şükela:  tümü | bugün
64 entry daha
  • yine insanların bilmeden atıp tuttuğu bir ortam oluşmuş. şaşırmadım tabii doğal olarak.

    öncelikle yanlış olan bilgileri düzeltelim;

    - balon balığı zehirlidir. küçük balıkları yiyerek zehir toplamaz. organları arasında “gale” denilen koyu yeşil renkte bir kesesi bulunur. bu kese içerisinde zehir barındırır. balon balığı yumurtlama döneminde vücuduna bu zehri salar. böylece diğer balık türlerinin kazandığı tecrübe sayesinde saldırılardan korunurlar.

    - balon balığı insanlara saldırmazlar. yani menüleri arasında insanlar yoktur. çenesi de bir kemiği kırabilecek kadar güçlü değildir. normal bir insanın parmağını ısırsa koparamaz. muhtemelen küçük kızın parmağını bir deniz canlısı sanıp ısırmış. zaten görüntülere de röntgene de bakarsanız kemiğin kırılmadığını, eklemden koptuğunu anlarsınız. doktor arkadaş varsa ve yanılıyorsam düzeltme yaparım.

    - olta iğnesini kopardığını söyleyen bi’ arkadaş daha vardı. tekrar bi’ düşünsün çünkü muhtemelen kopan misinadır, iğne değildir.

    balon balığı yeni yeni gündem olup tanınsa da uzun yıllardır akdeniz’de olduğunu biliyoruz. küresel ısınmadan dolayı kızıldeniz’den göç ettiklerini 2007 yılında biliyorduk. sayı olarak fazlaca olduklarını bildiğimiz bölgede yaptığımız dalışlarda, su altında hiç çıplak gözle göremedik, kamera ile görüntüleyemedik. sayı olarak fazla dediğimiz bölgede 15 dakika içinde 10 kilo balon balığı yakalama garantisi veriyorduk. hani sürünün büyüklüğünü gözünüzde canlandırın diye söylüyorum. bu balığı sadece zoka ile yakalayabiliyorsunuz. tenekeyi kesebilir ama demiri kesemiyor. bu sebeple tekrar hatırlatayım, demiri, kemiği kesebilecek, kırabilecek kadar güçlü değil.

    kalkıp avlayalım, onları yok edelim diyen kişileri de anlayamıyorum. hangi sıfatla bunu yapabileceklerini düşünüyorlar acaba? biz bilinçsizce fidan bile dikmeyin, bu bile o bölgedeki ekosistemi öldürmeye sebebiyet verebilir diyoruz. mesela çam çok saldırgan bir bitki türüdür. bulunduğu bölgede sürekli olarak daha fazla yere dağılmak ister. bizde de fidan olarak genellikle çam dikilir. zaten dünyanın içine etmişiz iyice, bir de kalkıp “denize giremiyoruz, balon balıklarını öldürelim” demek sıvamaktır. ne canlılar, ne dünya insanlar için var olmadı. hiçbir balık bir kızın parmağı etmez diyen o vizyonsuz arkadaşı da ayrıca kınıyorum. bir canlıyı bir uzuvla kıyaslamak kadar sığ bir görüş olamaz. hiçbir canlı diğer canlı ile eşdeğer değildir, kıyaslanamaz. hatta mümkünse insanları yok edelim. inanın ki dünya daha yaşanabilir bir yer olacaktır.

    diğer türlerin yaşayabilmesi için tüm bu gelişmeleri takip edip önlemler almaya çalışan kuruluşlar var. bu kuruluşların hiçbirisinin önlem projeleri arasında balıkları öldürmek yok. sen denize gidip öz çekim, selfie ne dersen de, yapacaksın diye kimse soykırım yapmayacak. soykırım dediğimde de şaşırma, insanlara yapınca soykırım oluyor da bir hayvana yapınca mı olmayacak? dünyanın en bilinen plajlarında bile bir sürü tehlikeli deniz canlısı var. oradaki insanlar önlem alıp belirli dönemlerde denize girilmemesini söylüyor. ama türkiye’de böyle bir şey olunca hemen öldürelim. cehaletinizle ve tanımlayamadığım bu yokedici tavrınızla az ötede oynayın lütfen.

    sonuç olarak balon balığı satın alıp bilinçsizce yiyebileceğiniz bir balık değil. çok dayanıklı bir balıktır. suyun dışına çıkardığınızda 1 saat kadar yaşayabildiğini gördük. zorunda kalmadıkça insanlara kolay kolay saldırmaz. her canlının eşit yaşama hakkı vardır. ekosistem, insandan daha zekidir. bir süre sonra balon balıklarının çok olduğunu farkeden başka bir tür onu yemek için bölgeye toplanacaktır. böylece sistem dengesini oturtacaktır. bizim karışmamamız yeterli. bırakalım sistem kendisi işlesin. bizim karışmamız her şeyin daha kötü olmasından başka bir şeye yaramıyor.
  • sert plastik olan sahte balıklarımı(lure, rapala) defaatle ortadan ikiye ayıran balıktan her şey beklenir. ne yo zuri’ler ne kendolarım gitti.