şükela:  tümü | bugün
  • new york galerilerinin kuratorleri bu ressamin tablolarini mark rothko tablolarinin yanina asma modasina kapilmis durumdalar.

    bir acidan bakilacak olursa newmanuzun ince dikdortgen kanvaslara, boydan boya, incemsi, dikey bir cizgi calisirken, rothko ondan bir sure kadar once daha az uzun daha az ince dikdortgen kanvaslara, kenarlara dokunmayan, hafif tombulumsu, yatay dikdortgenler calismis. newman tek renkli ve koseli calisirken, rothkorenkleri karistirip birbirinin icine dagitmayi, kenardan kosedense belirgin ama yumusak gecisleri tercih etmis. evet ilk bakista bu tablolar yanyana dikey cizgiler ve yatay cizgilerin dansi gibi gorunuyor, ama bayagi bir baktiktan sonta birbirlerinden taban tabana farkli duruyor tablolar. sasi bak sasir misali...
  • 1905-1970 yılları arasında yaşamıştır ve pek hoşuma giden bir dizesi de vardır;

    "bir tabloya bakmak için geri çekilirken çarptığınız nesneye heykel denir"
  • bu sanatcinin, koskoca bir tablosu bulunmakta. bkz > http://douglaskiley.files.wordpress.com/…limis1.jpg

    simdi barnett (samimiyete bak) bunu 1950'de yapmis. o donem icin buyuk bir adimmis bu, duz adamlar, "ya bu ne simdi duvar kaadi gibi" falan diye elestirmisler. sonrasinda, % 100 amerikali bir soyutcu cikti diye bagirlarina basmislar. benim kafamin takildigi nokta ise su; eser 1950'de bitmis. ama en sagdaki fermuari (zip) 1951'de eklemis.

    tum neuroscience, ve bilissel bilim dunyasini cagiriyorum, gelin el ele verelim, ve o noktada bu amcanin kafasindan ne gecti de o fermuari ekledi gun isigina cikaralim. inanilmaz! (sanat bir sevgi olayi cevdet)
  • onement* adını verdiği eseri için, benim doğuşumdur bu eser, demiş. kant'taki yüce kavramını yorumlamış ve tevrat'ın ünlü yasağına* uymayıp, yüce'nin peşine düşmüş bir ressam.

    http://farm4.static.flickr.com/…29_f19430e2fc_b.jpg

    http://www.acikradyo.com.tr/…t.aspx?_mv=a&aid=14025
  • lacivert üzerine beyaz çizgi çizdiği tablosuna 40 küsür milyon dolar verilmiş bu sanatçının.sonra biz ne anlarız sanattan deniliyor.
    bu ne la?
  • "kuşlar için ornitoloji neyse sanatçılar için de estetik odur" buyurmuştur. öpüjem.
  • üç kez resim öğretmeniği sınavına girmiş lâkin kazanamamış. 1949'da açtığı sergide sadece bir tablosu satılmış: onu da 84 dolara alan bir akrabasıymış. resimlerinin üzerlerine ancak 'gerçek resimler' koyulduğunda anlamı olacak bir paravan olduğu yönündeki eleştirilere bozulup beş yıl boyunca sergi açmamış. bunca talihsizliğin ardından ise hayli meşhur bir sanatçı olup çıkmış.
  • clement greenberg tarafından tanımlanan 1960'ların color field painting tarzını benimseyen ressmalarından biridir. tablolarının en ayırt edici özelliği ortadan veya yandan diklemesine inen çizgilerdir. daha sonra yine clement greenberg tarafından tanımlanacak ve minimalizeme yakın duracak "post-painterly abstraction" akımının da temsilcilerinden sayılır.

    "tragedy demands black, white, and gray. i couldn't paint a green passion, but i did try to make raw canvas come into color. that was my color problem - to get the quality of color without the use of color. a painter should try to paint the impossible."

    yukarıdaki cümlenin duygusallığından da belli olduğu gibi aynı dönemde resim yapan diğer ressamlar tarafından fazla romantik bulunur jackson pollock'un kendisi için "horse's ass" demişliği vardır ki bu durum aslında ressamlar arasında sıklıkla gördüğümüz bir olaydır.

    color field painting dendiğinde genelde akla gelen ilk isim mark rothko olsa da newman diğer sanat dallarıyla uğraşan isimlerin dikkatini daha çok çeker. deneysel filmler yapan fransız yönetmen jacques perconte newman resimlerini filme yansıtmayı denemiş, oldukça güzel iş çıkarmış.

hesabın var mı? giriş yap