• bankaların artık öğrencilerin harçlıklarına gözlerini diktiğinin işareti. hsbc'nin advantage campus card ile başlattığı, ardından citibank, iş bankası gibi birçok bankanın sürdürdüğü abuk uygulama. bankalardan nefret ediyorum söyleminin üniversitelerde duyulma sebebi... üniversite içerisinde, yolda, kantinde, koridorda bir dakikanızı alabilirmiyim diyen takım elbiseli banka görevlilerinin yürüttüğü hede...

    üniversite öğrencileri sıkıştığı zamanlarda destek olacak bir karta sahip olacağını düşünerek formu imzalar ve dört gözle kart(lar)ının gelmesini bekler. kart geldikten sonra ilk birkaç gün harcamalara özen gösterilir. ardından ipin ucu ufak ufak kaçmaya başlar. arkadaşlarının bara gitme teklifi cepte para olmadığı için eskiden reddedilirken, artık kredi kartına güvenilerek ortamdan ortama akılır. ardından alışveriş mikrobu kuluçka süresini tamamlayarak harakete geçer. yeni bir cep telefonu ya da bilgisayar için bir parça veya bir giysi nasıl olsa taksit taksit ödeyeceğim rahatlığıyla alınıverir. zaman geçer ve banka amacına ulaşmıştır, borç nasıl olduğu anlaşılamadan ödenemeyecek boyuta çıkmıştır. asgari ücret ödenerek sıkıntılar ötelenir. ve nihayetinde bu borcun asgarisini ödeyememekten korkan birey diğer bankalardan da kart almaya başlar. edinin takkesini büdüye, büdününkini ediye giydirerek bir süre daha idare edilir. ancak en sonunda öyle bir noktaya gelinir ki, aile ekonomisini bile sarsacak bir borç öğrencinin sırtına binmiştir. maddi sıkıntı yaşadığı zamanlarda rahatlatır düşüncesiyle alınan kredi kartı artık öğrenciliğin tüm keyifli anlarını çalmaktadır. artık cebe giren paralar keyifle harcanamaz, asgari ihtiyaçlar karşılanır kalanı bankalara verilir. hatta farketmeden o kadar açılan insanlar vardır ki, asgari ihtiyaçlarını bile karşılayamaz hale gelir.

    elbette harcamasına dikkat eden ve böyle zorluklarla karşılaşmayan öğrenciler de vardır. ancak bu gibi insanların azınlıkta olduğunu da belirtmek gerekir. çevremdeki insanlara almayın, yapmayın, etmeyin dememe rağmen birçoğu almış ve şu anda büyük bölümü yukarıdaki sıkıntıları yaşamaktadır.

    bana göre şerefsizlik...
    onlara* göre para...
  • bu yarış adına, bankalar en garip elemanlarini yollamaktadirlar efendim okullara...

    mayis 2005
    yer : konservatuvar bahcesi

    - merhaba arkadaslar.. lisans devresinden misiniz
    - eh bazımız evet bazımız hayır. hayırdır ne vardı
    - ben falancabanktan geliyorum da, kredi kartina ihtiyaciniz var mi
    - ee, pek yok acikcasi
    - emin misiniz
    - valla kartlara borc odemekten anamiz agliyor kusura bakmayin
    - aa, bizim bankanin soyle bir olayi var ama. butun borclarinizi oduyoruz, tum borclariniz bizim bankada toplaniyor. sonra onu oduyosunuz yavas yavas
    - (gulusmeler) haa, onu baskasi odemiyo ama?
    - eh yani
    - (gulumseyerek) size bu soylediklerinizi soyleseydim, ne cevap verirdiniz?
    - ee, şeyy... başka lisans ogrencisi var mi buralarda?
    - valla bakin iste, surda tiyatrocular var, belki isterler...

    20 dakka sonra

    binanin ikinci kati, şan odası... kapi calar ders sirasinda, birisi kafasini iceri sokar, sima tanidiktir...

    ayni eleman : merhaba, biz falanca bankadan gelmistik, kredi karti icin
    ben : e kac kere sorcaksiniz
    a : aa siz
    b : yaa : )

    bi 10 dakka sonra daha

    arkadas : ya kantinde bi adam var, kredi karti satmaya calisio
    ben : baya bi gayretliler valla...
  • ogrencilere yapilan bir cin iskencesi yontemi.

    ilk gun/gunde 100 defa:
    +kacinci sinif?
    -4
    +iste hsbc kredi karti almak ister misiniz?
    -yok sagolun.

    ikinci gun/gunde 200 defa:
    +kacinci sinif?
    -4, ama istemiyorum...
    + emin misiniz? hede hodo falan filan iste.
    -hayirrrr!

    ucuncu gun ise sorun cozulur...
    +kacinci sinif?
    -hazirlik.
    +peki sagolun.
  • konu hakkında ankara üniversitesi iletişim fakültesi yayınında yer alan yazı :

    para yok, kredi kartı çok

    kredi kartı sektörünün yeni hedefi üniversite öğrencileri... bankalar ve kredi kartı kuruluşları pazardan pay alabilmek için birbirleriyle yarışıyor.

    türkiye'de hızla büyüyen kredi kartı sektörü, üniversite öğrencilerini "müşterileri" arasına dahil edebilmek için yarışıyor. birbirinden cazip görünen kredi kartları, para sıkıntısı içindeki öğrencilere kredili imkanlar sunuyor.

    türkiye'de bankacılık hizmetleri ve kredi kartı uygulamaları oldukça sorunlu konular. 4822 sayılı kanun ve tüketici kanunu'nda yapılan değişikliklerle sorunlar giderilmeye çalışılsa da kredi kartları faiz oranları ve borç ödemesinde gecikmeler kart kullanıcılarının "korkulu rüyaları" olmaya devam ediyor. durum böyle iken "kredili imkanlardan" yararlanmak isteyen öğrencileri neler bekliyor bir araştıralım dedik.

    pek yakında hepimizin cüzdanına girecek olan kredi kartlarının birçok özelliğini ye terince tanımıyoruz. “her ay gelen hesap özetlerinde karşılaştığımız terimler ne an-lama geliyor? bilinçli bir kart kullanıcısı olmak için neler yapmalıyız?” gibi sorulara yanıt vererek bilinçli kart kullanıcılarının sayısını artıracağımızı umuyoruz.
    kredi, alışveriş, mağaza kartı nedir?

    kredi ve alışveriş kartları, kart hamilinin nakit para taşımaksızın alışveriş yapmasına olanak tanır. kredi kartları nakit para çekme imkanı da sunarken, alışveriş kartları temel olarak belli üye kuruluşlardan taksitli veya indirimli alışveriş avantajı sağlar. nakit ödeme yapıldığında ödenecek miktardan belli oranda indirim yapılması ödeme şekline ve üye kuruluşa göre değişen oranlarda ödül veya puan kazanılması alışveriş kartlarında görülen uygulamalar arasındadır.

    alışveriş kartlarının, sadece anlaşmalı üye kuruluşlarda geçerli olanlarının yanında, kredi kartı özelliği taşıyanları da bulunmaktadır. alışveriş kartları, üye kuruluşlarında genellikle diğer ödeme araçlarından daha avantajlı koşullar sunar.
    mağaza kartları ise sadece bir markanın mağazalarında geçerli olan, kart hamillerine kartın geçerli olduğu kuruluşta, indirim ve taksit gibi ödeme kolaylığı, kimi zaman "öncelik indirim günleri" gibi ek avantajlar sunan kartlardır.
    peki nasıl başvurulur?

    başvuru formları kartı veren kuruluşun üye mağazaları veya banka şubelerinden temin edilebilir. başvurunuzun değerlendirmeye alınması için başvuru formunda yer alan tüm alanları eksiksiz ve doğru bilgilerle doldurmanız gerekir. dikkat edilmesi gereken en önemli nokta ekteki sözleşmeyi satırı satırına okumanız.

    kimi banka ya da kuruluşlar başvuru formunun yanı sıra gelir belgesi, nüfus cüzdanı fotokopisi gibi belgeler de talep eder. başvurularda bazı bankalar ya da kuruluşlar tarafından kefil bildirilmesi de talep edilmektedir. pek çok finans kuruluşu kredi değerlendirme aşamasında bu bilgilerin yanı sıra, aralarında oluşturdukları ortak bir veri tabanında kaydedilen, başvuru sahibinin geçmiş kredi bilgilerini de dikkate alırlar.

    kafanız karışmasın:"bilmeniz gereken tanımlar"

    hesap özetiniz birçok tanım ve kısaltmalarla dolu olarak gelir. kafanızın karışmaması için asgari düzeyde bu kısaltma ve tanımlardan haberdar olmanız gerekir. örneğin, alışveriş faizi, hesap özetinde belirtilen borç bakiyesinin tamamının son ödeme tarihine kadar ödenmemesi durumunda kredilendirilen tutara işletilen faizdir.
    gecikme faizi, hesap özetinde belirtilen son ödeme tarihine kadar ödenmesi gereken tutardan az ödeme yapılması durumunda uygulanan faizdir. genellikle, ödenmeyen tutar ya da asgari ödeme tutarı üzerinden belli bir oran gecikme ücreti olarak uygulanır.

    kkdf, hesap özetinde yer alan gecikme faiz tutarı üzerinden alınan "kaynak kullanımı destekleme fonu'nu" ifade eder. mevzuat gereği yasal bir zorunluluktur. bsmv ise, hesap özetinde belirtilen gecikme faiz ve ücretleri üzerinden yasal zorunluluk gereği alınan banka sigorta muameleleri vergisi'ni ifade eder.
    "ben de kredi kartı istiyorum"
    "ben de kredi kartı istiyorum" diyen öğrenciler istediği karta ulaşabilmek için detaylı bir araştırmaya girmesi gerekiyor. en önemli tavsiyemiz kartın limitini gelirinize göre iyice hesaplamanız. çünkü ödemelerin gecikmesi yüzde 4 binlere varan faiz ödemesi anlamına gelebilir. böyle kötü durumlara düşmemeniz için üniversite öğrencilerine yönelik tüm alışveriş ve kredi kartlarını büyüteç altına aldık:
    benkar 2000 yılının sonunda sadece üniversite öğrencilerine ilk alışveriş kartı olan advantage campus card'ı hizmete sundu. ardından yapı kredi bankası üniversite bankacılığı kapsamında university world card çıkardı. piyasanın giderek büyümesiyle, cankurtaran holding a.ş'nin heyecanlı cart'ı alış-veriş ve kredi kartı piyasasında yerini aldı. akbank, garanti bankası ve türkiye iş bankası da ek kredi kartı uygulamaları ile pazara girmeyi başardı.

    2002 yılında hsbc bank a.ş.'nin, advantage'ı satın almasıyla uluslararası kredi kartı ve diğer bankacılık hizmetleri de sunmaya başladı. advantage campus card'a sahip olabilmek için, nüfus cüzdanı ve öğrenci kimliği fotokopisi, başvuru formuyla birlikte advantage noktalarına gitmek gerekiyor.

    18-25 yaş arası, advantage card sahibi olmayan tüm üniversite, master ve doktora öğrencileri advantage campus card'a başvurabilir. yapılan alışverişleri taksitlendiren campus kart, türkiye çapında 25 sektördeki 300'e yakın üye kuruluşuna bağlı 5 bini aşkın satış noktasında kullanılabilir.

    üniversite öğrencilerine yönelik ilk kredi kartı university world card ise taksitli alış-verişin yanında normal kredi kartlarının tüm özelliklerini taşıyor. nakit avans çekme imkanı veren world card, öğrencilerden mutlaka garantör istiyor. 40 bin kullanıcısı olan kartın türkiye çapında 35 bine yakın üye işyerinde geçmektedir. visa / mastercard lisanslı olduğu için ise hem yurtiçi ve yurtdışında puan uygulaması ile kullanabilirsiniz.
    heyecanlı card üniversite öğrencilerine taksit ve indirim olasılığının yanı sıra özel organizasyonlardan faydalanmayı da sağlıyor. kefil istemeyen heyecanlı card'a sahip olabilmek için veli onayı yeterli.

    ayrıca öğrencilerin akbank, garanti bankası ve türkiye iş bankası kredi kartlarının eklerinden yararlanmaları mümkün. ek kredi kartına sahip olmanın koşulu ise ailede kredi kartına sahip kişilerin bulunması.

    hızla büyüyen kredi kartı pazarı, üniversite öğrencilerini de içine aldı. yaklaşık altı milyon kredi kartı kullanıcısı, her gün gelişen pazarda kendine uygun olan ödeme seçenekleriyle "geleceğe borçlanmanın" avantajını yaşıyor.

    öğrenciler en çok giyim sektörüne para harcıyor

    kredi kartı ve taksitli alışveriş kartı olan öğrenciler kartlarını, yüzde 55 oranın da giyim ve tekstil sektöründe kullanıyorlar. öğrencilerin harcamalarını giyim kuşam dışında yüzde 25 oranında gıda sektöründe, yüzde 15 oranında eğlence ve yüzde 5 oranında diğer sektörlerlerde yapıyorlar.

    kaynak :
    http://ilef.ankara.edu.tr/…orunum/yazi.php?yad=2055
  • $u sıralar devam eden , üniversite bahar $enlikleri dolayısıyla kredi kartı pazarlama yarı$ının zirvede olduğu hadisedir.

    bu olay, bir bakıma okulu bitirdiğinizde mezuniyet sonrası i$ arama/bulma sürecinde kar$ınıza çıkabilecek i$ imkanlarından birisi de olacaktır ve $u anda o genç elemanların yaptığını yapacaksınız. insana koyan tarafıda bu olsa gerek.
  • bu universite ogrencilerinin ilerinin yoneticileri, muhendisleri, mimarlari, doktorlari, vs yani ozetle ulkenin gelir seviyesi yuksek kesimini olusturacagini ongormek zor olmadigindan simdiden aidiyet ve marka bagliligi yaratarak ogrencileri kendine cekme politikasi uyguladiklari aciktir. ogrenciye simdilik kus kadar limit verilir, zaten ogrenci milleti korkaktir, borcunu bir cok kredi kullanicisindan daha sadik bir sekilde oder, o odemezse pederbank devreye girer, bir sekilde halledilir o borc. yani riski de azdir.
  • öğrencilere kredi kartı verme yarışına giren bankalar haftalarca okulda stand açıp kantin kantin dolaşırlar ne kadar istemeseniz de bi saat ikna etmeye çalışırlar. ama aynı bankalar üniversitelerin kültürel organizasyonlarına sponsorluk söz konusu olunca hemen kaçarlar. hatta hiç unutmuyorum bi bankadan* biz böyle şeyleri desteklemiyoruz cevabını almıştım*
  • kart vermek yetmiyormuş gibi bir de arayıp;
    "siz 500 ytl 'lik limitinizi doldurmuşsunuz "deyip "limitinizi 750 ytl yapalımmı ?"deme cüretini de gösterebiliyorlar?
    o an call center'dakilerin yanımda olmasını isterdim.....
  • finansbank ın bayrağı önde götürdüğü, garantinin en sonlarda yer aldığı yarıştır. finansbank çoğu kez başka bankalarda mevduat hesap kayıtlarını kullanarak öğrencilere kredi kartı dağıtırken, garanti ise çoğu kez bir öğretmen edasıyla velini al da gel der, tabi ki hiç bir üniversiteli de gelmez.
  • bugünün çılgın tüketici profilinin yarının ise çalışan ama aldığı maaşın hayatını sürdürmesine( en azından doğalgaz elektrik su vs gibi masrafları karşılamasına) izin vermeyen ayın sonunu nasıl getireceğim diyecek geleceğin çalışma ihtimali yüksek insanları için kredi kartı köleliğini şimdiden ruhlara ve cüzdanlara alıştırma yönteminin dolaylı uygulamasıdır..çevremdekilere baktığımda aldığı bursla kredi kartı ödeyen bir çoğunlukta var yabana atılmayacak kadar hem de beş taksit sekiz taksit derken aldığı şeyi üzerinde eskiyen ama hala borcu bitmemiş bir topluma alışıyor ve sorgulamıyoruz da... evet alıyoruz ama nasıl ödenecek bunlar ve en küçük ekonomik sosyal yapı olan ailede başlıyorsa borçlar ,ayın sonunu göremeyen maaşlar ,ülkede aynı sıkıntıdadır işte kabataslak bunu yetmiş milyonla çarpın dış borcu bu gibi hayal edin tabi faizsiz ,borç almak istediğimiz imf ye borcumuz da işte bu öğrencilere verilmek istenen kredi kartlarının yarış haline geldiği günümüzde bir zamanlar hadi bizden borç alın diyen bir kurumdu çünkü insanlar işini biliyor bir insan bir ülke borç yaptığı anda cebinden bağlanmış oluyor borçlusuna ..
    kısaca tüketim toplumu olan üretime ve üretmeye pek meraklı olmayan sosyolojik yapımız nedeniyle ülkedeki okuyan genç nüfusun fazlalığını gören bankaların ağzını sulandıran bir ülkeyiz bu olayda bizi tüketim toplumu yapmaya daha da alışkın hale getiren bir durum olma niteliği taşımaktadır..