şükela:  tümü | bugün soru sor
  • ne zayıf ne de şişman olan, ele avuca gelen dolgun bir vücuda sahip bayanlar için kullanılan bir sıfat.
    (bkz: balık eti)
  • ucundan isirma hissi uyandiran hafif etine dolgun hatunlari tanimlamak amaciyla kullanilagelen soz obegi.ortalama turk erkeginin zevkini ifade ettigi raatlikla soylenebilir.
  • bazen oldukça şişman kadınlara moral vermek için kullanılan sıfattır. oysa o kadınlar balina etli'dir. (bkz: balina etli)
  • genelde kalin kemikli seklinde nazikce söylenen niteleme sözü
  • cogunlukla, kendisini sisman diye nitelendirmemek icin bayanlar tarafından kullanılan yumusatıcı bir sıfat.
  • (bkz: ele gelir)
    (bkz: ele gelmek)
  • ne zayıf ne de şişman olan, etine dolgun, belini sardığınızda ele gelecek kıvamda olan bayan fiziği tipidir.nesrin topkapı zamanlarından beri oryantal dans yapanlarda ideal ölçüdür.artık son yıllarda mankenlikte de gözden düşen sıfır bedene karşı trendi yükselmektedir.
  • ruh bilimciler ve toplum bilimcilerin çoğu muhtemelen bu yazıyı eksik bulacaktır. tartışalım görelim.

    canlıların iki temel içgüdüsü vardır; hayatta kalmak ve türünün hayatta kalmasını sağlamak. bunların temelinde ise iki asıl olay vardır, sırasıyla, beslenmek ve çiftleşmek.

    çiftleşmenin sonucu yavru oluşur.
    beslenmenin sonucunda ise yağ (tedbir olarak) ve kas.

    dişiler ile eriller arasındaki temel fark burada ortaya çıkar. dişi vücudu, besinlerin çoğunu yağa dönüştürür ki yavrusuna bakabilsin. eril vücudu, besinlerin çoğunu kasa dönüştürür ki en zor koşullarda bile yuvasına, eşine ve yavrusuna bakabilsin, atletik olsun.

    bu durumda kaslı bir eril, balık etli bir dişile karşılık gelir ve sanıyorum ki her iki cins açısından da, karşılıklı olarak, en makbülü budur. kas deposu erili, çok şişman bir dişi ile eşleştirebilir miyim? ya da kassız bir erkeği yağsız vücutlu bir dişi ile? bilemem. buna karşı cinsin de iki çift lafı vardır elbet.

    hasıl-ı kelam: balık etli hatunlar, bu çıkartım gereği, en uygun eş adayı olsa gerektir. en azından buradan bakılınca öyle görünüyor.

    geri besleme: güzel bir bakış açısının ardından (bana ait değil) konu ikiye ayrılabilir.
    yazının başında canlılar diye başlanmış ve insan ile nihayetlendirilmiştir. insan, ben alelade bir canlı değilim, ben benim, ben insanım huleayn dediği ölçüde yukarıdaki ölçütlerden kaymakta ve yazı tarafından-tarafımdan sınır dışı edilmektedir. bunun içerisine; günlük yaşamın hayhuyuna kendini kaptırmışlar, eşimi, benim nasıl gördüğüm değil, diğer insanların nasıl gördüğü önemlidir diye düşünenler, kapitalizmin çarkına ayak uyduran-zorunda kalan ve bu çarkın dişlilerinin dönüşüne hayran olup bunları kendi düşüncesiymiş gibi savunanlar, filmlerden etkilenenler, konuşulanlardan etkilenenler vs dahildir. paganlar, panteistler, doğacılar* ve bilimum kendinin ve düşüncelerinin farkında olanlar yazıyı tepe tepe kullanabilirler, sayfaları arasına çiziktirebilirler, zira onlar eski deyişle can yeni deyişle panpadır. bu, tamamıyla, insanın dıştan gelen eğitimi, iç eğitimi ile nasıl dizginlediğinin ve anlamlandırdığının derecesine göre değişir. dizginlemek diyorum zira vahşi olan doğa değil, insanın yarattığı düzendir. eğitimli nice insansı ve kırsal kesimden gelen nice âli insan varken, bu insanları sadece istisna olarak görmek, geneli ıskalamak anlamına geliyor.