şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
  • "klavye başından" ibaresi eklenmesi gereken başlıktır.

    edit: biri de ölmedik buradayız yazmış. buradasın ondan ölmemiş olabilir misin acaba? yarın öbür gün şehit haberleri gelirse bakalım ne kadar üzüleceksiniz? ateş düştüğü yeri yakar. hayat sizin buraya "mekanı cennet olsun" yazmanız kadar basit değil.

    ayrıca operasyonun gerekliliğini sorgulamıyorum. operasyona karşı olduğumu da söylemiyorum. sadece ekşi sözlükteki popülizm ve samimiyetsizliğe karşı tepkim.

    edit1: demek istediğim tam olarak bu;

    https://prnt.sc/pgzeiw
    https://prnt.sc/pgzfio
    https://prnt.sc/phbmig
    https://prnt.sc/phbmn8

    işte benim tepkim buna. adam 2 saat önce bira içecek arkadaş ararken ve muhtemelen iş çıkışı keyifle soğuk birasını yudumlayacakken bi yandan da gelip burada hiç tanımadığı adamlara aslanlar kaplanlar diye güya moral veriyor. popülizm bu işte. ne oldu buraya yazdın gittin bi de öbür başlığa yazdın muhtemelen "allah yardım etsin" vs diye. görev tamam dimi?

    edit2: aşağılarda sahadan destekliyoruz diyen adam var sanıyorum operasyon bölgesinde telefonların çekmediğinden haberi yok. uydu telefonundan ekşiye girmiş sanırım.

    yazmadan geçemeyeceğim youtube da evinize suriyeli alır mısınız deneyindeki kitlenin alayı burada sanırım. herkes esip gürlemiş keşke arif elinde mikrofonla gelip savaşa çağırsak gelir misin diye sorsa bu esip gürleyenler nasıl kıvırır merak ettim.

    edit3: dün operasyonda ahmet topçu isimli gencecik bir askerimiz şehit oldu. nedense bu başlık kadar itibar görmedi. samimiyet dediğimiz bu işte. itibar görse de bi şey değişmez. ateş düştüğü yeri yaktı. ekşiciler fosur fosur evlerinde sanal operasyonlarını yaptılar.

    edit4: gün itibariyle harekat sona erdi. öncelikle burada esip gürleyenlerin ruh halini merak ediyorum. şahsi görüşüm daha fazla askerimizi kaybetmediğimiz için mutluyum. ama bu durum 8 sene önce monşer denilen diplomatlar dinleseydi aynı olabilirdi. şimdi cebimizde 3.5 milyon suriyeli var hayırlı olsun. bi de kafamı en çok akplilerin abd deki malvarlıkları araştırılacağı için mi anlaşmaya varıldı konusu kurcalıyor.
  • böyle bir operasyon başladıysa tabii ki askerimizin arkasında durup destek vereceğiz...

    fakat;

    (çok basit bir şekilde anlatmaya çalışacağım) bu operasyon baştan sonra kurgulanmış, planlanmış, tuzaklanmış ve maalesef şimdiden türkiye'nin aleyhine sonuçlanmıştır. ilk olarak bahsedilen bölgede konumlandırılan terör örgütü üyelerine binlerce tır silah gönderilmeden önce bu operasyonu yapmalıydın! yapamadın eyvallah neticede tam bağımsız bir ülke değiliz ama en azından müttefikim dediğin orospu çocuklarına "bu silahları gönderme" demeliydin.

    son olarak bu bölgeye girip yaşanılan kayıplara rağmen (maddi/manevi) o bölgeden toprak alamayıp dönersen (ki buna ne rusya, ne abd, ne de iran izin verir) kaybettiklerinle kalırsın.

    gerçi ölen gariban evlatlarını ve giden milli serveti de başarı diye pompalarsın, bu milletin en az %50'si de bal gibi yutar.

    netice itibarıyle; ne güzel istanbul be!
  • bu işin iki kısmı ilginç:

    1) her şeyin abd iç politikasındaki ufak hesaplara bağlı oluşu
    2) ve "madem harekat başladı, bize destek vermek düşer"ciliğin tehlikesi.

    bakın, sadece bunlar hakkında yazacağım, "operasyon nasıl olmalıydı"yı filan bilmem. ülkede emekli albaydan bol bir şey yok, hepsi de buraya yazıyor sanırım, onlardan öğrenin. benim derdim sosyal psikoloji, yoksa uluslararası ilişkiler değil.

    ***

    elimizde, azledilme sürecinde beklediğinden fazla kan kaybeden bir adet donald trump var. muhafazakar fox news'un son anketine göre azil desteği %55'e çıkmış, ukrayna olayları sonrası.

    ekonomi bu kadar iyiyken (yüzeysel parametrelere göre en azından) başkana desteğin bu kadar az olması felaket. bu gidişatın önü kesilsin diye, alelacele suriye'den çekilme talimatı verdiğini düşünüyorum. bunu da "başkasının savaşlarını biz yürütmeyeceğiz, dünyanın polisi değiliz" diye pazarlayarak yaptı... ki seçim vaatlerinden biri buydu, yani bir taşla iki kuş.

    birçok insan da bu hissiyata ortak zaten. ülke borç içinde, ortadoğunu saplandıkları bir bataklık olarak görüyorlar. hissiyata ortaklar ama sürece ortak değiller: pentagon karşı, dışişleri karşı, kendi parti liderleri karşı. onlar da kendi içlerinde birbirine karşı gerçi. "abd politikası nedir" diye sorsan, verilecek tek cevap var: kime göre neye göre

    çekilmeyi destekleyen de var,
    sırf siyasi fırsatçılık için karşı çıkan da,
    kar ettiği için işgallerin sonsuza kadar sürmesini isteyen de,
    "çekilelim ama ortalığı rusya'ya bırakmayalım" diyen de,
    "ya tamam, rusya'ya bırakalım ama bari biraz diplomatik yolunu yapsaydık" diyen de.

    %90'ı tivitlerle yürütülen şu amatör süreç, yıllardır "abd'ye güven olmaz, ilk fırsatta kazık atarlar, size bize gelin" diyen putin'e ve yerel seçim mağlubiyetinden sonra muhalefetin momentumunu kesmek isteyen erdoğan'a dev birer hediye. (karşılığında bir şeyler de istemiştir tabii, orasını oturduğumuz yerden bilemeyiz.)

    ben bu hediyeyi "daha da büyük bir oyunun parçası" olarak görenlerden değilim. yani işin sonunda türkiye için bir tuzak varsa da bunu trump planlamamıştır. abd o kadar fonksiyonel değil, adamların devlet kurumları durma noktasına geldi. kimse atama yapmıyor, istikrarlı politika güdemiyor. zaten böyleydi, üstüne bir de beyaz saray, azil sürecinde kongre ile işbirliği yapmayacağını açıkladı geçen gün. yani bir anayasal kriz doğuyor. seçimlere kadar böyle gider. bu ortamda böyle oyun içinde oyun filan olmaz, yürütemezler.

    ***

    ben bölgeyi bilmiyorum, tr'ye odaklanayım: savaşa girmiş bir ülkede savaşa veya savaşın yürütülüş biçimine muhalefet etmek zaten zor iş, türkiye'de ise imkansıza yakın.

    kılıçdaroğlu "askerlerimiz burnu bile kanamadan dönerler inşallah" demek zorunda. tabii ki anlamsız, gerçekdışı bir temenni. bilgisayar oyunu değil bu. ama tr'deki siyasi tartışma seviyesi öyle ki, bu beyanları yapmazsan, terörist sevicisin. gayet normal olan şu 7 soru sonrası, "dengelemek" için öyle bir mesaj atman gerekiyor, aşağısı kurtarmıyor. hoş, o beyanları yaptıktan iki gün sonra yine başlayacaklar chpkk diye, o yüzden sadece iki ucu değil, ortası da boklu bir değnek bu.

    keza türk yahudi toplumu, şöyle bir açıklama yapmak zorunda: "devletimizin ve şanlı ordumuzun terörle olan mücadelesinde başarılar diliyoruz (türk bayrakları)"

    bunun altına iki gün destek mesajı atar millet, "adamsınız!" derler, "aslında bizim yahudilerle sorunumuz yok, sorunumuz israil devleti ile" derler, iki gün sonra ana avrat düz gitmeye ve yahudi komploculuğuna devam ederler.

    ***

    bunlar işin beklendik kısımları. peki buradaki bunca sıradan insana ne oluyor, neden "söz konusu vatansa tek yumruğuz, bize askerimizi desteklemek düşer"cilik?

    aynısını, bizzat suriye'deki duruma yolaçan ırak işgali sırasında yaşamadık mı? 11 eylül terör saldırısı sonrası alelacele bir işgal planı yapıldı, önce afganistan'a, sonra da suudilerle alakası olmayan saddam'a girişildi, ve "dur bi dakka ya" diyen muhalifler "terörizm destekçisi" ilan edildiler.

    bush'un o zamanlardaki desteği %90'lara çıkmıştı, ki bu inanılmaz bir rakam abd politikası için. arabaların arkasında, dükkanlarda, her yerde support our troops yazıyor, tv'de bu slogan konuşuluyordu. yani:

    bush'un politikasını eleştirmek = askerlerini desteklememek = terörizm

    sonradan bu savaşın nelere yolaçtığını, bir türlü bitmemesini, saklanan maliyetini, ve desteğin ne noktalara düştüğünü bizzat gördük.

    ***

    eğer siz "harekat başlamışsa eleştiremeyiz" kafasını içselleştirirseniz, bundan sonraki tüm politikacılara ırak işgali taktiklerinin geçerli olduğunu öğretmiş olursunuz: "acil durumda camı kır ve aceleyle savaş çekicini çıkar". medya kısmen elinde olduğu sürece, savaşa çoktan girmiş olman, savaş için gereken kamuoyunu kendi kendine yaratacaktır zaten.

    bu demek değil ki her harekat yanlıştır. ama doğru olan bir harekata girişme şekliniz daha da önemli. türk yahudi toplumu'nun, yahut imamoğlu gibi yüzüp yüzüp kuyruğuna gelmiş muhalefet liderlerinin bu sulara girip, bu riskleri alma lüksleri yok. ama geri kalan herkesin var.

    ben bu harekatın yapılıp yapılmaması gerektiğini *hakikaten* bilmiyorum. itiraf edeyim, araştırmak dahi istemiyorum, çünkü her okuduğum şey sinirimi bozuyor. pkksı ayrı, abdsi ayrı, kafa kesen islamcıları ayrı, bordo klavyeliler ayrı, hepsi aşırı sinir bozucu. bu tutumum eleştirilebilir, korkaklık denebilir, zaten "benim gibi olun" demiyorum. ama çok daha önemli nokta şu: ülkede öyle bir atmosfer var ki, konuyu gerçekten de iyi bilen insanların çıkıp düzgünce tartışmasına ve bizi bilgilendirmelerine imkan yok.

    onun yerine hakim atmosfer şu:

    kendi irademizle karar verdik,
    bizi bekleyen teröristler var,
    inlerine girip köklerini kazıyacağız,
    sivillere dokunmayacağız,
    suriye'nin toprak bütünlüğüne saygımız var,
    her şey 1-2 haftada bitecek ve yine kendi irademizle geri döneceğiz.

    and they lived happily ever after.

    ***

    hollywood sonu malum, çünkü bu abd'nin de planıydı. daha doğrusu amerikalı vatanseverlere sattıkları hayal. bizim milletse, bulunduğu coğrafya sebebiyle daha gerçekçi olmalı. dağ tepe bombalamak milli sporumuz, bu işlerin de öyle kolayca bitmediğini hatırlıyorsunuz.

    insanlar saf olmasalar dahi, terörist damgası yememek için yukardaki masala inanırmış gibi yapıyorlar. işin acı tarafı, daha düne kadar fetöcü damgası, terörist damgası, siyonist damgası, amerikancı damgası yiyorduk, bugün ne yaparsak yapalım, yarın da yemeye devam edeceğiz.

    bakın bordo klavyeliler,
    savaşlarda askerlerin burunları kanar, hatta paramparça olur.
    siviller ölür, ölenden katbekat fazlası da yerinden olur.
    duaların bu işlere bir etkisi olsaydı, ışid çoktan dünyanın hakimi olmuştu.

    "terörü bitirecek" tek bir harekat da yoktur. olsaydı, "40 senedir tsk ne yapıyor o zaman" diye sormanız lazımdı.
    işgallerin ucu açıktır, sonradan neye yol açacakları belli olmaz.
    ve yeri gelir, rusya bizi iki haftada darmadağın eder.

    siz yine destek verin de, bunları unutmadan destek verin. zira bölgenin tarihi bugüne kadar bize bunları öğretmediyse, ne öğretir bilemiyorum.

    ***

    bilal için ekleme:

    -"her şey komplo" filan demiyorum. böyle bir harekat "siyasi", "komplo", "haklı" gibi kesin kategorilere ayrılamaz. hepsi birden var. en haklı harekatın da ticari ve siyasi çıkar ayağı vardır.

    -bizim sorumluluğumuz "madem harekat başladı, burnunuz bile kanamasın"cı olmamak. çünkü bu duruş, işin siyasi çıkar potansiyelini yükseltmiş olur. hiçbir siyasi bu teşvike dayanamaz. bu harekat elzem olsa bile, bir sonraki gereksiz işgal için davetiyedir.

    -"destekliyorum-desteklemiyorum" yanlış bir ikilem. nasıl desteklediğiniz/desteklemediğiniz daha önemli. bugünkü duruşunuz, yarın olanları da etkileyecek.
  • acıyorum gençler size.

    bunu bir hakaret olarak algılamayın. bundan 20 sene önce, savaş destekçisi bir ergen değildim belki ama bir çok konuda kafam karışıktı.

    aldığınız eğitim eğitim değil, aileleriniz zaten daha da kötü şartlarda büyümüş, onların sizin ufkunuzu açabilmesi mümkün değil. belki bize göre şansınız önünüzde internet olması ama maalesef hepiniz akp iktidarı sırasında büyüdünüz. dünya göremediniz, yaşadığınız şehri bırak, mahallenizden dışarı kafanızı çıkarmadınız. birey olmanıza izin verilmeyen bir kültürün, "vatan, devlet, ordu, kutsal, asker, türk" gibi anahtar kelimeleri beyninize işlediği garip bir cenderenin içerisinde sıkışmış durumdasınız.

    90'larda, kürtler kuzey ırak'ta saddam'a karşı savaşırken, pkk'nın terör eylemleri de tarihinin en şiddetli seviyesine ulaşmıştı. iktidardakilerin sorunun çözümü için tek bir formulü vardı: "sınır ötesi operasyon". sabah akşam, operasyon yapacağız ama abd izin vermiyor, rusya bozuk atıyor, iran blokluyor filan tartışılıyordu. ben de, "lan şu operasyonu yapabilsek de, kurtulsak şu terör bokundan" diye saf saf izliyordum tartışmaları. kızıyordum da bir yandan bizi izin vermeyenlere.

    sonra ne olduysa, o izinler çıktı, beyaz torosçular çiller sayesinde iktidara geldi ve kuzey ırak dağlarının bombalanmadık yeri kalmadı. o zamanlar, pkk'nın merkezi bekaa vadisi idi ve televizyonda her akşam "ha girdik, ha giriyoruz", "yarın giricez", "gittik evde yoklardı, yarın bir daha deneyecez" diye propaganda yapılıyordu. o zamanlar pkk da, şimdiki gibi bütün batının özgürlük savaşçısı gibi gördüğü bir örgüt değil. rusların kontrolü altında, saddam ve baba esad'ın izin verdiği kadar yaşayabilen 3-5bin kişilik bir gruptu. şanlı türk ordusu, senelerce operasyon yapıp, ne o vadiye girebildi, ne de pkk'yı bitirebildi.

    tabi sonradan anladık ki, yaşananlar bir savaş değil, bir oyunmuş. kuzey ırak'taki kürt devletinin kurucuları talabani ve barzani, türkiye ile aynı yatakta yatan adamlarmış. kurulan kürt devletinin inşasını bizzat türk müteahhitler üstlenmiş, pkk ideolojik marjinal bir örgüt olmaktan çıkıp serpilmiş, güneydoğu anadolu'da ve kuzey suriye'de etkisini arttırıp batıyla ilişkilerini genişletmiş. terör tehditinin hiç bitmemesi, ordunun siyasette hep etkin olmasını gerektirirken, mhp gibi, tarihinde tek icraati olmayan boş teneke sürüsü iktidar ortaklığına kadar yürümüş. cephede savaşan garibanlar hariç herkes bu savaştan siyasi ya da ticari yarar sağlamış. bu nedenle, kuruluşunun üzerinden 50 sene geçmesine rağmen hala pkk var ve daha çok uzun süre de hep olacak.

    90'ları hatırlamıyorsunuz diye yapılan operasyona olan desteğinizin kabul edilebilir olduğunu zannetmeyin. 2017 yılını hatırlıyor musunuz? hani şu 2 sene önce olanı. afrin diye bir yer vardı hatırlarsanız. o operasyonun sözlükteki başlığını açın bak, bu başlığın aynısı orda da var. "mehmetçik", "terör", "ordumuz", "am", "sik", "göt"...

    afrin'e neden girilmişti? oradan ne kazanıldı?

    terörle mücadelede en ufak bir etkisi oldu mu? yoksa türk askeri, cihatçılar ile rejim ordusu arasında canlı kalkan haline mi geldi? "suriye içerisinde uzun süreli yabancı güç istemiyorum" diyen putin dayınız "hoşt" deyince ordan tıpış tıpış çıkacak mısınız, yoksa şanlı türk ordusu rusya'ya haddini bildirecek mi?

    ondan bir 2 sene daha geri gidin. ne var orda? "hendek savaşları" var. hani akp'nin seçimi kaybettiğinin ertesi günü piyangodan çıkan ve akp'nin iktidar tekrar aldıktan sonra ortadan kaybolan "savaş". yenikapı ruhu, ordumuz, vatanımız, hülooğğ. sonuç: akp'ye %9 oy yazıldı.

    peki bu barış pınarından harbiden barış mı fışkıracak sizce? yoksa bu operasyon suriye'ye mi yapılıyor, yoksa iç siyasete mi diye kendinize hiç soruyor musunuz? istanbul seçimiyle yakaladığınız gazın tek bir hamleyle kaçırıldığını görüyorsunuzdur heralde.

    türkiye'nin suriye toprakları içerisinde kalıcı olmasına izin verecek kimse yok. trump, çoktan döndü bile, putin zaten istemiyor, rejim, iran, israil hepsi buna karşı. oradan kalıcı olup bu operasyondan bir fayda elde etmeyi bırakın, abd'nin 180 derece dönmesi ve olası bir ypg+esad el sıkışması durumunda, türk askeri resmen bir tuzağın içine yürümüş halde bulabilir kendini. zaten, reisininiz bütün bunların farkında, onun amacı 3-5 ypg cephaneliği patlatıp, zafer ilan ederek erken seçim düğmesine basmaktan başka bir şey değil.

    ilginç olan, bu bariz iç siyaset oyununun akp seçmeni bile farkında artık. çünkü, türkiye'deki muhafazakar seçmen milliyetçi gazla bir yere kadar gidiyor. bunu ırak savaşı tezkeresi, tbmm'de reddedilirken gördük. tayyip erdoğan, muhafazakar milletvekillerini ırak'a girmeye ikna edemedi. yıllar sonra kontrol tamamen eline geçtiğinde kafasına göre suriye'ye girdi ve şu an akp seçmeninin rahatsız olduğu konuların en tepesinde suriyeliler var. tayyip erdoğan, kendi seçmenini bile suriye politikasına ikna edemezken, siz "muhalif" ergenler tuzluklarınızı kaptınız kendisinin peşinden gitmeye hazırsınız. hadi gidin bakalım, barış pınarından ne fışkıracak görün. yarın, kuzey suriye'deki yarı-özerk kürt bölgesinin inşaat ihalelerini yandaş müteahhitlerin yaptığını, batının milyarlarca dolarlık yeniden yapılanma yardımlarını aynı adamlar paylaştığını gördüğünüzde şaşırmayın yalnız. canını veren gariban asker, geleceği karartılan siz, pastayı paylaşanlar da size "ordumuz reörörö" gazı veren amcalar olacak.

    2 sene sonra, bir başka bir operasyonda görüşmek dileğiyle.
  • buradan savaşırım sikerim sokarım demek ne kadar kolay degil mi. siz hic çatışmanın ortasında kaldınız mı? üstünüze ateş açıldı mı? ben cukurcada üzümlü karakokunda görev yaptım. bahsettiğim seyleri defalarca yaşadım.

    salak salak pubg cs oynayıp hayal kurmayın. çatışma oyle birşey değil. kulağın duymuyor, elin ayağın tutmuyor. benim diyen keskin nişancı tüfeğini ateşleyemiyor. nereye mevzilenecegini bile kestiremiyorsun.
    neden bahsediyorsunuz siz?
  • sözleşmeli askerlik yolu herkese açık dediğim sözlükçülerdir.

    islamcıların iş bilmez politikaları sonucu, mecburen askerlik yapan kişilerin, islamcıların başı sarayında ejder meyveli smootyler eşliğinde sağa sola daha uzun süre sallamaya devam edebilsin diye kanları pahasına arkasını toplamasını "klavye başında" desteklemek gerçekten ilginç bir durum.

    bunun dışında hala daha pkk leşlerinden bahseden andavallar da oldukça fazla var, oğlum gerçekten pırıl pırılsınız, daha 3 ay önce bugün ordunun başındaki islamcı; sırf bir il seçimini kazanabilmek için pkk nın ele başıyla resmi seçim ittifakı kurdu, bebek katilinin mektubunu canlı yayında okutup, örgütün üst düzey yöneticilerini kendi televizyonuna çıkartıp kendi propagandasını yaptırdı.

    hal böyleyken hala daha konuya karşı olanları pkklılıkla suçlamak ya ağır geri zekalılıkla mümkün ya da akplilikle. gerçi benzer vakalar ancak harbiden evlat olsanız sevilmezsiniz.
  • buraya yazanlarin %90'ni ilk seferberlikte curuk almak icin fellik fellik torpil arayacak kisiler. baskasinin evladi uzerinden savas oyunu oynamak ne guzel degil mi?
    savaslar dis guce oldugu kadar ic muhalefetede yapilir. resmen aykiri her sesi sanki ypg destekleniyormus gibi yapiyorlar. yarin iktidar savas var ve bu nedenle secimleri, yasalari, meclisi askiya alsa ciyak ciyak bagirmayin sakin.
  • içinde bulunmadığım yazarlardır. savaşa hayır diyen yazarlardanım ben.

    (bkz: #96307037)
  • (bkz: şehit kızının barış pınarı'na destek videosu)
    sözlükte daha fazla organize olması gereken sözlükçülerdir.
    bu akşama kalmaz, pkk hesapları dezenformasyona başlar, siviller vuruluyor yalanını sözlükte de dillendirirler.

    velhasıl, ben buradayım kardeşlerim.
    allah askerimizin yar ve yardımcısı olsun.
    tanrı türk'ü korusun. mete han'ın, fatih'in, mustafa kemal atatürk'ün ordusu yine muzaffer olsun.
  • mümkün olsaydı da suriye'ye hiç bulaşmasaydık.

    ancak türk askeri sebebi ne olursa olsun bir savaşa girmişse; mehmetciğimizin ayağına taş değmesin, evlere ateş düşmesin, zafer onların olsun, sapasağlam dönsünler inşallah.