*

şükela:  tümü | bugün
  • ankara'nın mükemmel balık restoranlarındandır. gerek meze çeşitlililği, gerekse lezzetli mutfağı ile suratsız/meymenetsiz sahipleri olan kalbur restoranın tekeline son vermiştir. sade ama mekan konseptine çok uygun iç mimarisi de dikkat çekiyor.
    biri abay kunanbak sokakta, diğeri arjantin caddesinde iki şubesi vardır.

    http://www.dijimecmua.com/…otograflarla-balikcikoy/

    edit:mekanın iç mimarisini, ankara'daki tadım pizza, kukla kebap, pepper mill, şanlı edessa, yıldız marina ve daha pek çok mekanın iç marisini yapan cüneyt onur mimarlık yapmış.

    http://www.comimarlik.com/
  • olur da ayağınız balıkçıköy'e düşerse, masanıza gelen her şeyi bir kenara yazın, yazdığınızı da şefe belli edin. kalkarken hesapla birlikte menüyü de isteyin mutlaka. adisyon fişi, sizin listeniz bir de menü yardımıyla bir kez de siz hesaplayın bakalım ne tutmuş yedikleriniz içtikleriniz. arada bir fark yoksa bilin ki sizin de bir tür adisyon fişi tuttuğunuz kasadaki adama iletildiği için, fazladan beş on kalem mal geçirememişlerdir size.

    geçenlerde bu balıkçının bilir sokağı'ndaki (tunalıhilmi) yerine düştü ayağımız. başlarda yağdanlıktan çıkmışçasına güler yüzlü olan şefin, gecenin sonunda, hesapta bir yanlışlık olmadığını giderek terbiyesizleşen bir ısrarla (arkadaşlarıyla birlikte) üstümüze çemkirmeye başlaması üzerine içmediğimizi bile bile ödemek zorunda kaldık bilmem kaç bardak rakıyı. biz kendi adisyonumuzu tutmadığımız için de karşılaştıramadık onlarınkiyle. lokantadan çıkarken, böyle yapmayı sürdürürlerse kendilerinin zarar göreceğini, bu zararda bizim de payımızın olması için elimizden geleni ardımıza koymayacağımızı anlayacakları dille söyledik yüzlerine.

    siparişleri verirken rakının şişeyle değil de tek tek bardaklarla sunuluyor olmasını rakı göreneğine aykırı bulsak da üzerinde durmadıydık. içilmeyen içkilerle hesabı şişirmek için yapılan adice bir numara olduğu sonradan anlaşıldı bunun - ki bardakla geldiği için zaten oradan güzelce bir sokuyorlar önce. siz siz olun ayağınızı düşürmeyin bu balıkçıya. ille balık yemek istiyorsanız yer mi yok ankara'da? kalbur'a, gelidonya feneri'ne, laterna'ya, yelken balıkevi'ne, akdeniz akdeniz'e, kızılay'daki göksu'ya, kumsal'a, canlı balık'a falan gidin. ulan tunalıhilmi'nin başındaki yakamoz'da fiks menü takılsanız, ya da tavukçu'da hamsi yeseniz bile daha iyi be!

    *

    sonradan gelen eklemelerden önemli olanı : yukarıda, "rakının şişeyle değil de tek tek bardaklarla sunuluyor olmasını rakı göreneğine aykırı bulsak da üzerinde durmadıydık" demiştim ya, olayın görenek dışında başka bir boyutu daha var o sıralarda düşünmediğim ama kesenkes üzerinde durulması gereken, o da "kaçak rakı" denilen illet! bu balıkçılar kaçak içki kullanıyor demiyorum kesinlikle. diyorum ki içki içen bir vatandaş olarak ne içtiğimi bilmek benim hakkımdır. dolayısıyla içeceğim rakının şişesi gözümün önünde açılmalı, o şişe bitene dek de gözümün önünden bir adım bile öteye alınmamalı. hele bir de dünyanın parası isteniyorsa benden...

    sonradan gelen eklemelerden önemsiz olanı : yakamoz kapanmış.

    yıllar sonra, son bir ekleme daha : tunalıhilmi'deki balıkçıköy topu atmış. şaşırdık mı?
  • sadece en başta ortaya gelen salata ve iki-üç çeşit başlangıç, iki çeşit meze ve bir kadeh içkiye adam başı en az 50 tl hesap ödeyebileceğiniz mekan. bir de ana yemek seçerseniz ne olacağını siz düşünün.
  • ortalama bir balık ekmekçide yiyebileceğiniz kalitede bir balığı neredeyse bir balık ekmek tezgahı kuracak paraya satan bir balık lokantası. hafta içleri bile tepeleme dolu olmasını isim yapmış olmasına bağlamak istiyorum. öbür türlü bu kadar enayi olamayız.

    bir diğeri için:

    (bkz: ege)
  • adı tam olarak balıkçıköy fahri'dir.

    adisyonla hesap gerçekten de genellikle birbirini tutmaz. adisyonu istemeye hiç çekinmeyin, hemencecik getirirler. bazen yemediğiniz içmediğiniz şeyleri görürsünüz hesapta, bazen de yedikleriniz olmaz. ikisi bir arada da olabiliyormuş. örneğin dün akşam bir kadeh şarap ve bir kadeh rakı eksikti hesapta, bir salata fazlaydı. hesabı ilginç, kendisi şahane mekan.
  • müşteri kazıklama merkezli anlayıştaki işletme. hem bir kadeh rakı ile 3 tane mezeye 50 milyon para alırlar hem de bir buz için bile garsonlarına yalvarmanız gerekir. ankara'da rakı-balık mekanı az, o yüzden dolandırabiliyorlar vatandaşı.
  • mezeleri ortalama 7.5 liraya, 3 kişilik bir salatayı 20 liraya, 70'lik rakıyı 80 liraya, levreğin kilosunu 80, lagosun kilosunu 115 liraya satan mekan. bir de tunalı gibi ankara'nın en pahalı mekanlarında verdikleri dükkan kirasını hesaba katarsanız ve istanbul'da ki bir balıkçı ile karşılaştırısanız fiyatlar çok abartı durmuyor. fakat özellikle kalabalık gidildiğinde göz doymadığından masaya meze yağdırdığımızdan hesap çok kabarık gözüküyor. dün akşam 8 kişinin rakı içtiği 13 kişilik bir grupla 1100 lira hesap ödedik. totalde gerçekten de çok pahalı duruyor ama adisyona baktığımızda meze olayını nasıl abarttığımız gördük.
  • aşırı yağlı pişmiş sözüm ona ızgara yarım levreği 40 liraya kakalamıştır, kutluyorum kendilerini. kazıklamakta üstlerine yok. mezeler, salata ve balık yedik, hiçbir ikramları olmadı. he ilk oturduğumuzda 5 tane zeytin getirmişlerdi ikram olarak evet.
  • ankara'da cankaya , tunalı ve cayyolunda hizmet veren sıradan bır balıkcıdır. öyle acayip lezzetli bir mezesine denk gelmedim şimdiye kadar . muhabbet iyiyse güzellesebiliyor yalniz .
  • çok kaliteli bir ankara mekanıdır. tek problem, biraz pahalı olmasıdır.