de izlemesini söyleyin.yalnızlık hiç bu kadar vurucu olmamıştı.