şükela:  tümü | bugün
  • tüm diğer reklamlar içerisinde izlenilibitesi en yüksek olan reklam sınıfıdır.. genelde hep neşeli, mutlu ve eğlenceli tipler olur bu reklamlarda.. kimsede çıkıp banka anamızı ağlattı demez bu reklamlarda.. böle bişidir..
  • nedense döneme uygun mesajlar* taşırlar...akbank reklamında güven duygusunun sürekli vurgulanması gibi...imar bankasının bir dönem macit beni arabalandır reklamında olduğu gibi...
  • bilimum bankacilik krizleri sonucunda kalan tum bankacilarin kafayi yediginin gostergesi olabilecek reklamlar silsilesidir. disbank reklamlari ayri, yapi kredi'nin vadaaaaa reklami ayri bir ornek gosterilebilir buna. insana akliselim tek bir bankaci bile kalmadi mi diye supheye sokarlar...
  • bankaların sundukları hizmetler enteresan bir şekilde aynıdır (yok aslında birbirimizden farkımız ama biz...); ya da farklılıkları dar bir bant içersindedir. işte bu nedenle en çok reklama ihtiyaç duyulan sektör budur. insanların kendilerine bir yakınlık duyması için uğraşır dururlar; konulu, film gibi, skeç gibi, parodi gibi reklam filmi yaparlar. sonuçta konu alır başını gider, bankadan daha ön plana çıkar.
  • (bkz: vadaaaaa)
  • en büyük hayali kahramanları barındıran reklamlardır.. zira gerçek hayatta ne o kadar güleryüzlü, sabırlı, sevimli banka personeliyle karşılaşmak mümkündür*, ne de işini 2 dk da çabucak halledip üstüne çayını kahvesini içip gülümseyerek bankadan çıkan mutlu müşterilerle..
  • hemen hepsinde “kendim için bir şey istiyorsam ne olayım” tavrı var bu reklamlarda. aslında daha özgün bir başlıkta dile getirilebilirdi bu durum. mesela; ”banka reklamlarındaki kendim için bir şey istiyorsam ne olayım tavrı”… bu haliyle de karakter sınırına falan takılırdı, aramaya inanmamış olurdum ya neyse konumuz bu değil.
    hep hissedilen bir yapmacıklık, katmer katmer samimiyetsizlik akar bu reklamlardan.
    beni sizler yarattınız mottosu çerçevesinde her şey sizin için düsturu enjekte edilmeye çalışılır. her şey bedava sanırsınız,yani şubeye varsanız bir koşu hayrına sizi ev, araba, servet sahibi edecekler o derece bir samimiyetsizlik o derece yalanla yoğrulmuş bir jargon. değişmez kelimeler güven, dürüstlük, sağlamlık,paranızın tam karşılığı falan…
    nedir lan bu? bu reklamların kirliliğini siz göremiyor musunuz?sizin bu yapmacıklığı bu samimiyetsizliği hissedebilecek algı alanınız yok mu ey banka yöneticisi güruh?yapmayın komik oluyorsunuz…
  • logosunun fontunu times new romandan comic sans a çevrilince, içerdeki insanlara aşırı adrenalin verip kalpleri patlayana kadar dansettirdikleri zaman ; bankanın güvenilirliğinin arttığını, müşteri anlayışının kökten değiştiğini düşündürme çabasındaki bankaların reklamlarıdır.

    konu reklam olunca göz boyamak klasiktir. alıcılık ve pazarlamadır. ki bu bilinen bişey.

    ama kapısından girdiğiniz her bankanın anlayışı her yerde aynıdır; gider sıra numarası aldıktan sonra bankada 4 gişe olmasına rağmen 1 gişenin açık olup, arka plandaki 3 gişe görevlisinin sütlü kahve içip bacak bacak üstüne atıp kahkahalarla modern bir şekilde dedikodu yapabiliyor olması onların reklamlarda anlatılan değişimin bir parçası olduğunu pek tabiki göstermektedir.

    banka müşterisinin atmde bir dolandırıcı tarafından dolandırılması ve durumla ilgili müşteriye karşı uygulanan politikalarda " aman banka olarak parasını ödememek için herşeyi yapalım" düşüncesinin benimsenmesi, kesinlikle zamanımızın modern (!?) türkiye hükümetinin benimsediği ideoloji ile birebir olması, kesinlikle müşterisini şaşırtmamaktadır; her zamanki gibi her konuda küplere bindirmektedir müşterilerini.

    bankaların reklamlarının en doğru yani bu sıcak yaz zamanlarında çekilen reklamlarda danseden sanatçılarımızın bankalar içindeki klimalardan dolayı terlemiyor olmasıdır, ki siz de bankaya girdiğinizde zaten bunun doğru olduğunu klimaların püfür püfür estiğini görmektesinizdir.

    e zaten artık klima da standart değil midir, yoksa opsiyonel bir yaklaşımla mı yaklaşalım ?
  • çoğu "bankaya gelen müşteriye kapıyı açan yardımsever güvenlik görevlisi" mizansenini barındıran reklamlar. tamam adamlar hangi sıraya gireceğini, hangi evrağın gerektiğini veznedekilerden iyi biliyo, sorunca söylüyo falan ama nedir bu aşırı yardımseverlik imgesi.
  • "efendim biz dostuz, biz insana değer veririz, bizim varoluş amacımız sizin iyiliğiniz, biz hayat boyu hep zor anlarınızda yanınızdayız, üstelik karşılık da beklemiyoruz" temalı banka reklamlarını gördükçe yediği makarnanın karıncalı olduğunu fark eden müjdat gezen gibi tiksinti krizlerine giriyorum. lan bi sktrin gidin yaaa. tek amacınız cebimizdeki parayı almak, bari adam gibi "bakın biz daha az alıyoruz, alıyoruz ama şu şu hizmetler bizde daha iyi" falan diyin. lavuklar sizi..