şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: swatch group)bünyesinde saat markası, kadranının ortasındaki dallı yapraklı figür klasik olmuştur, aynı grubun diğer saat markaları omega, longines, rado, tissot gibi prestijli markalardır
  • kadranında arabik motiflerin karakteristik olduğu swiss made bir saat markasıdır.
  • son kreasyonunun jean ve ceketleri su gune kadar gordugum en iyisi dedirtebilecek markadir,dokulen paralar can acitmaz zira cocugunuzun bile giymesini isteyebileceginiz olmadi ilerde sergisini acarim cunku bunlar sanat eseri birileri gelir mutlaka bakar diyebileceginiz bir markadir..fransiz kokenlidir..
    (bkz: http://www.balmain.com/)
  • 850 euro'ya "parçalanmış ordu tşörtü" satan marka. enayi filtresi gibi bir şey, şuna 850 euro veren insan her türlü kazığı hakediyor:

    http://www.net-a-porter.com/product/65937#

    edit: paranormal haber verdi 343 euro'ya düşmüş, koş vatandaş.

    edit 2: yalniz olmak zordur uyardı 326 euro olmuş. e artık alıverin siz de bir zahmet.
  • christophe decarnin ve böylelikle balmain'in temel sorunu, bir zamanlar (iki, üc sene önce) cok fazla "on trend" olmus olmasiydi. o zamanlar, hepimizi heyecanladirmisti, kalplerimizin atislarinin hizlanmasini saglamisti. ama decarnin bu isi bir üst seviyeye cikaramadi, ileriye tasiyamadi. iste bu yüzden de, yeni koleksiyonlarina baktigimda, aklimdan gecen tek sey, "so dated" oluyor (evet, ingilizce düsünüyorum. bu kadar da britanya köpegiyim). hep ayni parcalarin yeni yorumlari gibi. elbette ki her tasarimcinin kendine has bir el yazisi, kalici bir stili olmali, ama balmain'in artik oldugu tek sey: sikici.

    üzgünüm christophe: 15 minutes of fame'ini tükettigini hissediyorum. artik herkes phoebe'ci, stella'ci.
  • bugün bir adet kalemini hediye aldığım marka. hevesle paketi açarken üff kalemmiş dedim. hatta özel bir kalem merakı olmayan birisi olarak tasarımını da beğenmedim ama içinden çıkan sertifika beni araştırmaya itti. küçük bir araştırmadan sonra bu markadan haberim olup bir t-shirtünün fiyatını öğrenince söylenmeyi bıraktım. artık toplantılarda filan kalemimi çıkarıp bööyle göstere göstere yazarım(!)
  • kesinlikle muhtesem bir marka tamam da, 42 mlyarlik elbisesi var lan. yuh!
  • şimdi yeni bi çocuk geldi olivier rousteing diye. klasik balmain çizgisini biraz bozsa bile bu ayki vogue türkiye'nin yazısında bunu açıklamış -sokağa inmek istedim- diye. evet bu modada çokça kullanılan daha doğrusu kullanılmaya çalışılan tavra ait bir cümle.
    tamam makul geldi lakin bir tarafını toparlamış diğer tarafından pırtlıyor. çocuk demiş ki:

    "yırtık pırtık tasarımlara onbinlerce dolar dökmek istemeyen kişiler için şöyle şöyle tasarımlar yaptım"

    canım tamam terziliğin iyi de o desenler ne? sokağa öyle inilmez şekerim. işine metroyla gitmekle olmuyor.
    matadorlardan bilmem nelerden etkilenmiş-miş.

    koleksiyona bir şey demiyorum. kendi çizgisiyle balmain tarzını güzel harmanlamış. ama "bizımle değilsın" diyorum.
    o iş sokak işi değil.
hesabın var mı? giriş yap