• sırnaşmak, yılışmak. istenmediği halde ve yerde olmak isteği.
  • balta olmak harci alinmis olmak anlamina da gelir.

    yeniceriler bir ara isi o kadar azitmislardi ki butun istanbul'u haraca kestikleri yetmiyormus gibi limana giren butun taka ve gemilerden de harcalir olmuslardi. iskeleye yanasan bir gemiye, hangi sergerde daha evvel ulasmissa belinde tasidigi baltasini geminin bordasina sapliyordu. bu hareket, gemiye ait haracin o aziliya ait olugu manasina idi. limana kosan ikincisi, bordadaki baltayi gorunce:

    -buna balta olunmus (bunun harci alinmis) der ve donerdi.

    az gittik uz gittik arpa boyu yol gittik bu balta olmak olayinda anlasilan. bu hikaye de ata yadigari.
  • yeniçeriler istanbul limanına gelen yük ve erzak gemilerinin komisyonculuğunu zorbalıkla yönetimleri altına aldıkları zaman, mensup oldukları ortanın nişanını ve kendi isimlerini taşıyan bir levhayı geminin burnuna asarlarmış. bu levhaya "balta" ismi verilmiştir. "balta" gemiye asıldıktan sonra o geminin yükü ne olursa olsun, erzak ve malın sahibi ile geminin kaptanı, boşaltma ve satış işine karışmazmış. bu işi gemiyi sahiplenen yeniçeri yapar, parasından da aslan payını alırmış. bu tür davranan yeniçerilerin davranışı karşısında kimse ağzını açamazmış. çünkü yeniçerilerin asıl güvendikleri arkalarındaki ortalarıdır.

    bazen geminin yükü dikkat çekecek kadar ise, bıçağına ve avanesine güvenen bir başka zorba önceden takılan baltayı indirir ve kendi baltasını asarmış. bu durumlarda derhal kanlı bıçaklı bir kavga başlarmış. bir tarafın diğer tarafı sindirmesine de "bıçak altından geçirme" denilmiştir.

    sahiplenmek niyeti ile gemilere asılan nişanlara "balta" denilmiş olup, "balta olmak" deyimi de buradan gelmiştir. günümüzde halk arasında "musallat olmak" yerine kullanılır.
  • "belkim gacosuna balta olmuşdurum, belkim, bunun bir yerde fiyakasını bozmuşdurum. vardır bir vazgeçtimiz." kemal tahir - esir şehrin insanları

    (bkz: musallat olmak)
hesabın var mı? giriş yap