şükela:  tümü | bugün
  • izmir'in balçova ilçesinde bulunan yılda 300 bin kişiyi taşıyan ancak 2007 yılından beri kapalı olan tesislerdir. izmir büyükşehir belediyesi tarafından 1974 yılında kurulan tesisler makine mühendisleri odası izmir şubesi'nin yaptığı inceleme sonucunda kullanımı sakıncalı olduğu için 2007 yılında işletimi durduruldu. avrupa birliği normları bağlamında yeni uygulamalarla beraber 2009 yılında tekrar açılması planlanan balçova teleferik tesisleri halen kapalı bulunmaktadır. tesislerin öngörülen açılış tarihi ise 2011.

    yeni işletme ile yıllardır alışkın olduğumuz teleferik yeni bir görüntüye sahip olacak. yıllardır teleferiğin tam tepesinde bulunan ve tamamlanamayan gazinoda yeni işletme ile tamamlanacak. 2007 yılından önce gidenler 4 kişilik yeşil, mavi, sarı renklerde kabinlerde gidip gelirken yeni planlanan kabinler 8 kişilik olacak. böylece saatte 400 yerine 2400 yolcu taşınabilecek. yılda taşınan yolcu sayısı 300 binden 600 bine yükselecek. pencere yerine havalandırma sistemi kullanılarak orman yangınlarının önüne geçilecek. bilet holleri yenilenecek ve uluslararası güvenlik belgesi ohsas alınacak.

    2007 yılından önce balçova'da teleferiğe binenler, yukarıda balçova barajının yada izmir'in manzarası eşliğinde çay içebilir, mangal yapabilirken çocuklar oyun parkında oynayabilirlerdi. özellikle ilkbahar ve yaz aylarında denize gitmeyenler hem dağ serinliğinin hem de mükemmel izmir manzarasının keyfini doyasıya çıkarırlardı. kabinler yukarı çıkarken yavaş, aşağı inerken ise hızlı gider gibi gelirdi. taşıma direklerine gelince kabinin hafif şiddette tıkır tıkır sallanması insanları heyecanlandıran diğer bir unsurdu.

    edit: ohsas bi iş şağlığı ve güvenliği sistemi. teleferiği yapanlar ve çalıştıranların emniyeti sağlanırsa ohsas alınır ama yolcuyu etkilemeyebilir. konuyla ilgili birden fazla ropeway standardi var.

    darkly dreaming'e teşekkürler.
  • temiz hava almak, dinlenmek, keyifli vakit gecirmek icin harika bir yer olmus. imkanim olsa her gun giderim, o kadar hosuma gitti. tesislerdeki fiyatlar da tahminimden cok daha uygun, valla inanamadim ilk basta. oyle kicimin kenari populer cafelerdeki ucuk fiyatlar yok kesinlikle.

    siz de gidin, mangalinizi yakin, cayinizi kahvenizi icin, muthis manzaranin tadini cikarin.
  • izmire kuş bakışı bakmanın mangal, çay kahve içilip, sevgili ile kuytu köşelerde saklana bilecek yerleri olan c tipi mesire alanı.

    izmir büyükşehir belediyesi saatte 1200 kişiyi taşıya bilen tesise ne yapmayı unutmuş olabilir, tabiki mescid, bir kişilik dahi yer ayrılmamiş.
  • hafta sonu gitmek istiyen arkadaslara onerilerim sunladir;
    aracinizi tesisin hemen girisine park etmek isterseniz 7 lira az ilersine 3 lira daha ilersine yer bulabilirseniz sayet belese koyabilirsiniz tabii park cezasi olayini pesinden kabul etmek sartiyla.
    mutlaka gunes gozlugu , gunes kremi ve sapka bilundursunlar. asagida muazzam kuyruk oluyor 70 li yillarin ekmek kuyrugu gibi.
    bol miktarda su alsinlar cunku kuyrukta beklemek acayip sustiyor.
    kuyrugun guzel tarafi ise sabiri ogretiyor olmasi.
    ust tarafta 1 tl bozuk para ile calisan dandik durbunler var acik havada bostanli iskeleyi rahatlikla gorebilirsiniz.
    korfez manzarasindan ziyade balcova barajinin manzarasi daha guzel geldi bana.
    mangal olayi ise; alt tarafta arabanizla gidip mangalinizi yakabiliyorsunuz fakat ust kisma arac ile cikmak yasak.
    ust kisimda mangal icin alis veris yapacak yer var. yalniz fiyatlar normalin iki katinin uzerinde. ayrica mangal fisi aliyorsunuz 10 lira yanilmiyorsam.bos masalardan birine gecip sofranizi kuruyorken gorevliden rica edip onceden yanan et pisirmeye hazir mangalinizi getirtiyorsunuz. disaridan yiyecek ve icecek getirmek yasakmis.
    tuvalet ihtiyaci icin ucretsiz yer mevcut.
    ayrica; acelesi olan , ocakta yemegi kalan , hastaneye yetisecek olan kisaxasi sita beklemeyi sevmeyenlere ve yukseklik korkusu olanlara pek uygun gibi bir yer degil.
    eksik yada yalnisim varsa durtun duzelymeye calisirim. simdilik izlenimlerim bu kadar.
  • izmir'in göbeğinde, kent ormanı ile birlikte ikinci muhteşem yer. bence.

    dün, oğlumla beraber devam ettiğimiz ufak çaplı izmir kent turunun en keyifli mekanı burasıydı. en son 11 yıl önce üç kişilik çekirdek aile olarak gitmiş olduğumuzdan pek çok şeyi değişmiş bulmak sürpriz olmadı haliyle.

    uzun bir süre kapalı bir halde duran ve 2014 yılında izulaş tarafından yenilenerek açılan, grandplaza'nın da cafe işletmeciliğini üstlendiği teleferik, 4 lira bir ücret karşılığı ayaklarınızı yerden keserek sizi mis gibi bir atmosfere taşıyor.

    ilk dikkati çeken, bütün görevlilerin eciş bücüş değil, titizlikle seçildikleri belli; son derece kibar ve prezantabl oluşları.

    özellikle girişten itibaren, teleferikle çıktığınız dağın tepesinde bulunan bütün tuvaletlerin tamamı inanılmaz bir temizlik ve şıklıkta. belki hafta içi ve kış sezonunda olduğundandır; bir hafta sonu ya da yaz kalabalıklığında aynı kalabileceğini sanmıyorum.

    sessiz sakin bir doğa aşığı iseniz, kafanızı dinlemek için kırk defa tercih edilecek güzellikte bir cennet. yalnızca tam ekonomi üniversitesi'nin karşısında yer aldığı için, grup halinde gelen üniversiteliler ve tabii ki genç çiftler her daim görüş alanınıza girebilirler:)

    beni en çok mest eden baraj manzarası. dediğim gibi belki de yıllar önce geldiğimizde hafızama nakşolan bir kare sebebiyle. elimizde bir fincan çay, tahta parmaklıkların orada oturup, seyre dalmıştık eşimle sanki bir yılan sırtı saç örgüsü gibi iç içe geçen küçük yeşil tepelerin çevrelediği baraj gölünü ( yalnız su seviyesi bayağı azalmış). bu nedenle oraya yaklaşırken kalbim küt küt atmaya başladı ve gözlerim doldu biraz. oğlumun fotoğraflarını çekmeye dalınca, o havadan sıyrıldım çabucak. yerde tazecik, küçücük çam kozalakları var insana enerji ve mutluluk veren. birkaç tane topladım hemen:)

    izmir'e metrelerce yükseklikten kuş bakışı bakmak güzelmiş. şansımıza dağa teleferikle çıkarken de sarı renkli 15 numaralı (9'u göremedim maalesef, önümüze ne gelirse ona bindik mecburen) kabinde yalnızdık ve zıp zıp böceği gibi karşılıklı koltuklar arasında habire yer değiştirip; bir denizi, bir de dağı sırtımıza alarak neşe içinde pozlar çekildik. belki bir tarihi asansör'deki gibi müzik yayını olabilir miydi? valla fena olmazdı. sanki.

    bir şeyler içmek isterseniz açık tek bir yer var, henüz sezon gelmediğinden sakinlik söz konusu bu arada.

    dağın tepesinden aşağıya dönüşü teleferikle değil de, yürüyerek yapabilir miyiz diye de görevliye sorduk ama yol kapalıymış maalesef. neyse. bu defa 18 numaralı (iki rakam toplamı 9 bu defa) yeşil renkli bir kabin içinde indiğimizde, bilet almak için gelen ama hüsrana uğrayan bir çiftle karşılaştık. saat 17.00'de kapanıyor teleferik. yukarıda kalanlar için de son iniş saati 18.00.

    şehrin hay huyu ve kimi zaman da insanların huysuzluğundan kurtulmak isterseniz mutlaka gidin derim. ideal.

    not 1: bir entry'de mescit bulunmadığı yazılmış. teleferikle yukarı çıktığınız anda ilk göz göze geldiğiniz, kadın ve erkekler için yan yana yapılmış iki küçük mescit şu anda.

    çocuklar da es geçilmemiş, küçük bir oyun alanı var. şirin:)

    not 2: '9' no.lu teleferik kabini portakal renkli:) binecek olursanız, selam yollayın bana; alırım hemen:)
  • yarak gibi yer. plastik minik kaplardaki market receli ve 10 günlük ucuz market peynirinden ibaret 'kahvalti' yi dayiyorlar 20 tl ye. tum isletmeyi yine dogulu açgözlü saygısız kekolara verip siktirolup gitmis belediye. ne denetim ne bisey. manzara dediginiz de izmirin boktan yapilaşmasina bakan bi manzara işte. körfez manzarasiymis, lan o körfezin her tarafı manzara olsa nolur amk. izmirlilerin hizmetten, kaliteden, lezzetten ve hijyenden hic bi bok anlamayip boktan şehirde övdükleri diğer bir garabet. cıkmaya degmez vaktinizi harcamayin