şükela:  tümü | bugün
  • gıcık bir müzikalite ile başlayan nazan öncel şarkısı. fakat nakarata gelince aynı nakarat diyemiyor insan tabiatı ile..

    içimdeki karanlık
    dışardakine benzemez
    benim doğrularım seninkiyle bir değil
    aşk bir bütün bütünü ayıramazsın
    yaşanmış yaşanmıştır bir suçlu arayamazsın...

    dururuv
    gittiğin yerde kal..
    gittiğin yer güzel
    ben senin yalnız acın (mı ağacın mı) (ipeliesin dediğine göre ağacınmış)
    ve ben seni böyle severim...
    hasretin bana özel!

    (o kadar)

    içimde boş oda yok
    herkesin yeri belli
    giderken unutma anahtarını al git (burasını da `ipelies "iyi mi" diye bitirmemiz gerektiğini ifade etti, pek teşekkür ederiz...)
    ben kapılarıma hiç kilit vurmadım ki
    ben seni kendimden çok ayırmadım ki

    drum druw..
    gittiğin yerde kal
    gittiğin yer güzel..
    ben senin yalnız .....
    hasretin bana özel..........

    ... ben seni böyle severim..
    hasretin bana özel....

    insanı yazarken, söylerken, eşlik ederken yoran bir şarkı..
  • cem adrianın ben bu şarkıyı sana yazdım isimli albümünün 3. şarkısı.*
    sözleri de şöyle:

    bu şehirde bir kadın var adı bana özel
    bana özel bana özel
    elleri var küçücük yüzüyse çiçeklerinden güzel
    kimse bilmez benden başka bir kalbi var kocaman ama bana özel
    bazen kızar dünyaya ama sadece kendini üzer
    göremezler göremezler
    izin vermese asla üzemezler
    çözemezler
    onun bir düşü var ki asla asla bilemezler
    onu neden sevemezler
    bilemezler hiç hiç sevemezler
    ahh ahh
    bazen bakar gözyüzüne bulutları izler
    kuş olup ucmak kanat cırpmak o bulutları gecmek ister
    yemyeşil çimenlerde sırılsıklam koşmak ister
    bu gri şehrin tüm yollarını rengarenk boyamak ister
    göremezler göremezler
    kalbindeki elmasa erişemezler
    çözemezler çözemezler
    onun bir düşü var ki asla asla bilemezler
    onu nasıl sevemezler
    bilemezler hiç hiç sevemezler
    göremezler göremezler
    kalbindeki elmasa erişemezler
    çözemezler çözemezler
    onun bir düşü var ki asla bilemezler
    onu nasıl sevemezler
    bilemezler
    hiç hiç sevemezleeer.
    oooo
    şimdi o kanatlarını rüzgara acmış dur diyemezler
    yıldızların arasında o kadar parlak ki secemezler
    başka sularda o
    başka rüzgarlar arıyor
    başka yollara yürüyor
    başka
  • bu şehirde bazı kadınlar var, kimsenin bilmediği kalplere sahip. yürekleri başkalarını severken, bedenleri zoraki sevişmelerde hırpalanıyor.
    bu şehirde bazı kadınlar var, düşlerinde yaşattığı bir hayatı durup gökyüzündeki bulutlara çiziyor. kuşlara baktıkça, onlarla yarışsam diyor...
    bu şehirde bazı kadınlar var, her dem yalnız, içlerinde bir yerlerde birşeyler var, kendileri bile çözemiyorlar ki başkaları nasıl çözsün...
    bu şehirde bazı kadınlar var, sıradanlıklarının içinde yaşayıp gidiyorlar ve kendileri bile kendilerinin farkına varmıyor. farkedilmek de istemiyorlar zaten.
    bu şehirde bazı kadınlar var, atlayıp bir taksiye, bir sigara yakıp çekip gidebiliyorlar.

    bu şehirde bazı adamlar var, bu kadınları şarkılara döküyorlar. en neşeli notaları, en hüzünlü seslerle birleştirip, bu şehrin gri sokaklarına döküyorlar.
    defalarca dinlenip, defalarca yarım gülümsemelerle insanın içini burkan, büyüleyicietkiye sahip bir cem adrian şarkısı.
  • ve yatağıma gömülüp tüm dünyaya küstüm bu gece..benim gibi kırık bir kadın ve benim/onun gibi kırık bir şarkı dışında..
    dedi ki:ben bu şarkıyla dans etmek istiyorum..
    dedim ki:ben de bir sigara yakıp dansını seyretmek istiyorum..
    şarkı çok güzel, dans çok güzel,hala kırığım..
  • iç gıcıklıyıca sesle muhteşem cem adrian yorumu
  • cem adrian'ın sesi ve söyleme tarzıyla akıllara murat yılmazyıldırım'ı getiren şarkı.
  • sevgili cem adrian' in sanki burnu tikaliymis gibi soyledigi cok guzel kanon dolu ve akustik sarkisi.
  • nazan oncel'in sokak kizi'ndadir.
    sokak kizi'ndaki o ait olmama/*olamama hissinin tam ziddi bir aidiyetle yakalar insani*.
    zaten her sarkisinin buyusu farklidir nazan oncel'in.
  • birilerinin yalnız agacı olundugunda anlamlıdır bu sarkı.
    bir hadisenin oldugu her notasından bellidir. cekip gitme sonucu bir rest akabinde kendini temize cıkarma, defterleri karıştırma, tarafları terazide ölçme ve nihai karar:
    "gittigin yerde kal, gittiğin yer güzel. ben senin yalnız agacın, hasretin bana özel".

    melodiden ziyade bu şarkının sözleri hafızaya kazınırsa naz'ın en kendisine özel şarkısıdır. kalbinin ipuclarını verir, inatcılıgını, dik kafalılıgını haykırır, gercekci sevişini anlatır, ortaya koydugu "kural" niteliği cümleleriyle ders vermeye calısır. ona göre öyledir çünki.

    "içimde boş oda yok
    herkesin yeri belli
    giderken unutma anahtarını al git"

    derken, sadakatini haykırır, bu şarkı ne kadar özelse yazdıgının da o kadar özel oldugunu anlatmak ister.

    "ben kapılarıma hiç kilit vurmadım ki
    ben seni kendimden çok ayırmadım ki "

    derken ise tüm içtenligini döker ortaya. bundan daha gercekci sözleri kendisi de yazmamıstır bence. kendisinden "hiç" değil "çok" ayırmamıştır. her dinleyişimde burada gülümser "işte nazan farkı" derim.
    zaten nazan'ı tanımış olanlar da bu farkı belki en cok bu sarkıda hissederler..

    tüm yalnız ağaçlara gelsin. odaları boş bırakıp gidenlere gelmesin. gittikleri yer cok güzel...
  • depresyon şarkısı.

    depresyon hırkalarımızın, küfürlerimizin her daim yandaı olan umay umay' la düet dahası. ne olsun.

    göremezler...
    çözemezler...
    bilemezler...
    sevemezler...

    dahası nefret bile edemezler...