şükela:  tümü | bugün
  • slav dillerinde almanlara "nemets" diyorlar. mesela boşnakça'da "njemac" yazılıp "niyemats" diye okunuyor (bkz: nemaçka). ne "germen"'e benzeyen ne de eski germen kabilesinin adı olan "alman"a benzeyen bir isim. meğer "nemats" eski slav dilinde "dilimizi konuşamayan, dilsiz" anlamına geliyormuş.

    bunu öğrenince başta slavlar sana baya götü kalkık geliyor. tabi slav milletinin bir dönem ispanyayı işgal eden müslümanların köle ihtiyacını karşıladığını ve o yüzden ingilizce'deki "slave" kelimesine kaynak olduğunu hesaba katmazsan.

    düşünsene adamlar birilerinin dillerini bilmemesine o kadar şaşırmışlar ki onu küçük bir grup sanıp ayrı isim koymuşlar. "konuşamayanlar, dilsizler". daha da ilginci slav kelimesinin de "konuşan" anlamında da kullanılan ve aslen "kelime" demek olan "slovo" kökeninden geldiğine dair bir teori de varmış. adamlar dünyayı "konuşabilenler" ve "konuşamayanlar" olarak ayırmış. almanın da kendi kafasına göre konuşabildiği fikrinden o kadar uzaklarmış.

    slavlara özel bir durum zannederken sonra "barbar" kelimesine denk geliyorsun. onu da yunanlar dillerini konuşamayanların kendi arasında "barbarbarbar" diye konuşuyor gibi gelmesinden çıkarmışlar. barbar kelimesi başlangıçta "dilimizi bilmeyen, bırbır konuşan" anlamlarına geliyormuş. yunanca bilmemek büyük cehalet kabul edildiğinden de barbar önce "cahil" sonra da günümüzdeki "vahşi" anlamına kadar evrilmiş.

    kendi milletini en doğru ve en süper zannetmenin ne kadar eski ve köklü bir gelenek olduğu böyle böyle ortaya çıkıyor işte.
  • şöyle bir şey okudum (ya da duydum, hatırlayamıyorum), eski yunanlılar kendilerinden olmayanlara barbar derlermiş, çünkü konuşmaları kulaklarına "ba-ba-ba" gibi gelirmiş (şey geldi aklıma bir de, biz nasıl anlamadığımız dile "çince gibi" diyorsak, ispanyollar da "türkçe gibi" diyorlar). açıkçası bu ba-ba yorumu bana "kürtlere karda yürürken kırt-kırt diye ses çıkardıkları için kürt derler" hikayesi kadar sallama geldi, ama bilemiyorum. bu devirde neye inanacağını bilemiyor insan, hem o kadar yalnızım ki.
  • "yabancı" anlamına gelen barbar kelimesini esas anlamıyla sınırlamadan, zamanla kazanmış olduğu anlam ile ele alırsanız, bunun karşısına ise medeni kelimesini, zamanla kazanmış olduğu anlamı göz önüne almadan, temelde taşıdığı şehirli anlamıyla koyarsanız, doğal olarak şehirli (yerleşik) olmayanın medeni olmadığı ve barbar olduğu sonucuna ulaşmış olursunuz ama metodolojinizdeki bu tutarsızlık da gözden kaçmaz.

    yerleşik ve göçebe kültür türlerini tek tek ele alamayıp, önce bunları bu iki grup hâlinde kategorize eden, sonra da bu iki kategoriden birini diğerinin daha ilkeli, kötüsü, zayıfı olan gören anlayış, sakat bir anlayıştır. göçebelerin (bağlam içerisinde barbarların) hiçbir şey üretmedikleri, ekonomilerinin yalnızca (ya da çok büyük ölçüde) yağmaya dayandığı, varlıklarını ancak başkalarının ürettiklerini çalmakla idame ettirdikleri iddiası tamamen avrupamerkezci bir algı bozukluğunun neticesidir.

    siyasi tezlerini doğru çıkarmak maksadıyla ve tabu kırıcılık hevesiyle tarihe dokunmaya çalışan hemen herkes bu hatayı yapıyor. sevan nişanyan da böyledir, halil berktay da böyledir, anlaşıldığı kadarıyla sözlük'teki derinsular da böyle. önce ortaya kendi içinde olabildiği ölçüde tutarlı bir şablon konuyor. sonra tarihi hadiseler unsurların o şablondaki boşluklara yerleştirilmesi ile izah ediliyor. bu tarihçilik değildir, başka bir şeydir. tarih belgeyle yazılır.

    iç asya'nın göçebe kavimlerinin kurdukları siyasi teşkilatların birincil gelir kapısı, ekseriyetle yağma değil, hayvancılık ve ticaret olmuştur. göçebelerin yerleşikleri yağmalaması varlığı inkâr edilmez bir olgu olsa da, bununla ilişkili olarak iç asya göçebelerinin yağma gelirlerinden faydalandığı hakikati inkâr edilemeyecek olsa da, bu insanların esas gelir kapıları ticaret ve hayvancılıktır.

    aklım almıyor, inanamıyorum. "çadırlarda yaşayan insanlar... hayvancılıkla uğraşamayacaklarına göre..." diye cümle kurulmuş. bunun üzerinden çıkarım yapılıyor. insan bir ne dediğine bakar.

    göçebe yaşam tarzı, hayvancılık için çok elverişlidir. zaten öyle olduğu için bu insanlar göçebe olmuşlardır. yoksa, gerizekalı olduklarından değil.

    kendi zekanıza çok güvendiğinizi fark edebiliyorum. iyidir, güvenin. fakat açın biraz da tarih okuyun. açın biraz kaynaklara bakın. bu insanlar, mesela konu icabı, hunlar, ne yemiş, ne içmiş, ne yapmış... okuyun bunları. adamların başlıca uğraşının hayvancılık olduğunu, yetiştirilen hayvan sayısı bakımından göçebelerin yerleşiklerden çok daha önde olduğunu, zaten bu yüzden yapılan ticaret anlaşmalarında göçebelerin hayvan, deri, post vs. sattığını ve buna mukabil başka mallar aldıklarını görün.

    hatta, hunların çin'e yaptıkları akınların bazılarının sebebinin, çin'in serbest ticareti engelleme çabaları olduğunu görün, öğrenin. (bkz: #22766623)

    böyle tarih olmaz. ayıptır, yazdıklarınıza inananlar var, sorumluluk taşıyorsunuz. herkes hata yapar da, tarihle münasebetiniz "göçebeler hayvancılık yapamaz." diyecek kadarsa, bırakın kalemi kağıdı, o alana karışmayıverin. karışacaksınız, oturun öğrenin. durduk yere sinirlendim yahu... rahatlığa bak. biz tarih konusunda "la" diyecek olsak oturup kırk kere tartıyoruz. milletteki rahatlığa bak!
  • insanın medeniyet ile anormal hale getirilmemiş doğal formu.

    not : medeniyet ile kastım teknolojik gelişme değil sosyolojik yozlaşmadır.
  • yunanlılar ilk defa persler'i barbar olarak nitelediler. barbar tanımının oluşması ile aslında tarihteki ilk oryantalist saldırı görülmüş oldu. sonra o süreç döndü dolaştı, şaşırtıcı olmayan bir şekilde, oto-oryantalist orhan pamuk'a nobel edebiyat ödülü oldu. nereden nereye...
  • zamanında hristiyan romalı latinlerin, kuzeyden saldıran pagan cermen ve slav kavimleri için kullandığı bir kavram iken; bugün latin, cermen, slav, helen bütün avrupa'nın bir olup türkler için kullandığı bir kavrama evrilmiştir. ne çabuk unuttunuz lan tarihinizi gavatlar.*
  • barbar kelimesi romalıların roma imparatorluğu dışındaki halklara taktıkları bir isimdir.vikipediyi değerli bir kaynak olarak gösterip şu şöyledir,attila barbar'dır,avrupayada hiçbir faydası olmadı bu lale'nin,medeniyet götürmedi demek en büyük laleliktir.
    (bkz: göt lalesi)
    günümüzdeki medeniyet götüren ülke için;
    (bkz: amerika birleşik devletleri)

    tarih konularını günümüzdeki değer yargılarına bakıp ''aha la baq la barbar bu lahey lahey laheyya..diyerboker yoluna lö diyerboker yoluna'' diye halay çekmek aptalcadır.
  • "burada bir barbarım çünkü beni anlamıyorlar."*
  • barbar kelimesi ilk kez eski yunancada varvaros olarak kullanilmis olup, dogulu batili kuzeyli ya da guneyli olsun ya da olmasin yunan olmayan her sey icin kullanilmistir. yabancilar icin bu sozcugu secmelerinin nedeni de, yunanca konusmayan halklarin dillerini "varvar" seklinde duymalari ya da turkce olarak dusunursek virvir ettiklerini dusunmeleridir. yoksa etimolojik olarak bu kelimenin kökeninde sarkiyatcilik ya da baticilik gibi kavramlar sanilanin aksine yatmamaktadir.
  • "iran'ın spartalı öfkesi
    tahran, hollywood yapımı '300 spartalı' filmine, persleri 'cahil, kan dökücü ve barbar' olarak yansıttığı iddiasıyla sert tepki gösterdi ... "

    http://www.milliyet.com.tr/…3/13/dunya/axdun01.html

    (bkz: #10377471)

    (bkz: tarih tekerrürden ibarettir)

    ayrıca filmi yunanların çekmediğine ayrıca dikkat çekmek isterim. batı cephesinde bu kadar mı ağız birliği olur ?