şükela:  tümü | bugün
  • temel olarak kendilerine ait olmayan parayı kullanarak para kazanan sistemdir.

    bir kişi 100.000 lirasını vadeli mevduat hesabına yatırır. banka da bunun karşılığında o kişiye misal 7% yıllık faiz verir. diğer bir deyişle 100.000 lirasını bankaya yatıran adamın parası bir yıl sonunda 107.000 lira olacaktır.

    bir başka adam ise para ihtiyacı duyar ve aynı bankaya kredi başvurusunda bulunur. ihtiyacı olan para 100.000 liradır ve banka bu kişiye zilyon tane masraf çıkarmasının (dosya masrafı, sigorta masrafı vesaire) yanı sıra 15% faiz uygular ve ödemeyi aylık alır.

    böylece banka aslında kendisine ait olmayan parayı 8% karla satar. 100.000 lirasını bankaya yatıran adamın elinde bir güvence yoktur belki, ancak 100.000 lira kredi çeken adamdan alacağını kefil, teminat yoluyla banka bir şekilde garanti altına alır.

    bu kan emici sistemin ortaya çıkarılmış ve henüz çözülememiş binlerce hile yollu soygun taktiği vardır. bunlardan ilk aklıma geleni ise kredi kartı yoluyla puan biriktirmemize yarayan kampanyalar ile tüketim alışkanlıklarımızı kontrol altında tutmaya çalışmaktır.

    bankalardan mümkün olduğunca uzak durup sadece cebinizde olan parayı harcamanız sizi huzurlu, taksitsiz, borçsuz bir insan yapar. hiç bir şeye sahip olmamak, borç altına girip borçlanılan kişi ya da kurumun kölesi olmaktan bin kat daha iyidir.
  • bir ekonomi için olmazsa olmazdır. yaptıkları iş zor ve ciddidir hatta bu yüzden vampirliğe benzetilen işler yapmak zorunda kalırlar.
  • öncelikle belirtmem gerekir ki bankalardan da bankacılık sektöründen de ziyadesiyle nefret ediyorum. yalnız kapitalist sistem, kan emiciler, vampirler diye klişe sanatından ustalıklı örnekler sergilemeden önce bi düşünmek lazım, kim hangi insan, kurum ya da kuruluş çıkarıp o kadar nakit parayı size borç verir kendini garanti altına almadan? bu söylediğim kredi için de kredi kartı için de geçerli. insan zor duruma düşer, işleri ters gider, batar çıkar o ayrı ama bankalar da kanuni takibe düşseniz dahi taksitlendirme imkanları sağlar ödemede kolaylık yaratmaya çalışır. bunu kara kaşınız kara gözünüz için yapmaz tabii kendi çıkarına bakar. ayrıca vadeli mevduat hesaplarında 50000 tl'ye kadar paranız zaten devlet güvencesindedir. imzaladığınız bankacılık hizmetleri sözleşmesi gereğince siz izin vermedikçe paranızla da kimse oynayamaz.
  • tuhaftır. bankayla müşteri arasındaki ilişki tıpkı devletle vatandaş arasındaki ilişkiye benzer.

    vatandaş kendini devlete teslim eder*. çünkü anarşiden korkmaktadır. çünkü aksi halde canını, malını, vesairesini ancak bilek gücüyle koruyabilecek ve eğer güçsüzse ezilecektir (devlet güçsüzü ezmez mi? ezer efendim, ama o başka bir tartışmanın konusu). yani diğer türlü olsa sınırsız olacak özgürlüklerini devlet kurma yolunda feda edip üstüne de vergi adı altında kucak dolusu para öderken vatandaşın beklentisi, bahse konu devletinin kendisini, sevdiklerini, malını, mülkünü vs. koruması ve bazı sosyal getiriler sağlamasıdır.

    müşteri kendisini bankaya teslim eder. arzu ederse tefeciden borç alabilecektir oysa. tefeci nerden baksan tacirdir. sahibi olduğu parayı satmaktadır. banka gibi sistemin yarattığı fiktif bir parayı satarak kar elde etmemektedir. ama müşteri bilir ki olur da tefeciye borcunu ödeyemezse başına gelebileceklerden asla emin olamaz. hatta tefecinin başlangıçta anlaştıkları faize sadık kalacağından ya da borcunu vadesinden önce istemeyeceğinden ve almak için zor kullanmayacağından da emin olamaz. işte bu belirsizlikler müşteriyi bankaya mecbur eder, faiz de ödetir, komisyon da, dosya masrafı da...
  • yarı cahil px4'ün hesabı yanlış mı ?

    garanti bankası toplam müşteri sayısı : 11.618.455
    çalışan sayısı : 17.832
    yıllık üyelik bedeli : 68 tl

    garanti bankası bu ay ben ve benim gibi müşterilerinden 68 tl yıllık üyelik bedeli kesti.

    11.618.455 * 68 = 790.054.940 tl bu yıl toplanan bedel.

    790.054.940 / 17.832 = 44.305 tl çalıştırdığı "bir" personel için toplanan "yıllık" bedel.

    44.305 / 12 = 3692 tl çalıştırdığı "bir" personel için toplanan "aylık" bedel.

    banka maaş hesabı olanlardan, otomatik ödeme talimatı olanlardan ve yüksek miktarda para bulunan hesaplardan "aidat" almıyor. (çünkü banka için kontrollerinde 1 gece bile kalan para kazanç demek, aidat bedelini fazlası ile çıkarıyorlar.)

    müşterilerinin yalnızca %25'inden aidat aldıklarını varsayalım;

    3692 * 0.25 = 923 tl çalıştırdığı "bir" personel için toplanan "aylık" bedel.

    gördüğünüz üzere "zavallı" banka az bile alıyor aidatı. baksanıza toplanan aidatla bize hizmet veren çalışanlarına ancak asgari ücret verebiliyorlar.

    bu nedenledir ki;

    - 1 yıllık 100.000 tl kredi aldığımda 113.666 tl borç çıkarırken
    - 1 yıllık 100.000 tl mevduatım için yıl sonunda 105.500 tl ödeme yapıyor.

    banka bu, babasının hayrına vermeyecek tabi !

    bu da kurtarmamış olacak ki kredi kartım için %3,19 (yıllık olarak %38.28) gibi cüzzi bir faiz uyguluyor. (entry tarihinde tüfe %6,51)

    inanın anca kurtarıyor, kurtarsa şube sizin.
  • thomas jefferson şöyle diyor:

    "if the american people ever allow private banks to control the issue of their currency, first by inflation, then by deflation, the banks and corporations that will grow up around them will deprive the people of all property until their children wake up homeless on the continent their fathers conquered… l believe that banking institutions are more dangerous to our liberties than standing armies... the issuing power should be taken from the banks and restored to the people, to whom it properly belongs."

    "eğer amerikan halkı para basma konusunda kontrolü özel bankalara verirse, önce enflasyon ve sonra deflasyonla bankalar ve holdingler bunlar sayesinde büyüyecekler ve insanları, kendi çocukları babalarının fethettiği kıtada evsiz uyanana kadar bütün mal varlıklarından mahrum edecekler. ben, bankacılık kurumlarının özgürlüklerimize karşı düzenli ordulardan daha tehlikeli olduğunu düşünüyorum. basım yetkisi bankalardan alınmalı ve onun gerçek sahibi olan yurttaşlara verilmelidir."