şükela:  tümü | bugün
  • barış manço'nun, daha dünyada belgeselciliğin ilk sayfalarının yazılmadığı 1987 yılında ekvator çizgisine gidip çekimini yaptığı, o zamanki nüfusu 50 milyon olan türkiye'ye anlattığı muhteşem deney. bu deneyi başka bir kanal aracılığıyla izlesem kesin fakedir önyargısıyla yaklaşırım ama barış abi gayet de samimi, açıklayıcı bir dille anlatmış. ilk entrydeki link kurbağa olmuş; buradan düzeltelim;

    https://www.youtube.com/watch?v=jtqzcaxh-7c

    bu arada barış manço'nun konuştuğu zenci arkadaşın çevirmesini yapan adamın sesi de cem davran'a ait gibi geldi bana, tam emin olamadım.

    deneye gelecek olursak, deney suyun dönüş akışının ekvator çizgisinin güneyinde ve kuzeyinde farklı yönde aktığını, ekvator çizgisinin tam üzerindeyken de hiçbir şekilde dönmeden dümdüz aşağı doğru aktığını kanıtlamak için yapılmış. bu şekilde olmasının sebebi de yeryüzündeki coriolis kuvveti. kuzey yarımkürede hem rüzgarlar hem de akan su saat yönünde döner, güneyde ise tam tersi.

    edit: sonrasında yazılan entryler gösteriyor ki barış manço'nun yanındaki zenci arkadaşımızın önayak olduğu deney gerçekten de fakemiş. coriolis kuvveti gerçek olsa da herhangi bir kaptaki suyun dönüşüne etki edecek kuvvette değilmiş demekki. ama yine de ben barış manço'nun bu çabasını en azından o ülkenin şartlarına kıyasla faydalı buluyorum. çünkü o programı izleyecek çocuklar için aslında eğitici, bilimi sevdirici bir yönü var. insanın sadece eğlence duyusuna hitap eden çöp yığını programların yanında, zamanında türkiye'de böyle bir adamın insanlara bir şey öğretmeye çalışarak gezip durması çok değerli benim gözümde.
  • barış manço'nun bu programını izleyip unutamamak, ve hakikaten seneler önce yayınlanmış bir programı dün gibi hatırlamak, bir çocuğun dünyasının ne denli obsesif ve hayal dünyasının geniş olduğunun bir örneğidir aslında. yıllar geçiyor ve o gördüğün muhteşem ve gizemli görüntünün etkisinin ölene kadar geçmeyeceğini anlıyorsun.

    eğitimin ve bilmeni bir çocuğun dünyası üzerindeki etkisine güzel bir örnek bu. düşünün ki bu ve benzeri bir çok şeyi çocuklara 4-5 yaşında gösterseniz, 20 yaşlarında fiziği hatmetmeye hazır bir nesil çıkacak ortaya, bunun yerine ise 2000'lerde caner ile tülin'in kavgalarının travmalarıyla büyümüş bir nesil yaratmayı uygun gördü türk televizyonları, evet o açıdan önemli bir deney.
  • hacılar uyumayın, bu zenci kardeşimizin sizi kandırmasına izin vermeyin. videoyu dikkatli izlerseniz suyu kaba dökerken 2 farklı durum için farklı açılarda döküyor ve suyun kendi hızı ve yönü sayesinde dönüş sağlanıyor. tanım olarak; bariz şekilde yalan olan görüntülerdir.
    olayın temel açıklaması bu şekilde. detaylı bilgi için coriolis etkisi olarak arama yapar detaya ve matematiğe doyabilirsiniz.

    evet böyle bir etki, böyle bir sanal kuvvet vardır ama zannettiğiniz kadar baskın değildir. hatta su akış yönü ile ilgili yapılan deney, birkaç metreküplük bir su tankına talaşla karışık su koyularak yapılır. su kabın içinde birkaç gün bekletilir ve bu sayede suyun iç hareketi minimuma indirilir. sonrasında tankın dibindeki delik açılır ve o birkaç tonluk su akarken siz bu dönüşü anca tankın bitmesine yakın hafifçe gözlemleyebilirsiniz.

    güzel bir soru sorayım. bu kadar baskın bir kuvvet olsaydı, düz bir çizgide yürümemiz mümkün olur muydu? arabaların uçakların ne kadar sağa çekeceğini bir düşünsenize...

    sonuç olarak bu olayın çıkış noktası şudur;
    portekizli denizci kardeşlerimiz kuzey yarım kürede top atışı yaparken, sebebini bilmiyor ama başarılı olabilmek için vurmak istedikleri noktanın bir miktar soluna ateş ediyorlardı. bir zaman sonra güney yarım kürede uzun mesafe atışları yaptıklarında hedefi vuramadıklarını fark ettiler. işin garip tarafı, güneyde hedefin sağına ateş etmeleri gerektiğiydi.
    daha sonra bu olayı fransız bir bilim adamı çözümledi ve formüle dökebildi, hadi bakalım tahmin edin bi dayının soyadı nedir? evet bildiniz...

    uzun mesafe keskin nişancı atışı, top atışı gibi durumlarda etkisi hesaba katılır. özellikle roket itme gücü bulunmayan, momentum ile mesafe kat eden cisimlerde etkisini daha yoğun görürüz çünkü bu etkiyi yenecek ters bir itim gücü yoktur.
    sonuç olarak fizik kuralları hayatın her anında geçerlidir.
  • güzel deney de 87'de "dünyada belgeselciliğin ilk sayfalarının yazılmadığı" ne demek? jacques cousteau'dan, carl sagan'dan haberi olmayan insanları görüyoruz böylece

    (çok cahilsin ama ölmene gerek yok, entry girmesen yeter)
  • maalesef barış manço bu deneyde kandırılmıştır.

    daha önce sözlükte de tartışıldı bu konu.
    başlığı bilen varsa haber etsin ekleyelim.

    -nereden biliyoruz kandırıldığını?
    +şuradan.
  • videoda 1:02'de bir teyzenin amuğa da goduğum diye şarkı söyleyerek katkı verdiği deneydir.
  • barış manço iyi niyetli ama coriolis kuvveti maalesef o dönme hareketine neden olamayacak kadar zayıf bir kuvvet. billy bildiğin şarlatan yani.

    ayrıntılı bilgi için: https://www.youtube.com/watch?v=ihv4f7vmejw
  • efenim yaşı yetenler bilir. zamanında çocukken tv'de gördüğümde beni hayrete düşüren deneydir. o zamanlar hiçbir coğrafi bilgim olmadığı için kendi evimde deneyip "e hani olmadı amk" bile demişliğim bile vardır.(o yaşta amk demedik tabi lafın gelişi o) gerçi şu yaşıma geldim hala olayı anlayabilmiş değilim. deney aklımda o kırmızı tas ve saman çöpü ile yer edinmiş. yıllar sonra görünce yaşlandığımı anladım. sanki daha 4-5 sene önce izlemiş gibiydim.

    hadiseyi bilmeyen yeni nesiller için, hafızasını tazelemek isteyenler için ve de açıklasınlar diye atayistler için gelsin

    (bkz: http://www.youtube.com/watch?v=onmuintvixi)

    ekleme : mevzuyu yıllar sonra hortlatmışınız. iyi bok yemişiniz. yıllardır doğru bildiğimin yanlış olduğunu öğrendim. o temiz çocuğun bildikleri yalan oldu. şimdi elimde kırmızı tas duvara bakıyorum. link de ölmüş bu arada. boşa tıklamayın.
  • başlığı görür görmez bölümü ve içerdiği bilgiyi hatırlayan pek çok suserden biriyim ben de. tabii şimdi konunun uzmanlarından, o bilginin gerçek olmadığını öğreniyor olmak bir parça içimizi burktu; ama dünyaya dair bilgimizin ansiklopediler ve barış manço'ya dayandığı o yıllarda genel kültürümüzü arttıran bu programı, hepimiz ömür boyu severek hatırlayacağız bence.