şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: bale)
  • devamli bacaklarini kullandiklarindan yamuk yumuk bacak sahibi bir takim insan.
  • manken olabilmek icin gecirilen bir on asama
  • sanat uğruna çocukluğunu,gençliğini, ve ayaklarını mahveden grubun dişisi.
  • (bkz: anna pavlova)
  • türkiye'de sarf ettikleri inanılmaz eforun yarısına bile değmeyecek şartlarda çalışan, hak ettiklerinin çok altında para alan ve genel olarak devlet tiyatrolarında dans etmek ya da özel bir dans kursunda öğretmenlik yapmaktan başka şansları olmayan insanlar.

    devletin kabul ettiği balerinlik eğitimi, üniversite konservatuarlarında, ortaokuldan itibaren verilmektedir ve fakat süper dallama eğitim sistemimizde şöyle bir sorun vardır: bu okullar aslında üniversite oldukları için "ilköğretim" kapsamına alınmazlar hatta ve hatta lise mezunu olana dek herhangi bir şekilde okulan atılır/ayrılırlarsa son mezuniyet dereceleri ilkokul olarak kabul edilir.

    daha da ilginç olanı, -en azından istanbul'da- konservatuarlar, öğrencilerin lise bitene kadar okul dışında herhangi bir yerde sahneye çıkmalarını yasaklamışlardır -ha elbette her yasak gibi bu yasak da zaman zaman delinmektedir ama legal olarak yasaktır yine de. bunun sonuçları da ilginçtir: konservatuarlardaki bale öğretmenleri birbirlerinden farklılık gösterseler de genel olarak ortak bir disiplin belirleyip, öğrencileri o disiplin üzerinden eğitmektedirler. gelgelelim, devlet tiyatrolarında (örneğin akm) genel olarak yine konservatuardan çıkmış ancak konservatuara öğretmen olarak kabul edilmemiş ve/veya öğretmenlikten çıkartılmış kişiler öğretim görevini üstlendiğinden konservatuarda benimsenen disiplin ne olursa olsun, muhalif bir disiplin benimsenmiştir. bu da balerinlerin 6 sene içinde öğrendiklerinin tamamen dışında bir disiplin olacağından ne yapacaklarını bilemezler, o ortama alışmaları için de bir sene kadar kaybederler. bu şekilde oradan oraya sürüklenerek kendilerine sağlam bir yer edindiklerinde 24-25 yaşına gelmişlerdir ve türkiye sınırları içerisinde 30 yaşını geçip de halen balerinlik yapanlar ya hülya aksular gibi hırs sahibi, "vermem ben yerimi kimseye" tadında ecevit tandanslı kimselerdir ya da gerçekten henüz onlardan -yaşlarına rağmen- daha iyisi çıkmamıştır.

    konservatuarlarda bale eğitimi alıp da sonradan mankenliğe ya da onun bunun arkasında dansçılığa kayma eğiliminin bu denli yüksek olmasının ve dahi türk balesinin bu denli az gelişmiş olmasının sebeplerini aramanın pek bir anlamı yoktur zira her şey ortada.
  • türkiyede okuluna* gitmek için torpil yollarından geçilmesi gerekebilen meslek.
  • gurol agirbasın bir perdesiz bas calısması..
    bas sarkılarından
  • balet'in dişi versiyonu
  • (bkz: cocuk balesi)