şükela:  tümü | bugün
  • hafiften guneslenerek baslanan, cay-kahve ve kitap-gazete kombinasyonlariyla surdurulen, arada hali sahadaki maca dikiz atilan saatler silsilesidir. calisan bir kisiyken bir suru cicekli bitki alinip balkona yerlestirilmesi, issiz bir kisi konumuna gecildiginde mecburen uzayan balkon sefalarini guzellestirir.
  • kuzey yarım kürede umumiyetle mayıs ayının ortalarında başlayan keyif sezonudur. bahçeli ev döneminin kapandığı, bu evlerin yerini rüstem bey apartımanı ve türevlerine bıraktığı * dönemde bilhassa anne babaların çay keyfini tamamlayan açık hava atraksiyonudur. güneş evin arka cephesine seyirttiğinde çıkılır balkona. bambu balkon takımlarının minderleri yerine konur. sehpanın üzerine krik krak, bilimum bisküvi ve çay bardakları* konur. sonra bitimsiz sohbet başlar. çaylar biteviye tazelenir. ta ki akşam yemeğine oturuncaya kadar sohbet edilip çay içilir. eğer çiftin erkek olanı akşamcıysa güneş rakı burcuna girende çay bardaklarının, bisküvilerin yerini çerkez tavuğu, beyaz peynir ve rakı alır. bunaltıcı olmayan bir yaz akşamının hafif esintisini buzla beraber rakı bardağına koyan evin reisi ufak ufak demlenmeye başlar. kimileri televizyonları da çıkarır balkona. eğlence programları akşam sefasının mütemmim cüzüdür. eğer iki dubleden sonra içmeyi kesen harbi bir akşamcıysa beriki ufaktan nüktelerle hanımına takılır, keyfi yerinde... eğer bir ufak ve fazlasını içenlerdense, akşam üzeri kurulan sohbet sofrasının yerini kesif bir sessizlik alır. sonra bir film gecenin bitişini, balkon kapısının kapatılışını haber verir. önce çilingir sofrası toplanır ağırdan, sonra minderler alınır sabah güneşi yüzlerini eskitmesin diye, ertesi günün yorgunluğu atılana kadar kuşların kırıntı toplama vakti gelmiştir artık...
  • yaz gecelerinin en sevdiğim aktivitesi. misafirliğe gitseniz ya da onlar size gelse bile süslü püslü misafir odası değil de balkon tercih edilir oturmak için. oymalı koltuk tepelerinde muhabbet de kasıntı olur. oysaki kim gelirse gelsin balkon sefasında, ortam bambaşka bi samimiyete bürünür. koskoca balkon, çiçekleri, şöminesi, koltuklarıyla evin bi odası gibi döşenmişse eğer, balkon keyfi bambaşka olur.
    herkes neredeyse aynı anda konuşur ve nasıl oluyorsa hala çözemedim birbirini duyup cevap yetiştirebilir. beyler çay içip hala memleket halinden ya da arabalardan bahsediyorlarsa, kadınlar da kendinlerine bir türk kahvesi pişirip fısır fısır fallarına bakarlar, dedikodular havada uçuşur.
    gece balkonda yatmak da vardır bu sefanın arasında fakat sabah güneşinin kızgınlıyla uyanmak bazen yemez. güneş doğmaya yakın, serinliği sindirip tıpış tıpış gidip yatağa yatılır.
    balkon sefası her şekilde ayrı bi kültürdür. hem evde hem de dışarıda olup keyif sürülebilecek tek mekan olarak bir evin balkonu, sevdalısı için apartmanda garaj olup olmamasından çok daha önemlidir.
  • kurulan masa, icilen rakilar, yolda. gecenlerle bakismalar, apartmana giren komsularla merhabalasmadir balkon sefasi.
  • elektrikli kokusuz mangal ile daha bir keyfi cikabilen aktivite ... komsulari rahatsiz etmeden mangal keyfi ,paha bicilemez .
  • evimin balkonunun olmaması nedeniyle kendisini özletendir. arkadaşların eve gidince yazın havuz gören çocuk gibi oluyorum hiç çıkmıyorum balkondan.
  • hava mis gibi. çayimi aldim oturdum balkona. parktaki serserilerin kavgalarini seyredip halime sukrediyorum ve bir yandan da bir gun cocugum olursa acaba nasil evcillestirmeliyimde bunlara benzememeli diye planlar kuruyorum...
  • https://youtu.be/py89dmmmqns
    böyle bir şey olsa gerek.