şükela:  tümü | bugün
  • birinci dunya savasi sirasinda siyonist hareket, ingiltere ve abd gibi ulkelerle olan iliskilerini arttırdı.nitekim, 2 kasim 1917de ingiltere disisleri bakani lord balfour, yahudi lord rothshilde gonderdigi mektupta, yahudi halki icin filistinde ulusal bir yurt kurulmasi icin her turlu kolaylıgın saglanacagını bildirdi. fakat yahudilere bu sansi tanimalarinin bir kosulu vardi: avrupada yasadiklari ayirimci hareketleri filistin topraklarinda yasayan insanlara uygulamamak. balfour bildirisi, 1948'de kurulacak israil devleti icin onemli bir adim olmustur.
    (bkz: siyonizm)
  • ana teması, "halksız bir toprağın, toprağı olmayan bir halka verilmesi" vaadi olan deklarasyon.

    halksız topraktan filistin toprakları, topraksız halktan kasıt ise yahudilerdir anlaşılacağı üzere. gerçi filistin'de binyıllardır araplar yaşamaktadırlar ve deklarasyonun ortaya atıldığı dönemde de o yöreler osmanlı mülküdür ama ne gam. emperyalist bakış açısına göre o yörede yaşayan insanların insan olarak kıymet i harbiyesi yoktu ki.
  • ingiltere dışişleri bakanı lord arthur balfour*'un 2 kasım 1917'de, uluslararası siyonist hareketin önderlerinden lord rotschild'a gönderdiği, filistin'de yahudilere bir "ulusal yurt" kurulması çabasının ingiliz hükümetince destekleneceğinin belirtildiği mektup...
    ancak yine mektuba göre, yahudiler için kurulacak böyle bir yurt, bölgenin yahudi olmayan kesiminin haklarını ihlal etmeyecekti. ingiliz dışişleri bakanını böyle bir mektup yazmaya iten en önemli sebep, toprakları üzerinde çok sayıda ve önemli etkiye sahip yahudi'nin yaşamakta olduğu abd'nin sempatisini ve almanya'ya karşı yürütülen savaşta katkısını sağlamaktı. mektubun zamanlaması da iyi yapılmıştı. çünkü kısa bir süre sonra almanya ve osmanlı devleti de yahudi desteğini sağlayabilmek için özellikle almanya siyonistlerine savaş sonrası ödünleri vermeye başlamışlardı.

    siyonist liderlerden weizman ve skolov'un ısrarlı çabaları ile yayımlanan bildiri, filistin'de yalnızca yahudilere ait bir devletin kurulmasını isteyen siyonistlerin isteklerini tam anlamıyla karşılamıyordu ama ileride israil'in kuruluşu için bir dayanak oldu.*
  • tam metni şu şekildedir:

    united kingdom

    foreign office, november 2nd, 1917.

    dear lord rothschild,

    i have much pleasure in conveying to you, on behalf of his majesty's government, the following declaration of sympathy with jewish zionist aspirations which has been submitted to, and approved by, the cabinet.

    "his majesty's government view with favour the establishment in palestine of a national home for the jewish people, and will use their best endeavours to facilitate the achievement of the object, it being clearly understood that nothing shall be done which may prejudice the civil and religious' rights of existing non-jewish communities in palestine, or the rights and political status enjoyed by jews in any other country".

    i should be grateful if you would bring this declaration to the knowledge of the zionist federation.

    yours sincerely,

    (signed) arthur james balfour
  • birinci dunya savasi doneminin ingiltere disisleri bakani lord arthur balfour tarafindan dunya siyonist orgutu lideri haim weizman'a iletilmek uzere lord rothschild'a verilmistir. iletilen bu son metin aslinda lord balfour taradindan yazilan ilk metnin degistirilmis bir halidir. lord balfour orijinal metni onaylanmak uzere kabineye sundugunda buna ilk itiraz eden kisi kabinedeki tek yahudi uye olan lord edwin montagu olmustu. gerekcesi ise filistinde bir yahudi devleti kuruldugu takdirde tum dunyadaki yahudilerin buraya surulmesi icin bahane olusacagi idi. filistin dunyanin gettosu olur diye itiraz etmisti. bu yuzden zengin yahudilerin, ve lord milner gibi ingiliz emperyal dis politikasinin derin sahsiyetlerinin araya girmesiyle metni ingiliz commonwealth politikasina uyar bir hale getirecek degisiklikler ve eklemeler yapildi.

    ilk versiyonunda "filistinin bir yahudi anayurdu olarak kurulmasi" seklinde olan cumle "filistinde bir yahudi yurdu kurulmasi" seklinde degistirildi. ayrica o donemde filistin olarak adlandirilan bir bolge resmi olarak mecut degildi. sadece kutsal kitaplarda vs. gecmekteydi. nitekim daha sonra baslangicta filistinin icerisinde olarak dusunulen urdun ayri bir tampon bolge yapilmistir. ayrica birinci dunya savasi sonrasi churchill gibi bazi politikacilar da yahudilerin bagimsizlik isteklerine bu maddeye dayanarak yahudi yurdu ayri bir devlet demek degildir seklinde cevaplar vermisti. ayrica yahudi yerlesimcilerin araplara karsi saldirganliklari ve ayrimciliklari arttikca bu maddeye dayanilarak filistine yahudi gocmen girisleri donem donem yasaklandi.

    ikinci degisiklik ise filistindeki yahudi olmayan halklarin ve dunyanin diger ulkelerindeki yahudilerin konumlarinin ve haklarinin korunmasina yonelikti. filistin sadece yahudilerin yasadigi bir ulus devlet haline gelirse diger ulkelerdeki yahudilerin hak istekleri ve mal varliklari zarar gorebilecekti. metin bu son haliyle hem yahudi zenginler hem de ingiliz emperyal politikacilari tarafindan kabul edilerek haim weizman'a iletildi.

    haim weizman 1906 yilinda rusyadan ingiltereye gocetmis bir kimyagerdi. burada dunya siyonist kongresinin baskanligina kadar yukseldi. birinci dunya savasi yillarinda calistigi ingiliz ordusu icin kimyasallar ureten sirkette aseton uretiminde devrim yapan bir yontem gelistirdi. bu arada patronu tarafindan lord balfour ile tanistirildi. balfour, llyod george gibi yahudilere sempati besleyen politikacilar ve ingiltere rothschild'lari gibi gec de olsa siyonist harete sempati duymaya baslamis onde gelen yahudiler araciligiyla siyonistler ingiltere disisleri ile pazarliklara basladilar. tabi siyonistlerin genel bir tarafsizlik gorusu de vardi o donemde. bir bolumu ingiltere ile gorusurken diger gruplar da almanlarla ve fransizlarla gorusmekteydi. hatta tarafsizlik gosterisi adina siyonist orgutunun merkezi kopenhaga tasinmisti. ingiltere disisleri ile gorusmelerin basladigi zaman siyonistlerin gizli sykes-picot antlasmasindan haberleri yoktu. gorustukleri disisleri gorevlisi mark sykes kendilerine oldukca sicak yaklasiyordu. ayni sekilde fransada gorustukleri picot'tan da olumlu yaklasimlar gorduler. bir sure sonra fransadaki siyonistler sykes-picot antlasmasini ogrendiler fakat bu siyonistlerin yaklasimini pek fazla etkilemedi. gizli antlasma aciga vuruldugunda da haliyle cok fazla sasirmamislardi. ingilizler fransizlara, araplara ve yahudilere birbiriyle celisen sozler veriyorlardi. siyonistler arasinda ingiltereye karsi soguklugun bir diger sebebi de ruslarla muttefik olmalariydi. rus carligi o donemde dunya yahudiliginin gozunde simdiki nazi devletiyle esdegerdi. rusyada yahudilerin zenginlesmesine, buyuk sehirlerde yasamalarina izin verilmiyor, mutemadiyen pogromlara maruz kaliyorlardi. bu yuzden siyonistler arasinda almanlara sempati duyan onemli bir kesim vardi. birinci dunya savasini almanya kazanirsa turkiye almanyanin uydusu olur, bize de filistini verirler seklinde dusunuyorlardi. bu yuzden turklerin dikkatini ortadogudan uzaklastirmak adina bazi siyonist sempatizani yahudiler osmanli icerisinde turkculuk ve turancilik akimlarini desteklediler. bu almanlarin rusyaya karsi orta asya politikalariyla da uyusuyordu. diger yandan da tabi ingilizler arap seyhlerini bagimsizlik vaadiyle kendi taraflarina cekmekle mesguldu.

    netice itibariyle birinci dunya savasi sonrasi yahudi yerlesimciler zaman zaman kesintiye ugratilsa da ingiliz mandasindaki filistine akmaya basladilar. araplara karsi oldukca dislayici politikalar izleyen siyonistlerin resmi olarak bagimsilik isteklerini ilk defa dile getirdikleri yil ise 1942 yili oldu.
  • bu deklarasyon, ingiliz hukumetinin icindeki binbir calkantidan sonra hazirlanip, the timesda basilmasindan haftalar sonra dahi, o sirada ingilizlerin kontrolune yeni gecmis olan suriyede basilmamis, duyurulmamistir.

    bunun nedeni de ortadogu politikalarinda etkin rol oynayan kahire valiligindeki merkezi haberalma sefinin (gilbert clayton), yuksek komiserin (wintage) ve londradan uzak birkac ust duzey askeri yetkilinin (o sirada suriye askeri valisi olan general allenby dahil), musluman araplarin bunu iyi sekilde karsilamayacagina ve zar zor korumaya calistiklari duzenin daha da bozulacagina, dahasi bunun karsiliginda suriye ve cevresinde oncekinden daha fazla bagimsizlik isteyeceklerine olan inanclariydi. londra zaten bunlari hesap etmisti ama onlar verilecek imtiyazlar kendi guclerini de azaltacagindan pek gonullu degillerdi. zaten genelde de londradaki disislerine de, sykes-picot anlasmasinin mimari sykes'in idealizmini de zararli bulan, olay mahalinde calistiklari icin ilgili konularda en bilgili kisiler olduklarina inanan, ama tam da bu yuzden olaylara daha genis bir cerceveden bakip, hizla degisen dengelere uyum saglayamayan eski topraklardi.
  • ingiltere'nin 1 dunya savasi'ndaki türlü ayak oyunlarından biri olarak kabul edilebilir. abd'yi savaşa sokmak için birleşik devletler'in en etkili lobisi olan yahudi lobisi'ne bir devlet vaad edilmiştir. ingiltere'nin mekke'deki serif huseyin'e suriye'de bir arap krallığı vaad ederek arap ayaklanmasını sağlaması, fransa'ya da suriye'yi vaad etmesi, bununla kalmayıp yahudiler'e de bir ülke vaad etmesi ingiliz'lerin politik zekasını göstermekle birlikte etkileri hala ana haber bültenlerinde görülmektedir.
  • kendisinin sebebi biraz da haim weizmann'dir.