şükela:  tümü | bugün
  • 80'ler 90'lar biraz da 2000'lerin başı gazetelerde boy boy ilanlar oldu olurdu. en iyi faizi biz veririz, en yükseği bizde gel vatandaş diye.

    sonra azalarak bittiler. ilk olarak kredi kartı reklamları patladı, uzun uzun kredi kartı guzellemeleri yapan.

    sonrasında konut kredisi, ihtiyaç kredisi. ev al, evinin ihtiyacini gider, tatile giderken kredi çek, arabanı krediyle al gibilerinden.

    nihayetinde faizler tekrar yükseldi. vatandaş zaten ortalamada zaten 5 kredi kartı, 1 mortgage, 2 ihtiyaç kredisi ile yaşıyor. herkes harç borç içinde.

    bari dediler eski günlerdeki gibi mevduat faizine en yüksek getiri, hos geldin faizi gibi en azından elinde parası olanlara reklam yapalım tekrar.

    döngü tamamlandı.
  • benim de dikkatimi çeken olay.bu zamana dek hep vermenin peşinde olan bankalar bu yıl almanın peşine düşmüşler.
  • sendikasyon kanallari tikaninca, tikanmasa bile ulkenin artan risk primi nedeni ile sendikasyonun (rating notlarindaki dusus) maliyeti artinca, doviz al tl ye don bonoya yatir kur riskini swaple donemi de artan maliyetlerle ve dusuk faiz politikasiyla karsiz olunca, bireysel krediler doymus, ticari kredilerde npl (batak) artinca, bankalar kaynak acisindan yapmalari gereken seye donup mevduatciliga baslamis. universiteli mevduati seklinde reklama baslarlarsa bilin ki batiyorlar cunku bu is yapmayan lokantalarin son care olarak doner satmaya donmesi gibi kopruden once son cikistir.