şükela:  tümü | bugün
  • şu ana kadar neden açılmadığını anlamadığım başlık, oysa barınaktan köpek sahiplenmek, barınak gönüllüleri gibi birçok başlık varken.

    yaklaşık 7 ay önce yaşadığım şehri bırakıp başka bi şehre yerleştim. uzun zamandır yapmak istediğim bi şey vardı; kedi beslemek; sokakta, orada burada değil ama sadece. gerek kedilerin yaşamına olan merakımdan, gerekse belki bi hayvana faydam dokunur fikrinden yola çıkarak barınağın yolunu tuttuk yine 7 ay önce. birçok insanın bildiği gibi barınaklar hoş yerler değil maalesef, hayvanların bir arada yaşamak zorunda bırakılıp kendilerine ait bi yaşam alanı olmamalarından tut, yemeklerinin bir arada verilip kavga etmelerine neden olacak insanlar tarafından bakıldıkları yerler genel olarak. gittiğimizde karşılaştığımız manzara da bizi fazla şaşırtmadı açıkçası, kafese yeni koyulan bi köpeğe saldırmak için bekleyen diğer köpekler (köpekler, alışkın olmadıkları yeni hayvanlara bunu yapabiliyor bazen), yaşama isteğinin kalmadığı gözlerinden anlaşılan yaşlı hayvanlar, sütten kesilmiş, nereye geldiğini bile anlamayan, sahiplenilmek için birbirinin üstüne çıkıp yuvarlanan yavru kediler..

    aralarından 3-4 aylık, en çok diğerlerinin üstüne çıkıp en çok yuvarlananını aldık biz de. kontrollerini yaptırdık, hastalıksız kediyi kutuya koyup eve getirdik. içeri girdiğimizde kedi yorulmuş, acıkmış, susamış şekilde yere yuvarlandı. yemeğini, suyunu küçük kaselere koyup önüne uzattık, bildiğin her gün yemekleri değiştirildiği söylenen kedi, 2 kuru mamaya hasret kalmıştı! aradan 2-3 gun geçti geçmedi, kedinin tüyleri dökülmeye başladı.

    hani kontrolden sağlıklı olarak geçtiği soylenen kedi vardı ya, her yerinde mantar olan bi kediymiş meğer. kulağının arkasındaki yara da barınaktaki ''doktor''un iddia ettiği gibi sadece yara değil, mantarmış. barınaklardaki şartlar var ya hep barınaktakiler tarafından luks sayılan, kedinin arkadaşlarıyla birlikte yaşarayak edindiği mantarların gözden kaçırılmasına neden olmuştu demek ki(!)

    önce1
    önce2
    önce3

    2 aylık bi tedaviden sonra, gerek okulun bi şey bildiğini sanan ama sadece para kaybına yol açan boş beleş veterinerliğinden (istisnai veterinerler dışında zaten geneli öyle), gerek dışarıdan yardım alarak iyileştirmeye çalıştığımız, hatta benim ilk kez bi ilaç dolabı oluşturacak şekilde kullandığım işe yaramayan ilaçlarla mantarı daha da artan kedi için (ismi kedi), buradan, diğer sitelerden gördüğümüz şekilde kedi'ye sirkeli suyla kompres yaparak bu hale getirebildik:

    sonra1
    sonra2
    sonra3

    sonuç olarak demek istediğim 2 şey var; ilki belediyelerin hayvanlar konusunda aşırı duyarsız olmaları, öyle ki belediyeyi arayıp hastalıklı hayvanları iyileştirmeden, daha da hasta hale gelmelerine neden olan barınakları şikayet ettiğinizde, aylardır birlikte yaşadığınız kediyi sadece 'gelip alabileceklerini' soyluyorlar, nereye götürdükleri de açık zaten. ikincisi de petshoptan alınan hayvanların genelde iç parazit gibi, birkaç aylık aşıdan sonra daha kolay geçen hastalıkları olmasına karşın, barınaktaki hayvanların hastalıkları genelde ciltlerinde oluyor. kötüye gittiklerini gördükleri hayvanların yaşamını da ellerinden alıyorlar zaten. hayvan hastalıklıysa yaşama hakkı verilmiyor. barınaktakilerin, petshoplardakilere göre insanlara daha çok ihtiyacı var, çünkü onlarla uğraşma zahmetine giren insan sayısı aşırı az, zaten bu nedenle hayvanını iyileştiren insanlar sürekli internette, gazetede, haberde karşımıza çıkıyor.

    petshoptan hayvan alınmamalı söylemine de karşıyım açıkçası, onları hapsetmeye de kimsenin hakkı yok! ama barınaktaki hayvanların iyileştirilmediklerinde yaşama süreleri kısıtlanıyor, gerektiğinde(!) ise öldürülüyorlar.

    birbirimizi kötü şartlardaki sokaklardan, petshoptan, barınaktan, nereden olursa olsun hayvan almaya ve onlara kendimize baktığımız kadar iyi bakmaya yönlendirdikçe biliyorum ki yeryüzü, en azından biraz daha fazla yaşanılır hale gelecek. hem hayvanlar, hem insanlık için!
  • çok güzel sonuçlanabilen, aşırı sevap point yüklü, inanılmaz muhteşem bir olay.

    sonuçlar
  • arkadaşlar merhaba,
    29 ekim tarihinde kocaeli' de 2 yaveu kopek kanalizasyona düşmüştü.
    haber linki
    geçici yuva olarak bu köpekleri aldim. veterinerde aşıları yapıldı. fotoğraftaki kopek mikrop kapmış. tedavisini yaptırdım. kardeşine nazaran biraz zayıf kaldı.
    bu küçük canları sahiplendirmek istiyorum. şu an tek başlarına kendilerini idare edemeyecek durumdalar. çok hareketli ve sevimliler. barınağa vermek istemiyorum. sokağa da bırakamam. kendisine omurluk yoldaş arayan birileri çıkar mi? sahiplenmek isteyen olursa ıstanbul ve ankara'ya getirebilirim.
    sevgiler.
  • imkanı ve gerçekten sahiplenme isteği olanlar için vakit kaybetmeden yapılması gereken eylem. çünkü sahiplenince şöyle güzellikler yaşanıyor:

    buyurun

    not: beni sad same benzeten arkadaş, şimdi anladın mı o bakışların sebebini :/
  • özellikle köpekler için, sizi muhtemelen cins bir köpekten daha fazla sevebilecek olsa da geçmişte yaşadığı travma(lara) bağlı ptsd içerisinde olması da kuvvetle muhtemeldir. -size göre- anlamsız saldırganlık gösterebilir. barınakta kaldığı süre ile doğru orantılı olarak, problemli hale gelecektir. ciddi travmalar geçirmiş olanların tecrübeli aileler tarafından "kurtarılma"sı gerekir; bu da, banliyö veya kırsalda yaşayan bir aile demektir. ülkemizde cins köpeklerin dahi sokağa terk edildiği düşünülünce -en azından ülkemiz için- durum pek ümit verici değil.

    kaldı ki, bir köpeği barınaktan alıp, diğer 10 köpekle beraber bir bahçe veya villaya kapatmak da çözüm/ barınaktan kurtarma değildir. standartlarımız ve kalite kaygımız yok, adam sen de'ciyiz, insanımıza değer vermediğimiz için hayvanlarımıza da değer vermiyoruz. ne yazık ki bu ülkenin gerçeği de bu. ama gene de karanlığa küfredeceğine bir mum da sen yak demekten başka bir şey elden gelmiyor.
  • günün birinde uygun bir ortamım olduğunda yapmayı düşündüğüm ve istediğim şeylerden biri bu.