şükela:  tümü | bugün soru sor
  • ebuzziyya keykavus, fransa krali charlesmagne'a hediye çalar saat göndermiş, daha önce böyle bişi görmeyen baş piskopos "barbarlar yapiyor, helal olsun abi" demis... (bkz: japonlar yapmis abi) (bkz: turklerin dunya kulturune katkilari)
  • barbarlık ya da barbar kelimesi bir yakı$tırmadır. hiç bir kavim kendisine barbar dememi$tir, hep birileri ba$kalarını ya da dü$manlarını barbar diye adlandırmı$tır. tarihte barbar olarak adlandırılan fakat kendi içlerinde çok güçlü sosyal ve askeri düzen kurabilmi$ kavimler var olmu$tur. göçebe kavimlere daha çok bu kavram "yakı$tırılsa" da gerçekten hepsinin "barbarlık" tanımına uydugu tartı$malıdır. örnegin roma'nın kuzeyindeki kavimleri barbar diye adlandırması.
  • zamanının sanat,edebiyat ve askeri alanda öncüsü olan roma imparatorluğu kendi halkı dışında kalan halkları, kendinden aşağı görmüş, aralarında fark gözetmeden hepsine birden barbar demiştir... barbar kelimesi ise çeşitli kaynaklara göre romalıların, diğer hakların dilini anlamaması ve onların dillerini bar bar şeklinde seslerden oluştuğunu algılamaları sonucu türemiştir...
  • lewis henry morgan'ın yaptığı sınıflamaya göre insanlığın yaşadığı aşamalardan biri. barbarlık yabanıllıktan sonraki, uygarlıktan önceki aşamadır. kendi içinde aşağı, orta ve yukarı olarak üçe ayrılır. yukarı barbarlık aşamasında soy topluluğu içinde farklılaşma başgöstermiş, uygarlığa geçmenin ön koşulları ortaya çıkmıştır.
  • moğolların barbarlığı hep anlatılır ve tarih bundan dem vurur. ne varki moğollar barbarlığı gittikleri, ele geçirdikleri topraklarda özellikle kültürel yok ediş şeklinde gerçekleştirmişlerdir. günümüzde ise 'kindar iktidarlar' barbarlık konusunda o kadar da uzağa gitmeye gerek görmüyor; hemen elinin altındaki, uzun zamandır diş bilediği ve tarihsel olarak uzun zaman birikimi sonucunda oluşturulmuş kültürel cevherleri un ufak ederek hedefine ulaşmaktadır.

    bu konuda açık faşist iktidarlar kadar gizli faşist iktidarlar da gayet başarılı olmaktadır.gizli faşist iktidarların temel meşruiyet kaynağı çoğunlukçu iktidar anlayışıdır. açıkça şikeli bir seçim yasasının semeresi olarak elde ettikleri oy çokluğuna dayanarak parlamentodaki sandalye sayısının çoğunu eline geçiren bu iktidarlar kısa zamanda üç erki de açık veya gizli bir şekilde eline geçirip toplumsal dönüşümün yönünü kendi vasat altı dünya görüşü dahilinde değişime uğratmaya çalışır. bu aşamada en çok yara alan platform kültürdür. yoğun bir yozlaştırma ve her şeyin bir maddi bedelinin olduğu savıyla hareket eden iktidar toplumun belleği olan kültürü yok etmeye başlar.
    yani eski çağlardaki uzak kültürlere yönelik vandallık artık günümüzde kendi içimize yönelik olarak gerçekleşmektedir.
  • gecenin bu saatinde kornalara aralıksız basan, mehter marşıyla ortalığı inleten, boğaz köprüsü ve diğer pek çok yolu kapatan ayılarca başka bir boyuta ulaşmıştır.